GÜNDEM

Kapısı çalınmayan Suriye kökenli seçmen

Savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler arasında Türk vatandaşlığına geçenler 31 Mart seçimlerinde sandığa gitmeye hazırlanıyor. Yerel seçimlerden beklentilerini anlatan seçmenler, AK Parti dışındaki diğer siyasi partilerin mültecileri istemediği görüşünde
E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

31 Mart tarihinde yerel seçimlere gitmeye hazırlanan Türkiye, resmi rakamlara göre 3 milyon 644 bin Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 19 Ocak’ta yaptığı açıklamaya göre, aralarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı edinerek yerel seçimlerde oy kullanacak 53 bin Suriye kökenli seçmen bulunuyor. Siyasi partiler tarafından seçimin sonucuna etki edecek sayıda bulunmasalar da, kampanya sürecinde kapılarının çalınmamasına tepkililer. Her fırsatta ‘Kapıları açar üzerinize salarız,’ ya da ‘Ülkelerine geri göndereceğiz’ şeklinde hem iktidar hem muhalefet tarafından söylenen sözleri ise, kırıcı ve kafa karıştırıcı buluyorlar. Suriye kökenli seçmenler, yerel seçimlerden beklentilerini, kime neden oy vermeyi düşündüklerini anlattı.

YENİ SEÇMENLERDEN BİRİ
Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, 20 senedir İzmir’de yaşıyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını dokuz ay önce almış. 31 Mart’ta, ilk kez sandığa gidip oy kullanacak. Ancak hangi partiye oy vereceğine henüz karar verememiş. Ali, “Seçime dair gelişmeleri sosyal medya üzerinden takip ediyorum. Partileri ve liderlerin isimlerini biliyorum. Ama parti tüzüklerini ve programlarını çok iyi bilmiyorum. Kim bu şehre iyi bir şekilde hizmet edecek diye düşünürken çok zorlanıyoruz. 20 senedir İzmir’deyim. Şu an CHP’li bir belediye yönetiyor. Aziz Kocaoğlu döneminde kentte çok büyük bir değişiklik olduğunu görmedim, Kordon dışında. Şehrin arka mahallelerinde bir hizmet göremiyorum. Sadece bakıyorum ki, caddelerde çiçekler var; onları bazen üçgen, bazen yuvarlak yapıyorlar. Yalnızca bu değişikliği görüyorum. Hükümetten mi destek alamıyorlar, yoksa kendileri mi yapmıyor? Bunu tam bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

BU ZİHNİYETLE NASIL YÖNETECEK?
Suriyeli mültecilerin, seçim sürecinde adaylar tarafından seçim malzemesi yapılmalarından rahatsızlık duyduklarını ifade eden Ali, şunları söyledi: “Geçenlerde gereksiz bir açıklama gördüm. CHP’nin Konak Belediye Başkan Adayı Abdül Batur, ‘Mülteciler ülkelerine dönmeli…’ şeklinde bir açıklama yapmış.  Bu açıklamayı neden yaptığını anlayamadım. Zaten mültecilere yönelik toplumda bir gerginlik var, bunu tırmandırmaya mı çalışıyor? Konak’ta çok sayıda mülteci aile yaşıyor. Bu düşünceye sahip bir belediye başkanı, bu ilçeye nasıl hizmet getirecek? Bizim belki oyumuz seçim sonuçlarını belirlemeyecek ama bizim de bir fikrimiz var. Belki mültecilerin kimliği yok ama katkıları var bu şehre. Mevcut başkan Aziz Kocaoğlu ise, başkanlığı döneminde mültecilere yönelik yeterince sorumluluk alamadı. Hatırlıyorum; göç patladığı yıllarda, belediyenin itfaiye araçları Basmane’ye girdi ve kaldırımları ıslattı. Mülteciler oralarda yatamasın diye... Ayrıca mülteciler girmesin diye fuarın kapıları kapatıldı.”

