Zihinsel engelli olan, Alzheimer veya benzeri rahatsızlıkları bulunan yakınlarımızın bir gün aniden gözümüzün önünden kaybolacağı korkusunu hep yaşarız. Bu sadece Türkiye'de değil tüm dünyada önemli bir sorun. Asıl önemli olan ise bu tür rahatsızlığı bulunan yakınımızın kendini ifade edemeyecek olması. Kaybolduğunda nereye gideceğini, ne yapacağını bilemeyecek olması. Böyle bir durumda ailenin yaşadığı acının ne kadar büyük olduğunu düşünebiliyor musunuz? Bilinci yerinde olmayan bu insanlar son derece savunmasız, her türlü tehlikeye açık ve siz hiçbir şey yapamıyorsunuz. Ancak, www.benibuldular.com sitesini açarak, ‘Sevgi İzi’ projesini hayata geçiren Televizyoncu Müge Anlı aracılığıyla hasta yakınlarına umut dolu bir kapı aralandı. ‘Sevgi İzi’ kampanyasına omuz veren dövmeciler, aileleri tarafından getirilen kişilerin ellerine sadece ‘onlara ait olan’ kodları yazıyor; kaybolma durumunda sağlık ve emniyet ekipleri harekete geçiyor.2 yaşından beri dövme işiyle ilgilenen 26 yaşındaki Hakan Özyorulmaz da projeye hayat verenlerden biri. 9 aydır ücretsiz bir şekilde Sevgi İzi kampanyasını sürdürdüğünü, bu yolla birçok hasta ve hasta yakınlarına ulaşarak yardım da bulunduğunu kaydeden Özyorulmaz, şunları söyledi: “Tüm Türkiye gibi ben de Müge Anlı’dan duydum. Zaman içerisinde Sevgi İzi’ni hastalar üzerinde uygulamaya ve bunu birçok yerde paylaşmaya başladım.”
KİMLİĞE GEREK KALMADAN…
“Şu an tüm dövmeciler ne yazık ki maddi kayıp düşünerek yapmıyor. Halbuki kişiyi maddi, manevi ve zaman olarak zarara uğratan hiçbir noktası yok” diyen Özyorulmaz, “Türkiye’de bu işi yapan nadir dövmeciler var. Ben de onlardan biriyim. Bunu tamamen iyilik için yapıyoruz. Sadece Alzheimer hastalarına değil, hatta kişinin hasta olmasına dahi gerek yok. İsteyen herkese ücretsiz yapıyoruz. Sonuçta kime, ne zaman, ne olacağını bilmiyoruz. Bu kapıdan çıktıktan sonra başımıza ne geleceğini bilmiyoruz. Ve üzerimizde bir kimlik olmayabilir, hastaneye götürüldüğümüz an ve bilincimiz kapalıysa ailelerimize ulaşılabilecek hiçbir bilgi, araç olmayabilir. Sistem aracılığıyla hiçbir kimliğe gerek kalmadan ailelerimize kadar, bizim kim olduğumuza kadar bulabiliyorlar” ifadelerini kullandı.
5 HANELİ BİR KOD YAZILIYOR
Aileleri tarafından getirilen kişilerin ellerine isim ya da soy isim değil o kişilere ait kodların yazıldığını vurgulayan Özyorulmaz, işleyişe dair şunları ekledi: “Müge Anlı’nın kullandığı bir sayfa var. O sayfadan bir kayıt açıyorum. Kişinin kimlik bilgilerini, yakınlarının bilgilerini giriyorum. Sisteme giriş yaptığım zaman bana bir kod veriliyor. O kodu direkt ekrandan alıyorum, çıktısını da aileye veriyorum. O kod sadece o kişiye ait oluyor. 5 haneli bir kod bu. Kod aracılığıyla kaybolan ya da hastaneye kaldırılan kişinin kim olduğu tespit edilebiliyor. Ayrıca sadece dövme değil. Yakın zaman önce hasta bir çocuk ailesi tarafından buraya getirilmişti. Kendisi dövme yaptırmak istemedi. Bizler de ona çıkmayacak şekilde kaynaklı bir künye yaptırdık.” Çok fazla talebin olduğunu söyleyen Hakan Özyorulmaz, “Normalde sol el bileğinin üzerine yapılıyor. Rahatsız insanlar istemsiz bir şekilde kendilerini zaten sokakta belli ediyor. Siz bu insanların ellerinin üzerinde rakam görürseniz acilen iletişim kurup, polise bilgi vermelisiniz. Ancak Sevgi İzi’nin ne olduğunu bilmeyen ya da yeni duyan insanlar var. Onları da Sevgi İzi kampanyasını yayarak bilgilendirmek lazım” dedi.
“İYİLİKTEN KİMSE KAYBETMEZ”
‘Çalışmayı gerçekleştiren nadir dövmeciler arasında yer alıyorsunuz. Genç yaşta bu duyarlılık ya da anlayış nasıl oluştu?’ sorusunu da yanıtlayan Özyorulmaz, “Bize zararı olduğunu düşündüğüm bir şey değil. Daha doğrusu kimseye zararı olduğunu düşünmüyorum. İnsanların ve aile yakınlarının bu tarz çalışmalara ihtiyacı var. Mesela yakın zaman önce ve benimde sosyal medyadan paylaştığım bir teyzemiz, yaşlı eşiyle birlikte buraya geldi. İnsanlar başta dövmecileri yadırgıyordu. Fakat zaman içerisinde özellikle bu konuda faydalı bir iş yaptığımızı gördükçe destek olmaya başladılar. Maddi bir zorlayıcılığı da yok. İyilikten kimse bir şey kaybetmez. Bir kişi dahi duysa büyük yarar” yorumunda bulundu.