Diyarbakır’da Narin Güran cinayetiyle ilgili davada, sanık Nevzat Bahtiyar’a verilen7 yıllık hapis cezasına karşı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz başvurusu yapıldı. Başsavcılık, Bahtiyar’ın yalnızca yardım eden değil, “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçunda müşterek fail olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedeni,9 gün süren arama çalışmalarının ardından 8 Eylül’de dere yatağında bulundu. Küçük kızın cesedinin çuval içinde olduğu, üzerinin üç büyük taş ve çalılıklarla gizlendiği tespit edildi.
Cinayete ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Güvenlik kamerası kayıtlarında Bahtiyar’ın Narin’in cansız bedenini kırmızı araçla dere bölgesine götürdüğü belirlenmişti.
Araçlarında Narin’e ait DNA ve kıl örnekleri bulunan sanıklar hakkında “İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Nevzat Bahtiyar ise ifadesinde cinayeti işlemediğini, yalnızca cansız bedeni taşıyıp sakladığını öne sürdü.
Mahkeme, 28 Aralık 2024’te görülen ikinci duruşmada Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Nevzat Bahtiyar ise “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Kararın ardından sanık avukatları, baba Arif Güran’ın avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Diyarbakır Barosu istinaf başvurusunda bulundu. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi’inci Ceza Dairesi, 26 Mayıs 2025 tarihinde yerel mahkemenin verdiği cezaları oy çokluğuyla onadı.
MAHKEME BAŞKANI DELİLLERİN YETERİNCE İNCELENMEDİĞİNİ BELİRTTİ
Mahkeme başkanı ise karşı oy yazısında kamera kayıtları, baz analizleri, DNA ve diğer kriminal delillerin yeterince incelenmediğini belirtti. Özellikle Nevzat Bahtiyar’ın olay sırasındaki hareketlerinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Dosya daha sonra Yargıtay’a taşındı. Yargıtay’inci Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025’te Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını onadı. Nevzat Bahtiyar yönünden ise karar bozularak, eylemlerinin “Nitelikli kasten öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Yeniden görülen davada Nevzat Bahtiyar,6 Nisan’daki duruşmada “Nitelikli olarak çocuğu kasten öldürmeye yardım” suçundan herhangi bir indirim uygulanmaksızın7 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Ancak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen cezanın yetersiz olduğu gerekçesiyle kararı Yargıtay’a taşıdı. Başsavcılık adına hazırlanan temyiz dilekçesinde, Bahtiyar’ın olayın başından itibaren diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği ve suç üzerinde ortak hakimiyet kurduğu ileri sürüldü.
Dilekçede, Bahtiyar’ın soruşturma süreci boyunca birbiriyle çelişen ifadeler verdiği vurgulanarak, “ifadelerinde yerine oturmayan taşlar olduğu” değerlendirmesine yer verildi. Kamera kayıtları, HTS ve daraltılmış baz analizleri ile kriminal raporların da Bahtiyar’ın olayın merkezindeki isimlerden biri olduğunu ortaya koyduğu savunuldu.
SAVCILIK DİLEKÇESİNDE HANGİ İFADELER YER ALIYOR?
Savcılık dilekçesinde ayrıca şu ifadelere dikkat çekildi: “Narin Güran'a ait cansız bedenin bulunmasından sonra yapılan araştırmada, Tavşantepe Mahallesi'nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına 21.08.2024 günü saat5:41:56'da şüpheli bir aracın girdiği tespit edilmiştir...” ifadeleriyle başlayan bölümde, Nevzat Bahtiyar’ın kullandığı aracın olay yerinde bulunduğu ve diğer sanıklarla bağlantısının teknik verilerle desteklendiği kaydedildi.
Başsavcılık, Bahtiyar’ın olay sonrası davranışlarının da suç ortaklığına işaret ettiğini belirterek, “Sanık hiçbir aşamada gerçek bir pişmanlık sergilememiştir” değerlendirmesinde bulundu.
Temyiz dilekçesinin sonuç bölümünde ise Nevzat Bahtiyar’ın yalnızca yardım eden kişi değil, diğer sanıklarla birlikte hareket eden müşterek fail olduğu savunularak, “'İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan cezalandırılması gerekir” denildi.