Çalışma hayatını yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza atan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izinlerin bölünmesi ve haklı fesih şartlarına son noktayı koydu. Yargıtay, işçinin kendi talebi ve rızasıyla0 günden kısa sürelerle kullandığı yıllık izinlerin, sözleşmeyi haklı nedenle feshetme gerekçesi olamayacağını belirterek alt mahkemenin çalışan lehine verdiği kıdem tazminatı kararını bozdu. Kararla birlikte, kendi isteğiyle kısa süreli izin kullanan işçilerin bu durumu gerekçe göstererek tazminat almasının önüne geçilmiş oldu.
İŞÇİNİN TALEBİ VE RIZASI BELİRLEYİCİ OLDU
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2026 yılında verdiği495 sayılı kararda, yıllık ücretli izinlerin bölünerek kullandırılmasıyla ilgili uyuşmazlık ele alındı.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesine göre yıllık ücretli izin, işveren tarafından bölünemiyor. Ancak tarafların anlaşması halinde izin sürelerinin bölünebilmesi mümkün. Bu durumda bölünen izinlerden birinin en az0 gün olması gerekiyor.
Yargıtay, somut olayda işçiye kullandırılan izinlerin0 günden kısa sürelerde olduğunu tespit etti. Ancak izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla bölündüğüne dikkat çekti.
İŞVERENİN İZİNLERİ ZORLA BÖLDÜĞÜ KANITLANAMADI
Kararda, işçinin daha uzun süreli izin kullanmak istediğini en az bir ay önceden yazılı olarak işverene bildirdiğinin ve işveren tarafından bu talebin daha kısa süreye indirildiğinin kanıtlanamadığı belirtildi.
Ayrıca işverenin uzun süre boyunca hiç izin kullandırmadığı veya işçinin izin taleplerini gerekçesiz şekilde reddettiği yönünde de yeterli delil bulunmadığı ifade edildi.
Yargıtay, yerleşik uygulamasına atıf yaparak, işçinin talebi doğrultusunda0 günden kısa sürelerle kullandırılan yıllık izinlerin geçerli olduğunu değerlendirdi.
68 GÜNLÜK KULLANILMAYAN İZİN İDDİASI
Dava dosyasına göre işçi,6 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında davalı şirkette gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştı.
İşçi, çalışma süresi boyunca yıllık izin taleplerinin iş yoğunluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, kendisine bir defada en fazla altı gün izin kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerinin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü.
Toplam 68 günlük kullanılmayan yıllık izni bulunduğunu belirten işçi, izinlerin gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu. İşçi ayrıca ödenmediğini ileri sürdüğü primleriyle birlikte kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin tahsilini talep etti.
İLK DERECE MAHKEMESİ İŞÇİYİ HAKLI BULDU
İlk derece mahkemesi, imzalı izin talep formlarına göre işçinin toplam 48 gün yıllık izin kullandığını belirledi.
Mahkeme, işçinin kıdem süresi dikkate alındığında toplam30 gün yıllık izne hak kazandığını ve 82 günlük kullanılmayan izin bulunduğunu kabul etti.
Yıllık izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı sonucuna varan mahkeme, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine karar verdi. Bu kapsamda işçi lehine kıdem tazminatı ile 82 günlük yıllık izin ücretine hükmedildi. Prim alacağı ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildi.
YARGITAY KARARI BOZDU
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece mahkemesinin kararını bozdu.
Yüksek Mahkeme, işçinin kullandığı kısa süreli izinlerin kendi talebi ve rızasıyla gerçekleştiği kanaatine vardı. Bu nedenle söz konusu izinlerin tek başına işverenin yıllık izin yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmeyeceğini değerlendirdi.
Yargıtay, işçinin yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığı sonucuna ulaşarak kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.