Gönüllü iki kişi tarafından 2014 yılında kurulan İzmir Trafik Vakfı, gerçekleştirdiği araç çekimleriyle İzmirlilerin tepkisini çekmeye devam ediyor. Konuyla ilgili gazetemize değerlendirmelerde bulunan ve kendisinin de aracının keyfi bir uygulamayla çekilip, mağdur edildiğini söyleyen Şeker-İş Sendikası İzmir İl Temsilcisi H. İbrahim Bircan, vakfın araç çekim uygulamasına sert tepki gösterdi. Yerel yönetimlerin olaya ilgi göstermelerini isteyen Bircan, Trafik Vakfı’nda çalışan personelin bir eğitimden geçilmesi için İzmir İl Emniyet Genel Müdürlüğü’nün de konuya eğilmesi gerektiğini söyledi. Vakfın keyfi araç çekimlerinden dolayı İzmirlilerin keyfinin kaçtığını aktaran Bircan, vakfın otoparkına çekilen araçların yüzde 90’ının 35 plakalı olmayan araçlar olduğuna da dikkat çekti.
İNSANLARA TUZAK KURULUYOR
İzmir Trafik Vakfı’nın görev ve yetkililerinin keyfi ve insanlara kurulan bir tuzaktan ibaret olduğunu belirten Bircan, başına gelen olayı anlattı: “İzmir Trafik Vakfı’nın görev ve yetkileri bana göre ve gördüğüm kadarıyla sadece önüne gelen yerden insanların araçlarını toplamak, insanlara tuzak kurmaktır, başka da görevi yok. Baktığımızda İzmir şehir merkezinde yeterince otopark yok. Peki, araçlarımızı nereye koyacağız? Aracınızı Konak’ta ve İZSU’nun yakınlarında yer alan otoparklarda en fazla 2 saat bırakabiliyorsunuz. Dolayısıyla vatandaş da aracını sokağa bırakmak zorunda kalıyor. Aracı sokağa bırakınca da İzmir Trafik Vakfı çekicileri tarafından keyfi bir şekilde çekiliyor. Başıma gelen olayı anlatmak istiyorum; Ofisim Bornova Merkez’de yer alıyor. Şehir merkezine gitmek için trafik sıkışıklığından dolayı metroyu tercih ediyorum. Halkapınar Metro’nun orda, ölü bir alana, herkesin park ettiği bir yere, herhangi bir park edilemez uyarı ve trafik işaretinin olmadığı bölgeye aracımı park ettim. Aracımı park ettiğim yerde, aynı hizada onlarca araç vardı. Fakat sadece benim aracım Trafik Vakfı çekicileri tarafından çekiliyor. Kısacası aracım keyfi bir şekilde çekildi. Sendika aracı olduğu için de aracımı uzun süre teslim etmediler. Vakfın otoparkına gittim mesai saatleri dışında diye aracımı vermediler, evime vapurla dönmek zorunda kaldım. Ertesi gün ve yaklaşık 20 saat sonra aracımı alabildim. Aracımı alabileceğimi isteyebileceğim bir muhatabı zor buldum. Trafik Vakfı’nın araçları ve görevlileri sivil insanlar. Bu insanların işe alınmadan önce bir eğitim almaları gerektiğini düşünüyorum. Burada insanlar benim gibi ciddi şekilde mağdur oluyor”
YÜZDE 90’I İZMİRLİ PLAKA DEĞİL!
Aracının çekildiği otoparkta bir durumu fark eden ve bizimle paylaşan Bircan, “Trafik vakfının araçları çektiği otoparkında aracımı beklerken şunu fark ettim; çekilen araçların yüzde 90’ı İzmir plakalı olmayan araçlar. Demek ki burada da iyi bir niyet yok. Aynı sırada, aynı yerde dizilmiş araçlardan keyfi olarak gelip herhangi bir araç çekilebiliyor. Anlattığım gibi bunun aynısı başıma geldi. Sıralı aynı hizada duran araçlar içinde bir tek 06 plakalı olan benim aracım çekiliyor” dedi. Yaşanan bu keyfi uygulamaya yerel yönetimlerin ses çıkarması gerektiğini dile getiren Bircan, “İzmir’in yerel yöneticilerin de bu olaya ses çıkarmaları, ilgi göstermeleri gerekiyor. Çünkü burada mağdur olan İzmirliler. Burada insanların büyük bir mağduriyeti var. İzmir için bu trafik vakfı büyük bir problem. Birilerinin bunlara dur demesi gerekiyor. Trafik Vakfı yöneticilerinin de çıkıp bir açıklama yapmasını bekliyorum. İzmirliler olarak; bu araç çekimleri hangi kuralla göre çekiliyor? Günde kaç araç çekiliyor? Çekilen bu araçlardan ciddi bir gelir elde ediliyor, bu gelirin harcandığı kalemler neler? Bunların açıklanmasını istiyoruz” diye konuştu.
VAKFA 132 TL CEZA ÖDEDİM
Bircan son olarak çekilen aracını geri alabilmek için ödediği parayı kalem kalem anlattı. Bircan, “Aracımı geri almak için İzmir Trafik Vakfı’nın benden aldığı toplam para 132 TL. Bunun 18,64 TL’si otopark parası, 93,22 TL’si çekici parası, yüzde 18’ini de KDV olarak aldı. Bu da 20,14 TL. Zaten benden ceza alınıyor bu cezadan nasıl bir KDV alınıyor. Böyle bir uygulamanın dünyada olduğunu ben düşünmüyorum. İzmir’in her bölgesinde araç çekilmeye devam ediliyor ve insanların ceplerini yakıyor. İzmir Emniyet Genel Müdürlüğü’nün de bu konu üzerine eğilmesi gerekiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı, ilgili trafik daire başkanlarının İzmir Emniyet Genel Müdürlüğü ile görüşülmesi ve bu trafik vakfını kullanan personelin bir eğitimden geçilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.