GÜNDEM

Üzüm üreticisi yeni sezona da borçla girdi

Salihli’de üzüm üreticilerinin yaşadığı sorunlara ilişkin basın açıklaması yapan Çiftçi-Sen Genel Sekreteri Bahri Öner, 2026 yılı kuru üzüm üretim maliyetinin en az 93 TL olduğunu belirterek referans taban fiyatın 151,50 TL olması çağrısında bulundu

KEMAL ÖZKURT  Üzüm üreticilerinin yeni sezon öncesi en önemli beklentilerinden biri olan kuru üzüm alım fiyatı açıklandı. Ancak üreticinin artan maliyetler nedeniyle beklediği fiyat ile açıklanan rakam arasındaki fark, tepkilere neden oldu. Çiftçi-Sen, açıklanan fiyatın üreticinin artan maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirterek Salihli’de basın açıklaması yaptı. Açıklamada, üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlar, artan girdi maliyetleri ve açıklanan alım fiyatının üretime etkileri ele alındı. Çiftçi-Sen Genel Sekreteri Bahri Öner tarafından okunan açıklamada, üreticilerin her yıl daha fazla borçlandığına dikkat çekilerek kuru üzümde üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat belirlenmesi çağrısında bulunuldu.

TARİŞ’İN 80 LİRALIK FİYATINA TEPKİ

Üreticilerin her hasat dönemine umutla başladığını ancak elde edilen gelirin maliyetleri karşılamaması nedeniyle borçlanmanın sürdüğünü belirten Öner, iklim krizinin de üreticilerin kayıplarını artırdığını söyledi. Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin yıllar içerisinde zayıflatıldığını ifade eden Öner, TMO’nun üzüm piyasasındaki rolüne ve TARİŞ’in bu yıl açıkladığı fiyata tepki gösterdi. Öner, "Üreticiler her yıl hasat dönemine umutla giriyor ancak hangi ürünü üretirse üretsin emeğinin karşılığını alamıyor, daha fazla borçlanıyor ve bir sonraki yıla borçla giriyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan aşırı soğuk ve don nedeniyle ciddi kalite ve verim kayıpları yaşandı. Üreticiler büyük borç yükü altında kaldı. 2000’li yılların başından bu yana Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin zayıflatılması, üreticinin pazardaki gücünü de azalttı. 2020 yılından itibaren TMO’nun üzüm piyasasına girmesiyle birlikte TARİŞ gibi üretici örgütlerinin rolü daha da geriledi. TMO’nun kuru üzümleri işleyip ihraç etmek yerine tüccarlara ve TARİŞ’e sattığı bir süreç yaşandı. Bu yıl ise TMO tamamen sessiz durumda. TARİŞ’in kuru üzümde açıkladığı avans fiyat 2024 yılında00 TL, 2025 yılında20 TL iken 2026 yılında brüt 80 TL olarak açıklandı. Üstelik TARİŞ’in tüm ortakların ürününü almayacağı, öncelikle kuruma borcu bulunan ortakların ürünlerine yöneleceği ve borç miktarından daha fazla alım yapmayacağı belirtiliyor. Üretim maliyetleri de önceki yıllara göre yüzde 40 ila 60 oranında arttı. Özellikle mazot ve tarımsal girdilerdeki artışlar üreticinin yükünü daha da ağırlaştırdı. Maliyetler yükselirken alım fiyatının düşürülmesi, küçük üreticiyi üretimden uzaklaştıran politikaların bir parçasıdır. Üreticinin bağını sökmesi, toprağını düşük fiyata enerji, madencilik ve gıda şirketlerine satması ve sonunda kendi toprağında işçi haline gelmesi isteniyor” dedi. Öner, enerji ve madencilik yatırımlarının da tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturduğunu savunarak bu yatırımlar nedeniyle artan çevresel sorunların üreticinin girdi maliyetlerini yükselttiğini ifade etti. Şaraplık üzüm üreticilerinin de ürünlerini işleyip satamadığını belirten Öner, üreticilerin şarap işletmelerinin belirlediği fiyatlara bağımlı bırakıldığını söyledi.

KURU ÜZÜMDE51,50 LİRA TALEBİ

Çiftçi-Sen’in kuru üzümde 2026 yılı için üretim maliyetini 93 TL olarak hesapladığını belirten Öner, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için maliyetin üzerine kâr ve insanca yaşam payının eklenmesi gerektiğini söyledi. Buna göre referans taban fiyatın en az51,50 TL olması gerektiğini belirten Öner, "2026 yılında kuru üzümün ortalama üretim maliyetinin en az 93 TL olduğunu söylüyoruz. Bu maliyetin üzerine yüzde 25 üretici kârı ve yüzde 30 insanca yaşam payı eklenmelidir. Amortisman ve çıplak arazi faizi hesaba katılmadan kuru üzümde referans taban fiyat en az51,50 TL olmalıdır. Fiyat belirleme süreçlerinde üretici sendikalarının ve üretici örgütlerinin söz ve karar hakkı olmalıdır. TARİŞ yeniden üretici merkezli bir yapıya kavuşturulmalı, üreticiler ürünün üretiminden satışına kadar bütün süreçlerde söz sahibi olmalıdır. TARİŞ kuru üzüm alımına yeniden başlamalı ve üreticinin referans fiyatını esas alan destekleme alımı yapılmalıdır. Şaraplık üzüm üreticilerinin de ürünlerini yasal olarak işleyip satabilmesinin önü açılmalı ve bu alanda üreticiye destek verilmelidir. Tarım alanlarında enerji ve madencilik faaliyetlerine izin verilmemeli, mevcut faaliyetler sonlandırılmalıdır. Üreticiyi dolandıran şirket ve kişilere karşı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, Tarım Sigortaları Kanunu üreticiyi koruyacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Agroekolojik üretim kamu tarafından desteklenmelidir. Biz üreticilerin ekonomik ve özlük haklarının geliştirilmesi, üreticinin üretimde kalabilmesi ve gıda egemenliğinin sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, gıda egemenliği hemen şimdi, köylü hakları hemen şimdi” ifadelerini kullandı.