GÜNDEM

Kuvözdeki bebeğe şiddet davasında Adli Tıp raporu: İlliyet bağı kurulamadı

Kahramanmaraş’ta kuvözdeyken hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık tarafından darbedildiği iddia edilen ve sonrasında zihinsel ve bedensel engelli kalan Deniz Esin Bozoklar’ın davasında Adli Tıp Kurumu raporu dosyaya girdi. Raporda, Deniz Esin Bozoklar’da tespit edilen epilepsi, serebral palsi, psikomotor gelişim geriliği ve yürüme bozukluklarıyla dava konusu olay arasında illiyet bağı kurulamadığı belirtildi. Tutuklu sanık Hazel Dırık Bağrıyanık’ın tahliye talebi ise mahkemece reddedildi. Anne Sema Bozoklar, rapora tepki göstererek kızının doğum sonrası tetkiklerinin normal olduğunu savundu.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde 5 yıl önce doğan Deniz Esin Bozoklar, 990 gram ağırlığında dünyaya geldiği için yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kuvöze alındı. 26 Mayıs 2021’de nöbetçi hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık’ın kan almaya çalıştığı sırada Deniz Esin Bozoklar’a şiddet uyguladığı iddia edildi. Olay, 5 gün sonra 31 Mayıs 2021’de başka bir hemşirenin bebeğin bacağındaki morluğu fark etmesiyle ortaya çıktı. Deniz Esin Bozoklar daha sonra özel bir hastaneye sevk edildi. Tedavisinin ardından aileye, kızlarının hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğu bildirildi.

E-DEVLET MESAJIYLA DAVADAN HABERDAR OLDULAR

Olayın ardından Hazel Dırık Bağrıyanık hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldı. İdari soruşturma sonucunda üniversite, hemşirenin sözleşmesini feshetti. Hazel Dırık Bağrıyanık hakkında Kahramanmaraş0’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘kasten yaralama’ suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Deniz Esin Bozoklar’ın ailesi ise kızlarına şiddet uygulandığını e-Devlet üzerinden gelen duruşma günü mesajıyla öğrendi.

GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİNİN ARDINDAN TUTUKLANDI

Hazel Dırık Bağrıyanık bir süre tutuksuz yargılandı. 21 Ocak’ta ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, yaklaşık4 dakika süren kan alma işlemi sırasında hemşirenin bebeğe sık sık şiddet uyguladığı görüldü. İddiaya göre bu sırada bebeğin bacağı da kırıldı. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından 23 Ocak’taki 7’nci duruşmaya katılmayan Hazel Dırık Bağrıyanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. 25 Ocak’ta Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde polise teslim olan Bağrıyanık, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

ADLİ TIP: DAVA KONUSU OLAYLA İLLİYET BAĞI KURULAMADI

Yargılama devam ederken 62 sayfalık Adli Tıp Kurumu raporu mahkeme dosyasına girdi. Raporda, Deniz Esin Bozoklar’da tespit edilen psikomotor gelişim geriliği, epilepsi ve serebral palsinin mevcut hastalık olarak değerlendirildiği ve bu rahatsızlıklarla dava konusu olay arasında illiyet bağı kurulamadığı belirtildi. Raporda ayrıca, 29 Nisan 2026’da yapılan ortopedi muayenesinde tespit edilen yürüme bozukluğu, alt ekstremitelerdeki rijidite ve ayaklardaki pes valgus durumunun da mevcut hastalık olarak değerlendirildiği ifade edildi. Deniz Esin Bozoklar’ın dava konusu olayda tespit edilen femur diafiz kırığına bağlı sekel lezyon bulunmadığı belirtilen raporda, organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde anatomik eksiklik ya da fonksiyonel bozukluk tespit edilmediği kaydedildi.

TAHLİYE TALEBİ REDDEDİLDİ

Adli Tıp Kurumu raporunun dosyaya girmesinin ardından Hazel Dırık Bağrıyanık’ın avukatı, müvekkilinin tutukluluğunun usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme, kuvvetli suç şüphesinin somut olgularının bulunması ve sanığın tutukluluk süresini dikkate alarak adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle tahliye talebini reddetti.

