GÜNDEM

KDK’den emsal karar: Boşanan kadının diplomasındaki soyadı mahkemesiz güncellenecek!

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), boşandıktan sonra soyadı değişen bir kadının, yüksek lisans diplomasının güncel kimlik bilgilerine göre yeniden düzenlenmesi talebini reddeden Marmara Üniversitesi'ni haksız buldu. KDK, üniversitenin "mahkeme kararı getir" şartını "orantısız külfet" ve "özel hayata müdahale" sayarak diplomanın güncellenmesi yönünde tavsiye kararı verdi

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), boşandığı için soyadı değişen bir vatandaşın yüksek lisans diplomasının güncellenmesi talebini geri çeviren Marmara Üniversitesi Rektörlüğüne karşı emsal teşkil edecek bir karara imza attı. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'nın imzasıyla yayımlanan kararda; idarenin makul bir gerekçe sunmadan mahkeme kararı dayatmasının kamusal menfaat ile bireysel menfaat arasındaki dengeyi bozduğu vurgulandı. Üniversitelerin bu konudaki takdir yetkisini mezunların çalışma hayatını koruyacak şekilde kullanması gerektiği belirtilirken, diplomanın güncel nüfus kayıtlarına uygun olarak yeniden basılması için üniversiteye resmi tavsiyede bulunuldu.

Kararın gerekçesinden

Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'nın imzasını taşıyan kararda üniversitelerin diplomaların düzenlenmesi ve değiştirilmesi noktasında takdir yetkisinin bulunduğu, bu yetkinin öğrencilerin çalışma hayatını koruma gerekliliği göz önünde bulundurularak kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde kullanılması gerektiği vurgulandı.

Boşanma nedeniyle soyadı değişen kişinin diplomasının düzenlenmesi talebinin reddedilmesinin özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil ettiği belirtilen kararda, müdahalenin Anayasa'daki haklı sebeplere dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmama koşullarına uygun olması gerektiği kaydedildi.

Başvurucunun, başvurusunda diplomasındaki soyadı değişikliği talebi hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunduğu ancak üniversitenin makul bir gerekçe ve zorunluluk ortaya koymadan değişiklik için mahkeme kararı istediği anlatılan kararda, "Talebinin reddi şeklindeki sınırlamanın kamusal menfaat ile bireysel menfaat arasında korunması gereken dengenin başvurucu aleyhine bozulmasına neden olduğu ve idare tarafından bireye orantısız bir külfet yüklendiği değerlendirilmiştir." ifadesine yer verildi.