İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, enerji piyasasındaki arz güvenliği ve fiyat artışlarına dair uyarılarda bulunarak, "Türkiye çok ciddi bir enerji krizi ile karşı karşıya kalabilir" ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kavuncu, şunları kaydetti:
"1974'te gerçekleştirdiğimiz Kıbrıs Barış Harekâtı'nın üzerinden tam 52 yıl geçti. Adada terör estiren EOKA milislerine karşı Türkiye Cumhuriyeti uluslararası hukukun kendisine tanıdığı hakları kullandı ve adaya müdahale gerçekleştirdi. Bugün bile bu müdahaleyi halen kabul edemeyenler var. Son Avrupa Parlamentosu raporundan da biz bunu çok net olarak gördük. Anlayamadıkları nokta şu, Türkiye'nin müdahalesi meşrudur, hukukidir ve uluslararası hukuk çerçevesindedir. Kıbrıs Türk milletinin milli davasıdır. Kıbrıs Türklerinin bizlerden hiçbir farkı yoktur ve bu gerçek hiçbir zaman değişmeyecektir.
Bu vesileyle biz de Kıbrıs Barış Harekâtı'nda izleri bulunan, başta merhum Bülent Ecevit ve merhum Necmettin Erbakan ve Kıbrıs davasının yılmaz savunucusu Rauf Denktaş olmak üzere devlet adamlarımızı saygıyla anıyoruz. Barış Harekâtı'nda şehit olan kahraman askerlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, gazilerimizi minnetle selamlıyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı da kutluyoruz."
"Fener Rum Patrikhanesi'ne ilişkin sorularımıza cevap bekliyoruz"
Biz bu anmayı, bu kutlamayı yaparken ne oluyor? Yunanistan'da Türk azınlık okulları kapatılırken yerli ve milli hükümetimiz AK Parti iktidarı döneminde de Türkiye'nin egemenliğini kabul edip etmeyeceği tartışma konusu olan Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasına izin veriliyor. Bu konuyla ilgili biz daha önce bir soru önergesi verdik ve vermiş olduğumuz bu soru önergesinde de Dışişleri Bakanlığı'ndan cevaplanmasını istediğimiz birtakım sorular oldu. Öncelikle bu talep kimden geldi? Bu konuyla ilgili süreç ne aşamada? Bu tereddütler var mı gerçekten? Yani Türkiye'nin egemenliğine dair bir şüphe uyandıracak yaklaşım söz konusu mudur gibi birçok konuyu biz vermiş olduğumuz soru önergesiyle Dışişleri Bakanlığı'na iletmiş olduk. Oradan gelecek cevabı bekliyoruz. Tabii Meclis'in yasama kadar denetleme görevi de var. Bu da bizim denetleme görevimiz içerisinde. Sorduğumuz sorulardan mesela bir tanesi az önce ifade ettiğim konuyla ilgili. Batı Trakya Türk azınlığının eğitim ve dini özgürlükleri alanında yaşadığı sorunlar dikkate alındığında bu okulun açılmasına ilişkin süreçte mütekabiliyet ilkesi esasını gözetecek misiniz diye sorumuzu yönelttik, 'Hükümet tarafından Fener Rum Patrikhanesi'nin sözde ekümenlik statüsüne ilişkin Türkiye'nin mevcut resmi pozisyonunda herhangi bir değişiklik değerlendirilmekte midir' dedik. Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılmasına yönelik olarak hükümet nezdinde yürütülen resmi çalışmalarla alakalı gene bir sorumuz oldu ve Türkiye'nin iç işlerini ilgilendiren bir konunun farklı devletlerin dahil olmasıyla uluslararası bir mesele haline getirilmesi söz konusu mudur diye de buna benzer sorularımızı bakanlığa ilettik. Gelecek cevabı da merakla bekliyoruz. Cevap geldikten sonra da bunu sizlerle paylaşacağız."
Kavuncu, 81 ilden gelen şehit yakınları ve gazilerin Güven Park'taki bir oturma eylemine devam ettiklerini hatırlatarak, "Devletlerine hizmetin en ağırını gerçekleştiren bu insanlarımız ve yakınları aslında ne istiyorlar? Eşit özlük hakları istiyorlar" dedi.
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli'nin geçtiğimiz hafta görevden alındığını kaydeden Kavuncu, "Bakın daha biz iki hafta önce Fransa Devlet Başkanı Macron'un artık giyeceği kıyafetlere de karışılmadı ama Ankara'da nasıl koşacağı, hangi güzergâhlarda koşacağı bunun için kafa yoruldu. Ülkenin neredeyse tek gündemi Macron'un Ankara'da yapacağı koşu oldu. Şimdi bir Vali'nin herkese örnek olacak bir şekilde sporcu kimliğini göstermesi sonucunda böyle bir şey yaşandı iddiası inanın inanılır gibi değil. Yolsuzluğa bulaşmadıysa, vatandaş memnunsa, devleti gittiği her yerde en iyi şekilde temsil ediyorsa bir devlet adamından daha fazla ne bekleyebilirsiniz? Varsa başka bir gerekçe bizim bilmediğimiz gerçekten o zaman bu konuşulsun. Başka bir görevden alınma gerekçe varsa da biz bunu bilelim. Ama mesele bu kadar basitse bu komediyi bu gündeme taşımak iyi bir iş yaptığını sananları da ciddiye alabilmek mümkün değildir" diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik eleştirilerde bulunan Kavuncu, şöyle konuştu:
"Milli Eğitim Bakanı da inşallah tarih çalışmalarından artakalan zamanlarında da gerçekten Milli Eğitim Bakanlığı görevini sürdürür. Osmanlı ile Cumhuriyeti barıştırma görevini üstlenmiş Milli Eğitim Bakanı. Sayın Bakan, sizin tarih anlayışınızı biz bilmiyoruz, anlayamıyoruz. Ancak bizim anlayışımıza göre Türk tarihi zaten bir bütündür. Hanedanlar ve yönetimler değişir. Hükümdarlar ve yönetim anlayışları değişir. Ancak devlet bizim devletimizdir. Eski Türk devletleri dediğiniz devletler eski falan değildir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türkistan coğrafyasından Anadolu'ya uzanan bir medeniyetin mirasını sahiplenmektedir. Hani Nâzım Hikmet diyor ya dört gelip uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim. Aynen durum budur. Türkistan'dan Anadolu'ya, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne ayrılmaz bir bütün söz konusudur."
"Önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le barışın"
"Ancak illa barışmak istiyorsanız Sayın Bakan önce siz Cumhuriyet fikri ile barışın. Önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le barışın. Önce Kurtuluş Savaşı ile barışın ve en önemlisi eğitim gibi, kültür gibi bizi bir arada tutan, bizi birbirimize bağlayan çimento olan bu kavramları ülkeyi de kutuplaşmayı, toplumda birbirinden kopmayı gerektirecek ve var edecek şekilde kutuplaştırıcı noktalara gidebilecek işlerden uzak durun. Şunlarla meşgul olun Sayın Bakan. Bırakın bunları da siz eylülde okullar açılacak. Öğrencilerin masraflarını düşünüyor aileler kara kara. Üniversite öğrencilerinin durumuna bakın. Bakın son duymuşsunuzdur. Son zamanlarda KYK yurtları ile ilgili sıkıntı yaşayan, yer bulamayan öğrenciler kira fiyatlarını da ödeyemedikleri için emekliler de aldıkları emekli maaşıyla ayakta kalamadıkları için şimdi şöyle bir furya başladı. Emeklilerimiz evlerinin bir odalarını öğrencilere kiraya veriyorlar. Ve rakamlar inanılır gibi değil. Yani sefalet içerisinde ki emekli barınacak yer bulamayan öğrenciye kendi evinde 7 ile0 bin liraya bir göz odayı kiralayacak hale geldi. Ha burada tek hayırlı bir durum emeklilerimizle, tecrübeli vatandaşlarımızla, genç arkadaşlarımız bir araya geliyor. Farklı jenerasyonlar ama bu ekonominin ne kadar kötüye gittiğinin bir göstergesi. Ankara'da özel yurt fiyatları 250 bin ila 630 bin lira arasında. İstanbul'da ise bu rakam 300 bin ila 600 bin lira arasında değişiyor."
"Son bir ayda motorin fiyatı 8 lira arttı"
Türkiye'nin çok ciddi bir enerji krizi ile karşı karşıya kalabileceğini vurgulayan Kavuncu, şöyle devam etti:
"Aslında bütün dünyanın etkilendiği bir kriz ortamı söz konusu. Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, petrol başta olmak üzere birçok enerji kaynağındaki fiyat artışının devam edeceğini bize göstermekte kalıcı olabilme ihtimali ve endişeleri de ortaya çıkmış durumda. Bunları zaten hissettik. Bakın bu gece dizel fiyatının, motorin fiyatının lira2 kuruş daha artacağı söyleniyor. Zira sadece bu ay yani bu son 20 günlük süre içerisinde motorin fiyatı tam 8 lira arttı. Şu son 20 gün içerisinde. Tabii bir başka gelişmede bütün bunlar olurken ÖTV üzerinden sağlanan fiyat desteği. Yani eşel mobil diye bilinen uygulamanın da kademeli olarak Ağustos ve devamında da Ekim 2026 itibarıyla tamamen kaldırılacağı söyleniyor."
"Geçtiğimiz günlerde İran Kuveyt'teki bazı enerji tesislerini vurdu. Böyle bir ortamda gözden kaçan nokta Rusya-Ukrayna hattında da çok ciddi gelişmeler var. Ukrayna son bir aydır Rusya'daki enerji kaynaklarını ve lojistik tesisleri de çok ciddi ölçüde vuruyor. Buradaki rafineriler sebebiyle de işte motorindeki fiyat artışlarını hep beraber görüyoruz. Tabii biz bunları konuşurken bir taraftan da Rusya'dan aldığımız S-400'leri ne yapacağımızı kara kara düşünüyoruz. Tam bunları konuşurken, tam bunları düşünürken Meclis'e bir torba yasa geldi arkadaşlar. Bu torba yasada bir anda ki anladık biz onu o gece konuşulmuş. Bir anda dendi ki nükleer santrallere biz birtakım imtiyazlar veriyoruz. Çok enteresan. Yani durduk durduk. Hiç böyle bir konu yok ortada. Bir anda5 cent alım garantisi, bir anda alım garantisinin dışında damga vergisi alınmayacağına dair bir başka imtiyaz. Yine bir başka imtiyaz. Sermayeniz ne kadar olursa olsun çok daha fazlasına borçlanabilme imkânını. Nükleer santrallere işte KDV muafiyetini nükleer santrallere getirdiler. Hani bizim bildiğimiz öyle bir elin parmağını geçecek nükleer santral projesi yok Türkiye'de. Demek ki Akkuyu ile ilgili bir imtiyaz sağlanıyor. Bir taraftan da bakın enteresan olan S-400'ler ne yapılacak diye konuşuluyor. Enerji krizi kapıda. Bu proje yani bu Akkuyu projesinin bitiş tarihini kimse sormuyor. 29 Ekim 2023 bize verilen söz o tarihte bu santral teslim edilip açılmalıydı. Niye gecikti? Bu gecikmenin sebebini sormak yerine sürekli imtiyaz veren kararlar almak."