HİÇBİR ADAY KAPIMIZI ÇALMADI
Henüz hiçbir siyasi parti tarafından kapılarının çalınmadığını söyleyen Ali, adaylara şu ricada bulundu: “CHP’nin İzmir adayı Tunç Soyer ile bir etkinlikte tanışma fırsatı bulmuştum.  Çağdaş bir bakış açısı gördüm onda. AK Parti’nin adayı Nihat Zeybekci’yi hakkında ise bir fikrim yok. Ama tüm adaylardan ricam; mültecileri ülkelerine geri gönderme yarışına girmesinler. Kampanya sürecinde mültecilere yönelik kötü propaganda yapmasınlar. Ufak bir açıklama dahi halkta nefret yaratıyor.  Yerel seçim olduğu için kriter, siyaset değil hizmet olmalı. Adayların projelerine bakmak lazım. Ama bazen hayali projeler ortaya atıyorlar; oy alabilmek için… Mültecilere yönelik politika üretmek yalnızca hükümetin göreviymiş gibi davranılıyor ama yerel yönetimlere de bu anlamda önemli sorumluluklar düşüyor. 7 senedir bu derneği yönetiyorum. Haftada 5 gün; sabah 9’dan akşam 5’e kadar derneğimiz açık. Ama hiçbir aday kapımızı çalmadı. Bizi yok sayıyorlar sanırım. Oysa bizim de elimizi sıkmaları ve fikrimizi almaları gerekiyor. Kazanan kişi güzel bir hizmet yaparsa mutlu olacağım. Bu ülkenin bizler de artık bir parçası olduk. Oyumuz sayılmasa biz bu ülkenin bir parçayız. Bunu unutmamak gerekiyor.”

UMARIM MÜLTECİLERİ UNUTMAZ
Savaş nedeniyle ailesiyle birlikte Suriye’nin Lazkiye kentinden kaçan 50 yaşındaki Mervet Srour ise, 6 yıldır İzmir’de yaşıyor. 1,5 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmiş. Yeni seçmenlerden değil, daha önce 24 Haziran seçimlerinde oy kullanmış. O dönem oyunu AK Parti’ye vermiş, “Diğerlerini tanımıyorduk” diyor. Yerel seçimlere az bir süre kalmasına rağmen henüz kararını vermemiş çünkü partileri ve adayları yeterince tanımıyor. Srour, “Suriye’de belediye başkanlarını biz seçemiyoruz, atama ile geliyorlar. Bu anlamda ilk kez belediye başkanı seçmek için oy vereceğiz. Başkan adaylarının seçildikten sonra mültecilere yönelik çalışmalar yapmalarını istiyorum. Vatandaşa hizmet ederken bizleri unutmamalarını istiyorum. Ama genelde, ‘mültecileri ülkelerine göndereceğiz’ şeklinde konuşuyorlar. İnsanların birçoğunun geri dönecek bir yurdu yok, evleri savaşta yıkıldı. Bu söylemler mültecilerde tedirginlik yaratıyor. 6 yıl önce kimliksiz geldiğim bir kentte şu an bir vatandaş olarak oy kullanabilmek güzel bir duygu. Umarım oyumuzu vereceğimiz kişi bu kente faydalı çalışmalar yürütür ve mültecileri de unutmaz!”

ADAYLARI TANIMIYORLAR
Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği’nden Deysem Siti, diğer siyasi partilerin Suriyelileri evlerine göndermekle tehdit ettiklerini; Suriye kökenli seçmenlerin kendilerine verdiği destek nedeniyle daha çok AK Parti’nin kazanmasını istediklerini belirtiyor. Siti, “İzmir’in birçok ilçesinde Suriye kökenli seçmenler ve mültecilerle görüşmeler yaptım. Bir tanesi bile mevcut belediye başkanının kim olduğunu bilmiyor. Çünkü hiç temas kurulmamış. Dolayısıyla yeni adayları da hiç tanımıyorlar. Örneğin; öğretmenlik yapan Suriye kökenli bir seçmen, 24 Haziran seçimlerinde HDP’ye oy vermiş. Fakat 31 Mart’taki yerel seçimlerde kime oy vereceğine henüz karar verememiş. Çünkü hiçbir adayı tanımıyor. Başka bir aile geçen seçimlerde AK Parti’ye oy vermiş; bu seçimlerde de yine aynı partiye vereceklerini söylüyorlar. ‘Ben gidip ampule mührü vuracağım, çünkü bize o sahip çıkıyor’ diyorlar. Erdoğan giderse, bizi de gönderirler diye düşünüyorlar. Çünkü diğer partilerin, ‘mültecileri ülkelerine göndereceğiz’ söylemlerinden çok büyük rahatsızlık duyuyorlar. Adayların ağzından mültecilere yönelik pozitif söylemler duymak istiyorlar” dedi.