İZMIR

Buca’da emekçiler ayakta: 7 aylık alacak için iş bırakma uyarısı

Buca Belediyesi’nde 7 aydır ödenmediği belirtilen TİS alacakları için belediye emekçileri gerçekleştirdikleri eylem ile bugün alacakları ödenmezse yarın iş bırakacaklarını duyurdu

Berkay Erden - Buca Belediyesi’nde 7 aydır ödenmediği belirtilen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) alacakları için belediye memurları eylem gerçekleştirdi. Tüm Bel-Sen, Tüm Yerel-Sen ve Birlik Yerel-Sen öncülüğünde bir araya gelen memurlar haklarının ödenmesini talep ederek belediye binası içinde sloganlar attı. Bina içindeki eylemin ardından bina önüne basın açıklaması yapmak için çıkan sendikalar, bugün haklarının ödenmemesi durumunda iş bırakacaklarını açıkladı. Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aynur Özkaya yaptığı açıklama ile emekçilerin kredi çekerek yaşamak zorunda kaldığını belirtirken, Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Genel Sekreteri Özgür Duran ve Birlik Yerel-Sen Genel Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak ise tasarrufun emekçi üzerinden yapılmasına tepki gösterdi.

ÖZKAYA: TUTARLI OLUNMALI

Siyasilerin söylemleri ile yaptıkların tutarlı olması gerektiğini belirten Özkaya, “Emekçileri Dayanışmamızın beşinci gününde 2 No’lu şube yönetimi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ülkemizi yöneten ve yönetmeye talip olanların görevi biz emekçilerin alım güçlerini ve geleceklerini korumaktır. Fakat ne yazık ki bugün burada Buca’da, Konak’ta, Karşıyaka’da ve daha birçok yerde mevcut emeğimizin hakkını tam olarak alamamış bulunmaktayız. Biz burada emeğimizin karşılığını alamayan emekçiler olarak beş gündür bir araya geliyoruz. Meydanlarda hak, hukuk, adalet söylemlerinde bulunanlar öncelikle bizim haklarımızı vermemektedir. Göstermelik hareketler samimi değildir. Beklentimiz, söylenenlerle yapılanların tutarlı olmasıdır. Ülke olarak böylesi zor süreçlerden geçtiğimiz şu günlerde Buca Belediyesi’nin sosyal denge tazminatını yedi aydır ödemeyerek emekçileri açlığa ve sefalete mahkûm etmek istediği açıkça görülmektedir. Buca Belediyesi’nin bu tutumu demokratik ve halkçı belediyecilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Emekçiler tüm zorluklara rağmen özveriyle Buca halkına hizmet yürütürken hak ettikleri ücretin gasp edilmesi yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir sorundur. Bizler biliyoruz ki sosyal denge tazminatı bir lüks değil, bir haktır” şeklinde konuştu.

KREDİ ÇEKMEK ZORUNDA KALIYORLAR

Kötü ekonominin sorumlusunun kendileri olmadığını ancak sonuçlarına kendilerinin katlanmak zorunda kaldığını belirten Özkaya, “Ortada ne ödemeler yapılmış ne de geriye dönük alacaklarımıza yönelik herhangi bir adım atılmıştır. Kimimiz kredi çekerek, kimimiz kira ve borçlarını ödeyemeyerek bugün burada bulunuyoruz. Bu fahiş zamların yaşandığı ortamda emekçilerin de bu krizin içinde bulunduğu, krizi yaratan değil sonuçlarıyla boğuşan taraf olduğu unutulmamalıdır. Belediyenin acilen bir ödeme takvimi oluşturup emekçilere iletmesi gerekmektedir. Daha önce söylendiği gibi kötü günlerin geride kalacağı ifade edilse de ne yazık ki bizler için daha zor günler kapıdadır. Beş gündür buradayız ve hakkımızı alana kadar burada olmaya devam edeceğiz. Onurumuzu ve çalışanların hakkını savunmaya devam edeceğiz. Sosyal denge tazminatlarımız derhal yatırılmadığı takdirde üretimden gelen gücümüzü kullanarak yarın iş bırakacağız” dedi.

