GÜNDEM

MSB'den Miçotakis'in Meis Adası ziyaretine tepki: Barışa katkı sağlamıyor

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Meis Adası ziyaretinin takip edildiğini belirterek, Meis'e yönelik girişimlerin barışa katkı sağlamadığını ve kabul edilmediğini bildirdi. Bakanlık ayrıca Söke'ye komando konuşlandırılmasının ihtiyaç gereği olduğunu, ABD'nin ada konusundaki kararının ise adadaki dengeyi olumsuz etkileyeceğini açıkladı.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Miçotakis'in Meis Adası ziyareti
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Meis Adası ziyaretine ilişkin soru üzerine Aktürk, Yunanistan Başbakanı’nın beraberindeki heyetle Meis Adası’na gerçekleştirdiği ziyaret ve burada konuşlu askeri unsurlarla yaptığı temasların Bakanlıkça yakından takip edildiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"1947 Paris Barış Antlaşması uyarınca gayriaskeri statüde olmak kaydıyla Yunanistan’a devredilen Meis Adası’nda askeri unsur ve savaş gemisi bulundurulması ve bu unsurların üst düzey ziyaretler kapsamında kamuoyuna açık şekilde sergilenmesi, Ada’nın statüsüyle bağdaşmadığı gibi barış ve istikrara da katkı sağlamamaktadır.

Türkiye kıyılarına son derece yakın konumda bulunan Meis’in gayriaskeri statüsüne aykırı fiili durum oluşturulmasına yönelik girişimlerin uluslararası yükümlülüklerle bağdaşmadığını ve ülkemiz tarafından kabul edilmeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz.

Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’in barış ve istikrar alanı olmasını, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin iyi komşuluk ve diyalog temelinde geliştirilmesini savunmakla birlikte, bu yaklaşım uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin göz ardı edilmesine veya sahada fiili durum oluşturulmasına müsamaha gösterileceği anlamına gelmemektedir."
Yunanistan’ı uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmeye ve gayriaskeri statüdeki adalarda bu statüyle bağdaşmayan faaliyetlerden kaçınmaya davet ettiklerini kaydeden Aktürk, "Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edecektir" dedi.

51’inci Komando Tugay Komutanlığının Söke'ye konuşlanması
51’inci Komando Tugay Komutanlığının Söke'ye konuşlanmasına dair soru üzerine Tuğamiral Aktürk, "Birliklerimizin teşkilat yapısı ve konuş durumlarına ilişkin gerekli düzenlemeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin görev ve harekât ihtiyaçları doğrultusunda yapılmaktadır. 51’inci Komando Tugay Komutanlığımızın konuş yeri değişikliği bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucu aziran ayında onaylanmıştır." ifadelerini kullandı.

ABD'nin GKRY’ye yönelik silah ambargosu
Tuğamiral Aktürk, ABD'nin GKRY’ye yönelik silah ambargosuna ilişkin soru üzerine, ABD’nin GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma kararının 30 Eylül 2027 tarihine kadar bir yıl süreyle yeniden uzatılmasının, Kıbrıs Adası’ndaki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek bir adım olduğunu belirterek, şu açıklamaları yaptı:

"Üçüncü taraflardan beklentimiz; Ada’da hasssas dengelere zarar verecek faaliyetlerden kaçınılması, Kıbrıs Türk halkını yok sayan uygulamalardan vazgeçilmesi, barış ve istikrara adil ve tarafsız yaklaşım ile katkı sağlanmasıdır. Türkiye, garantör ülke olarak, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için gerekli tedbirleri almaya KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde devam edecektir."

Mekke Savunma İttifakı
Mekke Savunma İttifakı hakkındaki soru üzerine Aktürk, Mekke Savunma İttifakı'nın Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki köklü ilişkiler ve savunma iş birliği temelinde şekillenen, savunma ve kolektif caydırıcılık esasına dayalı bir anlaşma olduğunu belirterek, şunları aktardı:

"Anlaşma, herhangi bir ülkeye karşı olmadığı gibi taraf ülkelerin üçüncü ülkelerle mevcut ilişkilerine de alternatif teşkil etmemektedir. Bu çerçevede, askeri iş birliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirliğin artırılması ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetler üç ülke arasında koordinasyon içerisinde yürütülmekte; İttifakın kurumsallaşmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir."

"1 PKK’lı terörist daha teslim oldu"
Haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuşan Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesine, sınırları korumaya, karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam ettiklerini vurgulayarak son hafta içerisinde terörle mücadele ve hudut güvenliğine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında şu bilgilendirmeleri yaptı:

"Geçtiğimiz hafta içerisinde; PKK’lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda ise; 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 878 şahıs yakalanmış, Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı1 bin 323’e ulaşmış, engellenen 875 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 50 bin 269 olmuştur."

"Uluslararası toplumu somut ve caydırıcı tedbirler almaya davet ediyoruz"
Önceki hafta sonu Suudi Arabistan’ı hedef alan İHA saldırısı ile Husiler tarafından gerçekleştirilen eylemleri kınadıklarını aktaran Aktürk, "Bölgesel istikrarı tehdit eden bu tür girişimlerin bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Kızıldeniz ve Babülmendep’te devam eden Husi tehdidi ise yalnızca bölge güvenliğini değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilemektedir" ifadelerini kullandı.

İsrail'in uluslararası toplumun gözü önünde Lübnan, Suriye ve Filistin’e yönelik eş zamanlı saldırılarını sürdürerek bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirdiğini belirten Tuğamiral Aktürk, şunları kaydetti:

"Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada’nın öncülüğünde2 ülke tarafından Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticaret ve iş ilişkilerini yasaklamaya yönelik atılan adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak Gazze’de yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı kamplar ile Lübnan’ın güneyindeki yerleşim yerlerini hedef alması karşısında uluslararası toplumu söylemin ötesine geçerek somut ve caydırıcı tedbirler almaya davet ediyoruz. Bölgede barış ve huzurun sağlanması için İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine derhâl son vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz."