Komedyen Deniz Göktaş, Youtube’da yayımladığı3 milyondan fazla kişinin seyrettiği ‘Ölü Deniz’ adlı stand-up gösterisi nedeniyle ‘Cumhurbaşkanına hakaret ve ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik"’ suçlamalarıyla tutuklandı. BirGün'ün haberine göre Göktaş’ın gözaltına alınma sürecindeki mizansen görüntüler, tutukluluğunun ardından kuyu tipi diye adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevine gönderilmesi kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu.
24 gündür kuyu tipi cezaevinde tutulan Göktaş’ın avukatları İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne nöbetçi mahkemeye iletilmek üzere tutuklama kararına itiraz ederek tahliye talebinde bulundu. Dilekçede, Göktaş’ın hakkındaki soruşturmayı öğrenir öğrenmez tatilini yarıda kesip yurt dışından kendi rızasıyla döndüğüne dikkat çekilerek, kararda yasaya uygun somut bir "tutuklama nedeni" gösterilemediği ve kaçma şüphesinin bulunmadığının hakimlikçe de zımnen kabul edildiği vurgulandı. Avukatlar, tutuklamaya gerekçe gösterilen "eylemin toplumda oluşturduğu olumsuz tepki ve duygular" ifadesinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda bir karşılığı olmadığını belirterek, kararın hukuki temelden yoksun olduğunu ve sosyal medyadaki suni linç kampanyalarının etkisiyle verildiğini savundu.
İtiraz dilekçesinde ayrıca, soruşturmanın ilk olarak tutuklama yasağı kapsamında kalan TCK 216/3 ‘dini değerleri aşağılama’ maddesinden başlatıldığı, ancak sırf tutuklama kararı çıkarabilmek adına suç vasfının zorlanarak TCK 216/1 ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik şekline dönüştürüldüğü belirtildi. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre "diktatör" ifadesinin tek başına Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmayacağını ve gösterideki diğer söylemlerin kara mizah ile ifade özgürlüğü sınırlarında kaldığını belirten müdafiler, 3 yıldır98 kez sahnelenen oyunda kamu düzenini bozacak açık ve yakın bir tehlikenin de oluşmadığını ifade etti. Göktaş'ın ters kelepçeyle teşhir edilmesine ve soruşturmayla ilgisiz saç/tırnak örnekleri alınmasına da tepki gösteren avukatlar, tutuklama kararının kaldırılarak sanatçının bihakkın veya adli kontrol hükümleriyle tahliye edilmesini talep etti.
İtiraz reddedildi
Sürece ilişkin detaylı detaylı bir dilekçe veren Yargıtay’ın içtihatlarından örnekler gösteren avukatların talebi üç cümleyle reddedildi. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, “kararın usul ve yasaya uygun olması, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmemesi ve mevcut delil durumu düşünülmekle, yerinde görülmeyen itirazın reddine’ hükmetti.