GÜNDEM

İMO başkanı anlattı: Şantiyede cinsiyet duvarı!

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nin ilk kadın başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, ‘erkek mesleği’ duvarıyla başlayan zorlu kariyer yolculuğunu anlattı. Ayatar, “Şantiyede kadınlar da çalışabilir. Cinsiyet tercih sebebi olamaz. Bu cinsiyet değil beyinle yapılan bir meslek” dedi
ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Üniversite için tercih listesi hazırlarken öğretmeni, ‘Kız öğrenciler inşaat mühendisliği yazmasın!’ dese de, o şantiyelerdeki erkek egemen yapıyı kırmaya kararlıydı… 30 kişilik inşaat mühendisliği sınıfındaki 4 kadından biriydi ve erkek öğrencilerden ‘Ne işiniz var burada?’ sözlerini duyarak okudu… TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nin ilk kadın başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, ‘erkek mesleği’ duvarıyla başlayan zorlu kariyer yolculuğunu anlattı. Kadın inşaat mühendislerinin, cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa maruz kaldıklarını ve mesleklerini icra etmekte zorlandıklarını belirten Ayatar, erkek mühendislerin daha fazla tercih edilmesini de eleştirdi. Ayatar, “Şantiyelerde kadın mühendisler için ayrı tuvalet bile yok. Bu kadınları yok saymaktır. Şantiyeye nasıl olsa kadın gelmeyecek diye ihtiyaç görmüyorlar. Yine meslektaşlarımın anlattığına göre, ‘Kadından emir almam’ ya da ‘Sen ne anlarsın’ sözleri de çok sık duyulan şeyler. Sektörümüzdeki işsizlik kadınları daha çok vuruyor. Mülakatlarda ilk elenen kadınlar oluyor. Şantiyede kadınlar da çalışabilir. Cinsiyet tercih sebebi olamaz. Bu cinsiyet değil beyinle yapılan bir meslek. Mutlaka sektörümüzde kadın-erkek eşitliğini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.



KADINLAR İÇİN TUVALET YOK
Erkek egemen bir sektörde kadın mühendislerin yaşadığını sorunlara değinen Ayatar, “Üniversitede sınıf mevcudumuz 30’du. Ama toplamda 4 kadın öğrenciydik ve erkek arkadaşlarımız sürekli şakayla karışık da olsa, ‘Ne işiniz var burada?’ diyordu. Kendimizi yalnız hissediyorduk. ‘Beyaz Baretli Kadınlar’ projesinde öğrencilerle birebir mülakatlar yaptık. ‘Neden bu bölümü yazdınız, zaten yapmayacaksınız…’ şeklinde tepkiler aldıklarını anlattılar. Dediğim gibi; seçerken, okurken, mezun olduktan ve sonra çalışırken… Kadın olmak erkek egemen mesleklerde sorgulanır hep! Şantiyelerde çalışan kadın mühendislerden duyduklarımıza göre; ayrı tuvalet bile yok. Çok önemli bir ihtiyaç bu sonuçta kadınlar için... Erkekler için var ama kadınlar için var. Bu kadınları saymamaktır. Şantiyeye nasıl olsa kadın gelmeyecek diye ihtiyaç görmüyorlar. Yine meslektaşlarımın anlattığına göre, ‘Kadından emir almam’ ya da ‘Sen ne anlarsın’ sözleri de çok sık duyulan şeyler. Şubemiz bünyesinde 9 bin üyeden yalnızca yüzde 10’u kadın ve bu oldukça düşük bir sayı” ifadelerini kullandı.



HİÇBİR ERKEĞE SORULMADI!
Ayatar, geçen yıl hayata geçirilen, inşaat mühendisliği bölümünde lisans öğrenimine devam eden kadın öğrencileri; öğrenim bursu, mentorlük, teknik ve sosyal mühendislik eğitimi ile birçok yönden desteklemeyi amaçlayan ‘Beyaz Baretli Kadınlar’ projesine yeni dönem de devam edeceklerini açıkladı. Şube tarihinde seçilen ilk kadın başkan olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Ayatar, şunları söyledi: “Bu dönem şubemiz bünyesinde ‘mentörlük’ sistemini yaygınlaştıracağız. Bu proje bizi özellikle kadın mühendisleri daha fazla görünür yapacak. İş yapan meslektaşlarımız hak ettiği ücreti alamıyor. İşsizlik çok fazla… Üyelerimiz arasında otelde temizlik görevlisi olarak çalışanlar var. Marketlerde kasiyerlik yapanlar var. Bu ciddi bir umutsuzluk ve hayal kırıklığı o insanlar için. Yurtdışında birçok Türk firması var. Onlarla temasa geçip iş potansiyelini Türkiye’deki üyelere sunmak ve oradaki ihtiyaca yönelik burada eğitimler vermek istiyoruz. Yüzümüzü yurtdışına da çevirelim istedik. Şube tarihinde seçilen ilk kadın başkan olmak bana mutluluk ve gurur veriyor. Köklü bir geçmişi olan bir odanın başkanlığı zaten mutluluk veriyor ama bu temsiliyetin ayrı bir gururu da var. Bir örnek olmak ve yol açmak aslında. Leyla adında 3 yaşında bir kızım var. Başkan adaylığı sürecinde bana şu soruldu: Leyla ne olacak! İyi niyetli olarak sorulsa da kadın olduğum için bu soruya maruz kaldım. Hiçbir erkeğe bu soru sorulmadı şimdiye kadar. Ama bana soruldu! Tabii ki kızım benim en büyük sorumluğum, çok fazla önemsiyorum… Ama bu cesaretim ona örnek olursa daha nasıl eğitebilirim ki kızımı! Bu yüzden bu temsiliyeti çok önemsiyorum.”



