İZMIR

Başkan Tugay'dan şehir hastanesi çıkışı: "Ülkeye atılmış en büyük kazıktır"

İzmir İl Danışma Kurulu toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, şehir hastanelerinin devlet eliyle değil müteahhitler aracılığıyla yapıldığını belirterek, "Şehir hastaneleri bu ülkeye atılmış en büyük kazıklardan biridir" dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Danışma Kurulu toplantısı, Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya Genel Başkan Yardımcıları Murat Bakan, Yankı Bağcıoğlu, Gökçe Gökçen ve Güldem Atabay’ın yanı sıra PM Üyesi Ednan Arslan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kültür ve Turizm Politika Kurulu Başkanı Seda Kaya Ösen ile İzmir Milletvekilleri Salih Uzun, Deniz Yücel, Tuncay Özkan ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç katıldı. Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları ve meclis üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda, partinin yerel ve genel politikaları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Türkiye’deki sağlık sisteminin alarm verdiğini ve şehir hastaneleri projesinin hazine üzerinde büyük bir yük oluşturduğunu ifade ederek sert eleştirilerde bulundu.

DEVLET YAPMADI MÜTEAHHİDE YAPTIRILDI

Şehir hastanelerinin mülkiyet ve yapım süreciyle ilgili gerçeğin halktan gizlendiğini savunan Başkan Tugay, “Doktorun biliyorsunuz sağlık hizmeti şu anda yerlerde sürünüyor. İlçe hastanelerinde doktor çok azaldı, bazı yerlerde hiç kalmadı. Şimdi şehir hastanesi açtık diye övünüyorlar ya; şehir hastaneleri bu ülkeye atılmış en büyük kazıklardan biridir. İnsanlar zannediyor ki o hastaneyi devlet yaptı. Hayır, devlet yapmadı, bir müteahhide yaptırıldı. Arazi devletin, toprak devletin ama üzerine binayı müteahhit yapıyor. Karşılığında ise 25 yıl boyunca çok yüksek miktarlarda kira ödeme garantisi veriliyor. Türk Tabipleri Birliği’nin hesaplamalarına göre 2,5 yıllık kira bedeli zaten hastanenin maliyetini karşılıyor. Geri kalan 22-23 yıl boyunca halkın parası kira olarak ödenecek” dedi.

DOLULUK GARANTİSİ İÇİN HASTANELER KAPATILIYOR

Şehir hastanelerindeki %70 doluluk garantisinin karşılanması için mevcut devlet hastanelerinin işlevsiz bırakıldığını belirten Tugay, “Bozyaka Hastanesi boşuna kapanmıyor. İnsanları zorla şehir hastanelerine göndermeye çalışıyorlar çünkü yüzde 70 doluluk garantisi verilmiş. Müteahhit sadece binayı yapmıyor; hastanenin röntgenini, laboratuvarını, yemeğini, güvenliğini ve temizliğini de o işletiyor. Yani hastaneden kâr ediyorlar. Karabağlar’da vatandaş benden şehir hastanesine gitmek için otobüs hattı istiyor. Yakınındaki hastaneye randevu verilmiyor, vatandaş uzaklara mahkûm ediliyor. Bir çocuk doğduğu andan 25 yaşına gelene kadar onun parasıyla bu sistem beslenecek. Bu kadar vergi toplayan bir devletin hastane yapacak parası nasıl olmaz?” diye sordu.

SORUN ÇÖZMEK YERİNE SADAKA DAĞITIYORLAR

Hükümetin ekonomik başarısızlıklarını algı çalışmalarıyla örtmeye çalıştığını ifade eden Tugay, “İşsizlik, enflasyon, yüksek faiz ortada ama yatırım yok. Habire bir şeyleri satıp oradan gelen parayla seçim yatırımı yapmaya çalışıyorlar. Kimsenin sorununu çözmek için adım atmıyorlar, sadece millete sadaka dağıtıyorlar. O trollere verdiğiniz paralar gözünüze dizinize dursun; o paralar milletin cebinden çıkıyor. Başarısızlıklarını yalanla, iftirayla ve algı çalışmalarıyla kapatmaya çalışıyorlar. Rakip olarak gördükleri Cumhuriyet Halk Partisi’ni de her şeyden sorumlu tutmaya çalışıyorlar. Enflasyondan mı biz sorumluyuz? Yoksulluktan mı, eğitimden mi biz sorumluyuz?” eleştirisinde bulundu.

CHP TÜRKİYE’Yİ KURTARMANIN ÇATISIDIR

Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkın tek umudu haline geldiğini söyleyen Tugay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Ben işimi, hayatımı bıraktım; partime mutfağından hizmet etmek için yola çıkmıştım. Şimdi onur verici bir görevdeyim ve bu göreve sahip çıkmak için elimden geleni yapıyorum. Bir sürü insan işini gücünü bırakıp CHP çatısı altında toplandı çünkü artık işin sağlı solu kalmadı; herkes Türkiye’yi kurtarmaya çalışıyor. Bu gücü kırmak için yalan, iftira, tehdit ve tutuklamalarla üzerimize geliyorlar. Sosyal medyada parayla yayın yapan sahtekâr hesaplar üzerinden algı yaratıyorlar. Ama biz susmayacağız, bu ülkenin geleceği için mücadele etmeye devam edeceğiz.”