“ÇOCUĞUMU DOĞURUP HASTANEYE KOYDUĞUM İÇİN BEN Mİ SUÇLUYUM?”

Adli Tıp Kurumu raporuna tepki gösteren Deniz Esin Bozoklar’ın annesi Sema Bozoklar, kızının doğumdan sonra yapılan beyin ultrasonlarının normal olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hastaneyi kusursuz buluyorlar, hemşireyi kusursuz buluyorlar, yani kusurlu olan ben miyim burada? Ben çocuğumu doğurup hastaneye koyduğum için ben mi suçluyum? Benim çocuğum doğdu, solunum sıkıntısı yoktu, beyin ultrasonları temizdi. 2,5 ay boyunca bu şekilde hiçbir sıkıntısı yok, stabil bir durumdaydı. 2,5 ay sonra benim çocuğum darbediliyor. 5 gün sonra benim çocuğumun bacağının kırığı fark ediliyor ve gecesinde benim çocuğum havale geçiriyor. Sabahına da nöbet ilacı başlanıyor bunu niye görmezden geliyorlar anlamıyorum”

“EPİLEPSİ İLACINA NEDEN DOĞUMDAN İTİBAREN BAŞLANMADI?”

Deniz Esin Bozoklar’ın düşük kiloda dünyaya geldiği için kuvöze alındığını belirten Sema Bozoklar, doğum sonrası herhangi bir hastalık ya da engel tespit edilmediğini savundu. Bozoklar, “Madem benim çocuğum doğuştan epilepsiydi, madem benim çocuğum doğuştan engelliydi, bunu bana neden söylemediler ya da neden nörolojik bir takip içerisinde almadılar benim çocuğumu? Ultrason (USG) çekiyorlar, beynin USG'leri temiz. Bunu siz nasıl belirtirsiniz? Darp gördükten ay sonrasında USG'lerinde bozulma oluyor. 5 gün boyunca benim çocuğumun bacağı kırık şekilde kalıyor, gecesinde benim çocuğum havale geçiriyor. Havaleden sonraki gün benim çocuğumun epilepsi ilacına başlanıyor. Madem benim çocuğumda doğuştan itibaren epilepsisi vardı, neden bu epilepsi ilacı doğuştan itibaren başlamadı? Bunu soruyorum ben Adli Tıp Kurumu’na” ifadelerini kullandı.

“HEMŞİREYİ YİNE KUSURSUZ BULUYORLAR”

Kızının bacağındaki kırığın da olayla bağlantılı olduğunu savunan Sema Bozoklar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemşirenin darbından sonra benim çocuğumun bacağı kırılıyor, 5 gün boyunca benim çocuğum kırık bacakla öylece duruyor ve şu an benim çocuğumun bacağı kısa ve içe dönük. Bunda da yine hemşireyi kusursuz buluyorlar, yine illiyet bağı kurma yok. Benim çocuğum doğduğu andan itibaren hiçbir şekilde engelliliğe dair ya da epilepsiye dair bir bulgusu yok. Her şeyi normal, stabil. Sadece beslenmesinden kaynaklı kusmaları oluyor, bana doktorların belirttiği de bu şekilde. Şimdi sonuca bakıyoruz, hemşireyi yine kusursuz buluyorlar. Benim çocuğumun neden epilepsisi başladı o zaman? Neden engelli kaldı benim çocuğum? Benim çocuğumun bacağının kısalığı ve içe dönüklüğü doğuştan bir şey olsaydı bu ortaya çıkmaz mıydı? 2,5 ay boyunca bu fark edilmez miydi? Elimizde görüntülerimiz var, videolarımız var, hepsinde de sıkıntısız çocuk yani. Adli Tıp Kurumu’na da teşekkür ediyorum. En azından beni ve eşimi kusurlu çıkarmamış ne diyelim yani?”