ELENEN İLK KADIN OLUYOR
Sektördeki işsizlik sorununun kadınları daha çok etkilediğini belirten Ayatar, “Öğrencilerin artık inşaat mühendisliği okumak ile ilgili kaygıları var çünkü inanılmaz bir işsizlik var. İnşaat mühendisliği kontenjanlarının azaltılması talebiyle bazı çalışmalar yapacağız. Kadın inşaat mühendisleri arasında işsizlik daha yaygın... Sektörümüzde işsizlik kadınları daha çok vuruyor. Mülakatlarda ilk elenen kadınlar oluyor. Eskiden ‘erkek inşaat mühendisi aranıyor’ şeklinde ilanlar çıkardı. Biz buna karşı çıktık. Erkek-kadın diye bir tercihte bulunamayacaklarını belirttik. Şantiyede elbette kadınlar da çalışabilir. Biz bu işi cinsiyetimizle değil beynimizle yapıyoruz. Dolayısıyla kadınlar da şantiyenin başında durabilir. Elbette işe yatkınlık, bilgi önemlidir ama cinsiyet tercih sebebi olamaz. Bu cinsiyet değil beyinle yapılan bir meslek. Kadın meslektaşlarımız, görünür ve cesur olsun ve istesinler! Mutlaka sektörümüzde kadın-erkek eşitliğini sağlayacağız” dedi.

YAPI ENVANTERİ ACİLEN ÇIKARILMALI
Depreme karşı alınması gereken önlemler konusunda kentteki yapı envanterinin bir an önce çıkarılması gerektiğini belirten Ayatar, “Şu an kentte sağlıklı bir yapılaşma göremiyorum. Ama bunu somutlaştırmak lazım… Birçok yapı mühendislik hizmeti almadan inşa edildi. Yapı stokumuzda ciddi bir sorun var ama bunu somutlaştırmalıyız. İzmir oldukça plansız bir şehir… Çok fazla göç alan bir şehirde yaşıyoruz. Dolayısıyla gecekondularımız var. Bunlar güvensiz ve mühendislik hizmeti almamış yapılar. Kentsel dönüşüm; altyapı sorunları çözülmeden, yerinde yapılan, bina bazında dönüşüm şu anda. Yönetenlerin süreci biraz daha planlı yürütmesi gerekiyor. Kent merkezine yüksek yapı yapabilmek için altyapımız uygun değil. Yıllardan beri yapı envanteri çıkarılması gerektiğini söylüyoruz. Bu dönem bu talebimizde daha da ısrarlı olacağız. Şimdiye kadar Büyükşehir Belediyesi ile Balçova ve Seferihisar’da yapı envanteri çalışması yapıldı. Ama devamı gelmedi. İl genelinde böyle bir çalışması yapılması için temaslarımız olacak. Binalarımız depreme ne kadar dayanıklı? Bu soruyu acilen kendimize sormalıyız. Hep deprem konuşuluyor… ‘Ne zaman olacak, kaç şiddetinde olacak?’ diye… Aslında sorgulanması gereken binaların sağlamlığı ama bu görmezden geliniyor. Depremin ne zaman olacağını konuşmak kolay... Önemli olan yapının güvenliği” diye konuştu.

KAZA DEĞİL CİNAYET!
İş kazalarının önüne geçebilmek için alınması gereken önlemler hususunda işyerlerine yönelik çalışmalar yapacaklarını kaydeden Ayatar, “İş kazalarında alınacak önlemlere maliyet gözüyle bakılsa da aslında bu bir bilinç ve kültürdür. ‘Bana bir şey olmaz’ algısı herkeste var. Aslında işin kolayı bu değil. Bir ölümden bahsediyoruz; alınabilecek bir önlem varken… Belli bir oranda kaçınılmaz sonuçlar olabilir ama bütününe baktığınızda önlenebilir birçok iş kazası yaşadık. Bunlar bir cinayet aslında. Çünkü önlem alınmadığı için bile bile yapılan kazalar oluyor. İşçi Güvenliği ve Sağlığı Komisyonumuzda bu dönem yoğun faaliyetler yürüteceğiz. Herkes bu konuyu önemsiyor ama önlem almıyor. Kağıt üzerinde kalıyor birtakım şeyler. Örnekler kitapçıklar ve şartnameler hazırlayacağız bilincin uyanması için. Buna önem veren firma sayısı çok az. Bu bir bilinç ve bu bilinci arttırmamız lazım” ifadelerini kullandı. Ayatar, uzmanlık alanlarına giren konularda yerel yöneticilere sorumluluklarını hatırlatacaklarını ve yol gösterici olacaklarını anlattı. Ayatar şunları söyledi: “Kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüyüz. Sorumluluklarımız var. Yürütmeye talip değiliz ama yürütenlere yol gösterecek ve uyaracak pozisyondayız. Yürütme onlarda ama bizim de bu işin sigortası olma gibi bir sorumluluğumuz var. Bu sorumluluğumuzu her zaman yerine getirme hedefindeyiz. İşbirliği bizim için çok önemli. Biz de varız ve istedikleri zaman destek vermeye hazırız.”