Seminerde konuşan Prof.Dr. Görgün, nükleer tekniklerle erozyon hızının tayin edilmesi ve çevresel uygulamaları hakkında bilgiler verdi. Nükleer tekniklerin çevresel uygulamaları ile ilgili çalışmalar yaptıklarını belirten Prof.Dr. Güngör, “Nükleer tekniklerle toprak hızının belirlenmesi ile toprak hareketinin miktar ve boyutunu gösteren güvenli sayısal veriler elde edilir. Toprak; ekosistemin devamı, insanoğlu ve diğer canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi için önemli bir kaynaktır” diye konuştu.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın 2015 verilerine göre960 yılından bu yana ekilebilir toprakların yüzde 30`unun kaybedildiğine ve aşınmış toprakların dünya genelinde yüzde 80’inin gelişmekte olan ülkelerde olduğuna değinen Prof. Dr. Görgün, “Ülkemizde erozyonun bu kadar şiddetli ve riskinin oldukça yüksek olmasının nedenleri; iklim, yağış yoğunluğu, sıcaklık, eğim, toprak özellikleri gibi etkenlerdir. Erozyon, toprağın üzerindeki bitki örtüsü ile yavaşlar. Devletimiz bu konuda gayet ilgili. Tarım ve Orman Bakanlığımızın düzenlemiş olduğu çölleşme ve erozyonla mücadele çalıştayına katıldık. Ayrıca konu ile ilgili pek çok kurumla ortak yürüttüğümüz TÜBİTAK projeleri bulunuyor” dedi. Ege Ajans