GÜNDEM

Rojin Kabaiş'in mezarı açılacak mı? Babadan 'fethi kabir' ve 'diatom testi' açıklaması!

Van'da 2024 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölüm nedeninin kesinleşmesi için diatom testi talep ettiklerini açıkladı. Testten sonuç alınamaması halinde fethi kabir işleminin gündeme geleceğini söyledi

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının suda boğulup boğulmadığının kesin olarak belirlenmesi amacıyla diatom testi için başvurduklarını belirtti. Kabaiş, adli tıp kurumundaki mevcut örneklerden sonuç alınamaması durumunda kızının mezarının yeniden açılmasını içeren fethi kabir işleminin değerlendirileceğini ifade etti.

DİATOM TESTİ NEDİR VE NEDEN TALEP EDİLDİ?

Baba Nizamettin Kabaiş, kızının ölüm nedeninin tam olarak netleşmesi için daha önce yapılmayan diatom testini talep ettiklerini belirtti. Test sayesinde Rojin'in suda boğularak mı yoksa durdurulan vital fonksiyonlar sonrası mı suya atıldığının belirleneceğini vurgulayan Kabaiş, ellerindeki otopsi verilerinde akciğerinde su bulunmadığı bilgisinin yer aldığını ve bu durumun cinayet şüphesini güçlendirdiğini ifade etti.

FETHİ KABİR (MEZARIN AÇILMASI) İŞLEMİ YAPILACAK MI?

Kabrin yeniden açılması sürecinin aile için zor olduğunu ancak belirsizliğin daha ağır bastığını dile getiren baba Kabaiş, şu ifadeleri kullandı:

"Kabrin yeniden açılması tabii ki zor olacak ama belirsizlik daha zordur. Sürekli 'suda boğulmadır' deniliyor. Ancak dosyadaki erkek DNA'sı ve akciğerinde su olmaması büyük kanıttır. Eğer adli tıptaki mevcut örneklerle diatom testinden sonuç alınamazsa mecbur kalıp son noktada fethi kabir yapacağız."

“TELEFON SİNYALLERİ ARAŞTIRILACAK”

Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, bir süre önce yeni avukatları Abdurrahman Karabulut ile Van’a gittiklerini ve diatom testi için başvurduklarını belirterek, “Daha önce diatom testi yapılmamıştı. Yeni avukatımız savcıdan bunu talep etti. Kameralar, beyaz araba, oda arkadaşının ifadesi gibi konuların üzerinde avukatımız duruyor. İnşallah olay çözülür. Çok eksik var. Daha önce bunları yapmamışlar. 2 senedir ben can çekişiyorum, acı çekiyorum. Evladımı katletmişler. Avukatımız Abdurrahman Karabulut üç gün Van'da kaldı. Onunla birlikte ben de gittim, savcılıkla görüştük. O kamera kayıtları, Rojin kaç gün orada kalmış, nereden nereye gitmiş, kiminle berabermiş; o kayıtların kopyasını aldı. Evde şu anda onları izliyor. Diatom testinin yapılmasını da talep etmiş. Yeni Adalet Bakanının da büyük emeği var. Dosya için cihaz göndermiş. Biz bunu da öğrendik savcıdan. O cihazla yani telefon sinyali yapılacak. O gece kimin telefonu orada sinyal vermişse onun ifadesi alınacak. Ondan sonra DNA testine bakılacak. Telefon sinyallerine bakılırsa olay kolaylıkla çözülür. Çözülmeyecek bir olay değil. Ama bize niye bu kadar acı çektiriyorlar?” dedi.

“KABRİNİN YENİDEN AÇILMASI ZOR OLACAK, AMA BELİRSİZLİK DAHA ZOR”

Fethi kabir işleminin kendileri için zor olduğunu belirten baba Kabaiş, “Değil 2 sene, arada 50 sene de geçse ben gene bu davanın peşini bırakmayacağım. Benim canıma da mal olsa ben mücadeleme devam edeceğim. Çünkü sürekli tehdit mesajları geliyor. Gönderenler kendilerince ‘Biz tehdit mesajı göndersek belki bu vazgeçer’ diyor, ama kesinlikle vazgeçmeyeceğim. Yani ben de ailem de çocuklarım da zor durumdayız. Bunun bir cinayet olduğu bellidir. 2 erkek DNA'sı tespit edilmişse bunun neresi intihardır? Her iki yönde de çalışma yapılıyor ama bu bir cinayettir. Kabrinin yeniden açılması tabii ki zor olacak ama belirsizlik daha zordur. Yani bir ölümün sebebi belli olmasa o daha zordur. Sürekli dile getiriyorlar ‘Suda boğulmadır’ diye. Mütalaa da bu şekilde. Mecbur, son noktaya gelirse kabri açacağız. Avukatla beraber biz bunu dile getirdik. Yani Rojin'in başına ne geldi biz halen daha bilmiyoruz. Erkek DNA'sı tespit edilmiş. Akciğerinde su yoktur. Bunlar büyük delil, kanıttır. Cumhuriyet başsavcısına da söyledim, ricada bulundum. Dedim ‘Artık daha yeter, bu dosyayı toparlayın’ diye. Açıklayın dedik. Akciğerinde su olmadığı resmi olarak dosyada yazıyor. Onu da bizimle paylaştılar avukatlar. Ama bazı yetkililer, Van'da yerel yetkililer, oradaki yetkililer istemiyor. Bu olayın çözülmesini istemiyorlar. Özellikle Van Üniversitesi’nin yönetimi, rektör ve oradaki müdürler, güvenlik amiri. Çünkü onların büyük ihmalleri vardır. Görevini kötüye kullanmışlar.7 saat sonra bize haber verdiler” diye konuştu.

“OĞLUM ASKERE GİTTİ, HALA ONA TEHDİT MESAJI GELİYOR”

Askerde bulunan oğluna da tehdit içerikli mesajlar gönderildiğini belirten Kabaiş, şöyle konuştu:

“Sürekli Van'a gidip geliyorum. Ankara'ya gidip geliyorum. Çocuklarım acı çekiyor. Benim oğullarımdan bir tanesi askere gitti. Hala ona tehdit mesajı geliyor. Biz bunu sürekli devlete söylüyoruz, ricada bulunuyoruz. Yani bir önlem alınsın. Bu tehdit eden kişileri de bulabilirler. Acaba o katillerle bir bağlantısı var mı yok mu diye. Bu neden tespit edilmiyor? Benim sesimi, Ankara duysun.