GÜNDEM

Türkeş’ten yangın uyarısı: Ot ve çalı artışı yakıt yükünü büyüttü

Prof. Dr. Murat Türkeş, 2026 yazında Ege, Akdeniz, Güneybatı Anadolu, İç Ege ve Güney Marmara’da yangın riskinin arttığını belirterek, ilkbahar yağışlarının yüzde 28 fazla gerçekleşmesinin ot ve çalı üretkenliğini artırıp yakıt yükünü yükselttiğini söyledi

Türkiye’de yaz aylarıyla birlikte orman yangını riski yeniden gündeme gelirken, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş 2026 yazına ilişkin bilimsel yangın risk değerlendirmesini paylaştı. Türkeş, Türkiye’nin özellikle batı ve güney kıyı bölgeleri ile iç kesimlerinde ciddi yangın riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Ardışık çok sıcak günler, kurutucu rüzgarlar, düşük bağıl nem ve yüksek yakıt yükünün bir araya gelmesi bizi aşırı yangın riskiyle karşı karşıya bırakıyor” dedi. Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde sıcaklık anomalisinin normalin yaklaşık 2 derece üzerinde olduğunu ifade eden Türkeş, İç Ege, Güney Marmara, Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu’da artışın daha belirgin olduğunu söyledi. İlkbahar yağışlarının Türkiye ortalamasında yüzde 28 fazla gerçekleştiğini, bunun ot ve çalı üretkenliğini artırarak yaz ayları için yakıt yükünü yükselttiğini belirten Türkeş, Yangın Hava İndisi değerinin de 30,1 ile yüksek risk sınıfına çıktığını vurguladı. Temmuz ve ağustos aylarının yüksek ve aşırı risk dönemleri olarak öne çıktığını kaydeden Türkeş, güçlü rüzgar ve düşük nem koşullarının büyük yangın olasılığını ciddi şekilde artırdığını ifade etti.

EGE VE AKDENİZ RİSK ALTINDA

Yangın riskinin özellikle batı ve güney bölgelerde yoğunlaştığını belirten Türkeş, birleşik risk haritasında Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları, Güneybatı Anadolu, İç Ege ve Güney Marmara’nın öne çıktığını söyledi. Türkeş, Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde ortalama sıcaklık anomalisinin yaklaşık 2 dereceye ulaştığını belirterek, “Özellikle İç Ege, Güney Marmara, Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu’da bu artış çok daha belirgin” dedi. Havanın kurumasına dikkat çeken Türkeş, buhar basıncı açığı anomalisinin 0,58 kilopaskal seviyesinde olduğunu ifade etti. Bu tablonun havanın daha kuru hale geldiğini, bitki ve toprak neminin azaldığını gösterdiğini vurgulayan Türkeş, kurutucu rüzgarların da yangınların büyüme riskini artırdığını belirtti.

YAKIT YÜKÜ RİSKİ ARTIRIYOR

İlkbahar yağışlarının normalin üzerinde gerçekleştiğini belirten Türkeş, Türkiye ortalamasında yağış anomalisinin yüzde 28 seviyesinde olduğunu söyledi. Batı ve Güney bölgelerdeki yağış fazlasının bitki örtüsünü artırdığını kaydeden Türkeş, bu durumun yaz aylarında yangınlar için yakıt yükü anlamına geldiğini ifade etti. Bitki örtüsü üretkenliğindeki artışa da dikkat çeken Türkeş, NDVI anomalisinin artı 0,24 olduğunu belirterek, “Normalden fazla yağış, ot ve çalı üretkenliğini artırmış durumda. Bu da yangın risk faktörü olan biyokütle kaynaklı yakıt yükünü yükseltiyor” diye konuştu.

TEMMUZ VE AĞUSTOS'A DİKKAT

Yangın Hava İndisi verilerinin de riskin arttığını gösterdiğini belirten Türkeş, yakıt nem içeriği, kuruluk göstergesi, yayılma indisi ve yakıt yükü indisi gibi tüm bileşenlerin normalin üzerinde olduğunu söyledi. Türkeş, genel Yangın Hava İndisi değerinin 30,1’e ulaştığını ve bunun yüksek risk sınıfında yer aldığını ifade etti. Mayıs ayından eylüle kadar yangın riskinin yükseldiğini belirten Türkeş, özellikle temmuz ve ağustos aylarının kritik olduğuna dikkat çekti. Türkeş, “Temmuz ve Ağustos dönemi yüksek risk ve aşırı risk dönemleri olarak öne çıkıyor. Bu dönemde güçlü rüzgar ve düşük nem koşulları büyük yangın olasılığını ciddi şekilde artırıyor” dedi. Riskin beş temel faktörle büyüdüğünü belirten Türkeş, “Ardışık yüksek ya da aşırı sıcaklık, kuruluk, yüksek yakıt yükü, kurutucu rüzgarlar ve yangının hızlı yayılma davranışı riski artırıyor. Türkiye 2026 yazında özellikle batı ve güney kıyı ile iç bölgelerde ciddi bir yangın riskiyle karşı karşıya” ifadelerini kullandı.