DURAN: BU MUDUR EŞİTLİK

Çalışanların hakkının ödenmediğini ancak kamu harcamalarında da kısıtlamaya gidilmediğini belirten Duran, “Buca Belediyesi bünyesinde görev yapan kamu emekçilerinin 7 aydır ödenmeyen sosyal denge tazminatlarını, iki yıldır yatırılmayan arazi tazminatlarını ve ödenmeyen performans ücretlerini dile getirmek için bir aradayız. Emekçinin hakkı ödenmiyor, alın teri hiçe sayılıyor. Hizmeti aksatmayan, bu kentin yükünü omuzlayan, alın teriyle yaşayan bizlere reva görülen bu muameleyi asla kabul etmiyoruz. Sosyal denge tazminatı bir lütuf değildir. Bu hak, toplu sözleşme ile kazanılmış, yasal güvence altına alınmış bir haktır. Bu hakkı ödememek hem hukuksuzluktur hem de açık bir yönetim zaafıdır. Bir yanda bitmeyen harcamalar, bitmeyen ihaleler, bitmeyen personel alımları; diğer yanda evine ekmek götürmekte zorlanan, ay sonunu getiremeyen emekçiler var. Buradan sayın belediye başkanına soruyoruz: Bu mudur adalet? Bu mudur eşitlik? Bu kurumda memur emekçileri neden hep üvey evlat muamelesi görmektedir? Alacaklarımız ile ilgili işçisiyle, memuruyla Buca Belediyesinde yapılan bu haksızlığı Buca halkının vicdanına bırakıyoruz. Biz tüm yerel süreçlerde her zaman emekten, hukuktan ve adaletten yana olduk. Dün de böyleydik, bugün de aynı kararlılıkla buradayız. Buradan çağrımızı yineliyoruz: Kamu emekçisinin hakkını bir an önce ödeyin. Daha fazla emekçinin hakkını gasp etmeyin. Alın teri üzerinden tasarruf yapmayın. Bizim davamız bir maaş meselesi değildir. Bizim davamız onur davasıdır. Bizim davamız ekmek davasıdır. Bizim davamız geleceğimizin davasıdır. Haklarımız eksiksiz ve geriye dönük olarak ödenene kadar demokratik ve meşru zeminde mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

ALTINKAYNAK: TABLONUN SORUMLUSU EMEKÇİ DEĞİL

Belediyenin kamu hizmeti yapan emekçilerin hakkını gözetmek zorunda olduğunu dile getiren Altınkaynak, “Bugün itibarıyla Buca Belediyesi emekçileri, yedi aydır alamadıkları alacaklarının haklı mücadelesi içindedir. Neyi bekliyorsunuz? Aklınıza gelen ilk tasarruf neden buradaki emekçinin cebinde oluyor? Mücadeleyi bilmezseniz, memuru bilmezseniz Buca’ya hizmet edemezsiniz. Çünkü siz bu emekçiyle varsınız. Bu belediyenin yüz akı emekçilerdir; onlar bu emeği verirken siz o koltuklarda rahat rahat oturamazsınız. Bu emeğin hakkını gözetmek yöneticiler olarak sizin boynunuzun borcudur. Hâlâ fırsatınız var. Sendikalar arasında ayrım yoktur; A sendikası da birdir, B sendikası da birdir. Çünkü söz konusu olan emekçidir. Bu yüzden sözlerinizin arkasında durun. Emekçi bu tablonun sorumlusu değildir. O nedenle Sayın Başkan’ı ve yöneticileri bir kez daha buradan, sendikalar olarak, burada ter döken, alın teri veren emekçilerin hakkını derhal ödemeye davet ediyorum” diye konuştu.