GÜNDEM

Rantçı değil sağlıklı kentler inşa edilmeli!

Aklı ve bilimi referans almak yerine şehirlerde rant ve kar hırsını hakim kılmanın, doğaya gelişi güzel müdahaleler yapılmasının bedelinin ağır olduğunu söyleyen Eğitim-İş, uyarılarda bulundu
SULTAN GÜMÜŞ
Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Adem Yıldırım, İzmir’de yaşanan şiddetli depremin ardından bir açıklama yaptı. İmar Yasası’nın rantçı değil, sağlıklı kentler inşa etmek için yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, şehirlerde kar hırsının referans alınmaması gerektiğini vurguladı.
Başkan Yıldırım, öncelikle şunları kaydetti: “İzmir’de meydana gelen depremden etkilenen tüm yurttaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bazı binaların yıkılması ve enkaz altında vatandaşlarımızın olması endişelerimizi artırmaktadır. Can ve mal kaybına yol açan 6,9 şiddetindeki deprem, ülkenin deprem gerçeğiyle yüzleşmek konusunda ne kadar hazırlıksız olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Depreme hazırlıklı olmamız gerekirken, her deprem sonrasında büyük acılarla, büyük maddi kayıplarla karşı karşıya geliyoruz.”
RANT VE KAR HIRSINI REFERANS ALIYORLAR
“Yaşanan tüm depremlerin, bilim ve teknolojinin bize öğrettiği tek gerçek vardır, o da kentlerde  yaşanan doğa olaylarını afete çeviren insan hatalarından kaynaklanması olduğudur” ifadelerini kullanan Yıldırım, “Aklı ve bilimi referans almak yerine şehirlerde rant ve kar hırsını hakim kılmanın, doğaya gelişi güzel müdahaleler yapılmasının bedeli ağır olmaktadır. Bilim ve tekniğe aykırı, hatalı malzeme seçimleri depremlerde can kayıplarını artırmaktadır. Dünya üzerinde doğal afetlerin en yıkıcısı ve en korkutucusu depremlerdir. Buna karşılık gelişmiş ülkeler, bilim ve teknolojideki gelişmeleri kullanarak depremin yıkıcılığını ve insan kayıplarını en aza indirecek başarıya ulaşmıştır. Bina yapımlarında bilimsel kuralları uygulayan Japonya’da insan ölümleri çok aza inerken; Endonezya, İran ve Türkiye’de yüzlerce insan ölmektedir. Depremin yıkıcılığını ağır şekilde yaşayan ülkeler bilim, akıl ve teknikten uzaklaşan ülkeler olmuştur” dedi.
ZARARI EN AZA İNDİREBİLİRİZ
Başkan Yıldırım, şunları ekledi: “Depremin yol açtığı hasarı en aza indirgemenin yolu, bilimsel, teknik gerekliliklerin tüm kriterlerini harfiyen yerine getirmekle mümkündür. Deprem bir doğa olayı. Bir doğa olayını engelleyemeyiz ama gerekli önlemlerin alınmasını sağlayabilir ve depremin vereceği zararı en aza indirebiliriz. Ülkemiz deprem kuşağında ve diyoruz ki; sağlıklı ve güvenlikli yapılarda yaşam hakkı en temel insan haklarından birisidir, deprem ve benzeri afetlerin açacağı zararları en aza indirgemenin bir tek yolu bilimdir, ülke genelinde içinde yaşadığımız binalar acilen kamusal deprem taramasından geçirilmelidir, hasarlı inşa edilen yapılar için acilen deprem vergisi kullanılarak önlemler alınmalıdır, deprem öncesi, deprem esnası ve sonrası yapılacakların planlanması ve bu planların gerekleri harfiyen yerine getirilmelidir, İmar Yasası’nın rantçı değil, sağlıklı kentler inşa etmek için yeniden düzenlenmelidir, deprem ve benzeri afetlerin yol açacağı zararları en aza indirmek devlet politikası olmalıdır.”