İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ortaklığı ile işletilen ve raylı sistemle toplu ulaşım hizmeti verilen İZBAN’da, çalışanların, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde önerilen yüzde 22’lik ücret zamlarını kabul etmeyerek başladıkları grevde dördüncü güne girildi. Seferler, greve katılmayan az sayıda personelle Çiğli-Adnan Menderes Havalimanı arasındaki güzergahta 24 dakikada gerçekleştiriliyor. Vatandaşlar işlerine geç kalmamak için özel araçlarını, sefer sayıları arttırılan belediye otobüslerini, metro, tramvay ve vapurları tercih ediyor. Bu yüzden sabah saatlerinde hem trafikte, hem de tercih edilen bu ulaşım araçlarında normalin dışında yoğunluk yaşanıyor. İzmirliler, taraflara bir an önce uzlaşmaları çağrısında bulunuyor. İZBAN’daki grev nedeniyle dört günlük zararın 1 milyon 420 bin lira olduğunu belirten Demiryol-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Hüseyin Ervüz ise, “Biz kararımızdan geri dönmeyeceğiz. İZBAN işçisine hak ettiği ücretin biran önce verilmesini talep ediyoruz” çağrısında bulundu.
ZARAR 1 MİLYON 420 BİN TL
Sefer sayılarının 24’e düşmesi nedeniyle İZBAN’da 4 günlük zararının 1 milyon 420 bin liraya yaklaştığını ifade eden Demiryol-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Hüseyin Ervüz, “Henüz bir gelişme yok. Grevin yapılmış olması, işvereni karlı hale getirdiği düşünülüyor bence. 7 tane taşerondan kiralanan makinistle 24 sefer yapıyorlar, 269 sefer yerine… İşçiye ücret ödemekten kurtulduklarını düşünüyorlar. Yetkililer bizimle henüz irtibata geçmedi. Medya üzerinden bizimle konuşuyorlar. Vatandaşlar arasında bizi destekleyenler de var sitem eden de. Örgütsüz oldukları için asgari ücretle çalışmak zorunda olduklarını unutuyorlar. Sen beni nasıl mağdur edersin diyorlar. Benim asgari ücret aldığım yerde senin fazladan ücret istemen ne kadar mantıklı diyorlar. İyi ama o zaman asgari ücret de artmasın diyeceksin… Sen hayatından memnunsan ben ne diyeyim. Biz kararımızdan geri dönmeyeceğiz. İZBAN işçisine hak ettiği ücretin bir an önce verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
KOCAOĞLU’NA TEPKİ
Ayrıca İZBAN çalışanlarına da bir çağrı yaparak, “Bu kriz ortamında herkes sıkıntılı bir süreç yaşarken, bütün kurumların kısa dönemli de olsa en güçlüsünden en güçsüzüne kadar finans sıkıntısı yaşadığı bir süreçte yüzde 22 zam, fedakarlıkla verilen bir zamdır. Bunun kıymetinin bilinmesi gereklidir. Burada grevi sonlandırmalarını ve TİS’i imzalamalarını, hem sendikacı hem de İzmir’in bir sakini olarak kendi kaderiyle kentin kaderini birleştiren işçi arkadaşlarımın, bir an evvel zamlı ücretlerini alarak yeniden çalışmaya geçmesini diliyorum” ifadelerini kullanan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na sendikadan tepki geldi.
Demiryolu İşçileri Sendikası İzmir Şubesinden yapılan açıklamada Toplu İş Sözleşme (TİS) görüşmelerinden uzlaşma çıkmaması üzerine geçtiğimiz pazartesi grevin demokratik ve kanuni bir hak olduğu, demokrasiyi içine sindiren herkesin buna saygı duyması gerektiği belirtildi. Yaşanan süreçte “hiç beklemedikleri kişilerden emeğe karşı saldırılarla karşılaşıldığının” bildirildiği açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun açıklamalarının da üzüntü yarattığı ifade edildi.
Açıklamada, Kocaoğlu’nun İZBAN işçisine yapılacak zammın hükümetin politikasına uygun olması gerektiği yönünde açıklamalarda bulunduğu ileri sürülerek, şunlar kaydedildi: “Sayın Başkan’a her şeyden önce hükümetin değil ana muhalefet partisinin temsilcisi olduğunu hatırlatmak isteriz. Mensubu olduğu CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TBMM’deki bütçe görüşmeleri sırasında CHP’li belediyelerde asgari ücretin net 2 bin 200 lira olacağını açıkladı. Bu 2 bin 790 lira brüt asgari ücret demek. Asgari ücretle çalışmak demek her işçiyi bu ücretle çalıştırmak demek değildir. İZBAN işçisinin ücretleri ülkemizdeki diğer şehir içi raylı taşımacılık işçilerinin ücretlerine yaklaşamıyor bile. Asgari Ücret Komisyonu’nun verdiği karar yetseydi Kılıçdaroğlu, 2 bin 200 lira asgari ücreti açıklamazdı.”
Açıklamada, greve yönelik tepkilere de dikkat çekilerek, “İzmir halkı nasıl 1,25 liralık ekmeği 75 kuruşa satmadığı için bakkala kızmıyorsa İZBAN işçisine de kızmamalıdır” ifadelerine yer verildi.