KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - Türkiye’de son yıllarda aile yapısı önemli bir değişim ve sarsıntı sürecinden geçiyor. TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre, evlenme oranları düşerken boşanma sayıları 193 bin 793 ile son 25 yılın zirvesine ulaştı. Bu tablo karşısında çıkış yolu arayan çiftler, aile danışmanlık ofislerinde yoğunluk oluşturmaya başladı. Özellikle son dönemde aile danışmanlarına başvurularda belirgin bir artış olduğunu ifade eden Aile Danışmanı Merve Yüksel, başvurularda en sık karşılaştıkları konuların tahammülsüzlük, karşılanmayan beklentiler, ekonomik baskılar ve kök ailelerin ilişkiye müdahalesi olduğunu belirtti. Uzun çalışma saatleri ve hayat koşullarının çiftler arasındaki anlayışı zayıflattığını kaydeden Yüksel, evlilik öncesinde netleştirilmeyen roller ve yaşam beklentilerinin zamanla ciddi çatışmalara dönüştüğünü ifade etti.
İZMİR İLK SIRADA
Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı, 2024 yılında binde 6,67 iken 2025 yılında binde 6,43 olarak gerçekleşti. Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 iken 2025 yılında 193 bin 793 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı, 2024 yılında binde 2,21 iken 2025 yılında binde 2,26 olarak gerçekleşti. Kaba boşanma hızının 2025 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir oldu. Bu ili binde 3,21 ile Antalya, binde 3,14 ile Denizli izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi.
EKONOMİ VE BEKLENTİLER
Aile danışmanlarına yapılan başvurularda tahammülsüzlük, beklentiler, ekonomi ve kök aile gibi sorunların başı çektiğini söyleyen Yüksel, “Hayat mücadelesi, uzun çalışma saatleri ve yorgunluk karşılıklı anlayış ihtiyacını artırıyor. Örneğin, çalışan ve çocuğu olan bir kadın ev işleri veya çocuk bakımı konusunda eşinden destek göremiyorsa, bu durum bir süre sonra tahammülsüzlüğe dönüşüyor. Aynı şekilde ekonomik faktörler, yönetilemeyen borçlar veya partnerlerden birinin sürekli borçlanması diğer taraf için yorucu olabiliyor. Danışmanlık süreçlerinde en sık gördüğümüz nedenlerden biri başlangıçta sorun olarak görülmeyen beklentilerin zamanla uyuşmamasıdır. Eşinizden evde yemek yapan geleneksel bir rol mü bekliyorsunuz, yoksa hayatı her alanda paylaşacağınız bir yol arkadaşlığı mı? Bu beklentilerin evlilik öncesi netleştirilmemesi, boşanma riskini büyük oranda artırır” diye belirtti.
KİŞİLERİ ETKİLEYEBİLİYOR
Pek çok kişinin çevresindeki olumsuz örneklerden etkilenerek başvurduğunu belirten Yüksel, “Kişiler, anne ve babamınki gibi bir evlilik istemiyorum ya da bir sürü arkadaşım evlendi boşandı, ben öyle bir evlilik istemiyorum diyerek gelenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok. Sağlıklı bir evlilik için nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda sorgulayanlarla güzel yol alıyoruz. Bu süreçte kişi aslında sadece evliliği değil, kendini de keşfediyor. Şunu unutmamak gerekir ki aile danışmanlığının amacı sadece bireyleri barıştırmak değildir; biz bir arabulucu gibi görev yapmıyoruz. Temel amacımız, kişilerin farkındalığını artırmak ve kendi iletişim becerilerini güçlendirmektir” ifadelerini kullandı.
ASIL AİLEYİ KABUL ETMELİYİZ
Artışların bir sebebinin de üçüncü kişiler, yani kök aileler olduğuna dikkat çeken Yüksel, “Bir partnerin ailesi ilişkiye fazla dahil olduğunda, diğeri bunu bir sınır ihlali olarak algılıyor. Bu noktada destek alınması kritik, çünkü konuşulmayan sorunlar ileride daha büyük krizlere yol açıyor. Temel kural şudur: Partnerimizle kurduğumuz yeni ailenin, artık bizim ‘asıl ailemiz’ olduğunu kabul etmeliyiz. Kök aile ile yeni kurulan aileyi ayırt etmek çok önemli. Ailelerin, çocuklarının artık bağımsız bir yapı kurduğunu kabul etmesi gerekir. Sınır çizmek, ‘hiçbir şekilde dahil olamazsınız’ demek değildir. Fikirleri dinleyip saygı duymak ama kendi kuracağımız ailede kararları bizlerin vermesi arasındaki dengeyi kurabilmektir” dedi.
İNTERNETTEN TEŞHİS KOYMA DÖNEMİ
Psikolojik rahatsızlıklarda olduğu gibi ilişkilerde de “Evet, bizde bu problem var” diyerek hazır teşhislerle gelindiğini ifade eden Yüksel, “İnternet üzerinden görülen bir teşhisi kendimize koymak yerine bir uzman hekimden bu görüşü almak bizim için önemli. Tabii bu farkındalığın faydaları olduğu kadar zararları da olabiliyor. Ancak insanların kendi iç dünyalarına dönmesi ve ilişkilerini sorgulaması başvuruları artırıyor. Ekonomik sıkıntılar veya kişilerin kendi kök ailelerindeki problemleri fark etmesi de önemli bir etken haline geldi. ‘Annem ve babam böyleydi ama ben böyle olmak istemiyorum’ diyerek gelen kişinin farkındalığını bu süreçte çok değerli buluyorum” diye konuştu.
DESTEK ALINMALI
Genelde problemlerin çıkmaza girdiği aşamada kapılarının çalındığını belirten Yüksel, “Bazı noktalar var ki, artık geri döndürülmesi çok güç olabiliyor; çünkü duygular, güven ve saygı ciddi şekilde yıpranmış oluyor. Bu gibi durumlarda elimizden çok bir şey gelmeyebiliyor. Oysa sorunlar kronikleşmeden, krizler büyümeden gelinirse orada çok daha net bir yol izleyebiliyoruz. Bizim öncelikli çalışma alanımız iletişim kalıpları, değerler ve bir ilişkinin sağlıklı şekilde nasıl ilerletilebileceğidir. Bu nedenle sorunların birikmesine izin vermeden farkındalık kazanmak sürecin en önemli kısmını oluşturuyor” dedi.