İZMIR

Büyükşehir’de gergin gündem: Sarı zarf ve ulaşım zammı tartışması

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı oturumunda Kemalpaşa’daki tarım ve hayvancılık ihtisas alanına ilişkin imar planı tartışmalara sahne oldu. AK Parti’li Hüsnü Boztepe’nin “CHP’li üyelere sarı zarf gelecek” sözleri mecliste gerginliğe neden olurken, toplantıda ulaşım zamları, yeni taksi plakaları ve İZBETON’un sermaye artışı da görüşüldü.

Berkay Erden / İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Mart ayı olağan toplantısının üçüncü birleşimini bugün Kültürpark içerisinde yer alan Belediye Meclis Salonunda gerçekleştirdi. Birleşime İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Zafer Levent Yıldır başkanlık ederken, birleşim Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Bağımsız meclis üyelerinin katılımı ile gerçekleşti. Meclis oturumunda Kemalpaşa’daki tarım ve hayvancılık ihtisas alanına ilişkin imar planı görüşülürken, AK Parti Foça Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe’nin “CHP’li üyelere sarı zarf gelecek” sözleri üzerine mecliste gergin anlar yaşandı. Tartışmaların ardından söz konusu plan oyçokluğuyla kabul edilirken, oturumda ayrıca ulaşım zamları, yeni taksi plakaları, İZBETON’un sermaye artışı ve bayramda toplu ulaşıma yapılacak indirim gibi gündem maddeleri de görüşüldü.

BOZTEPE: CHP’Lİ ÜYELERE SARI ZARF GELECEK

Komisyondan gelen raporların görüşülmeye başlandığı mecliste AK Parti Foça Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe, Kemalpaşa ilçesi, Halilbeyli Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu ve Plan Açıklama Raporu üzerine aldığı sözde oy çokluğu ile geçen maddenin yargı konusu olacağını söyledi. Boztepe, “Aslında yok hükmünde olan bir plan üzerine yani mahkemeler tarafından iptal edilen bir plan üzerine konuşacağız. Geçen gün komisyon başkanı Nilüfer Hanım dedi ki, ‘komisyon kararları gizlidir, dışarıya sızmamalı’ Aslında komisyonlar bütün halka açıktır, herkes katılabilir sadece oy ve konuşma hakkı yoktur. Ben aslında burada Sayın Tugay’ın olmasını isterdim. Yarın bir gün dava açıldığında müfettişler geldiğinde CHP’li üyelere sarı zarf gelecektir. Bunu şimdiden söylüyorum” dedi. Bu sözler üzerine CHP sıralarından tepkiler yükselirken, araya giren Yıldır, ”Bu bir tehdit mesajıdır. Bu doğru bir tarz değil. Lütfen bundan vazgeçin” ifadelerini kullandı. 
Konuşmasında devam eden Boztepe, “Mahkeme kararı olmasa haklısınız hiç kimse yargılanmazdı ancak mahkeme kararı var. Biz bu karala oradaki halka, yatırımcılara bir iyilik falan yapmıyoruz. 39 sayfalık bilirkişi raporunu çöpe mi atacaksınız? Burada diyor ki ‘mutlak korunması gereken tarım alanı’. Biz plan yapılmasına karşı değiliz ancak yapılan plan bölgenin ruhuna aykırı olmamalı. Sayıca fazlasının bugün bu maddeyi geçireceksiniz. Burada bir protokol yapıldığı söyleniyor. Bunun altında imzası olan herkes yargılanır. Ben sizi yanlıştan dönmeye çağırıyorum. Hakan Bey’de söyledi gelin üzerine konuşalım düzgün bir plan yapalım oybirliği ile geçirelim. Gelin bunu hukuk komisyonuna iade edelim orada konuşulsun” dedi.

AŞIK: AMAÇ ÜRETİMİ DESTEKLEMEK

Konu üzerine söz alan CHP Karşıyaka Meclis Üyesi Nilüfer Bakoğlu Aşık, hazırlanan plan ile amacın tarım ve hayvancılık konusunda ilerlemek olduğunu söyledi. Planlar konusunda ÇED gerekli değildir raporu da bulunduğunu dile getiren Aşık, “tarıma dayalı sanayi tesislerin yer aldığı yerler tarım ihtisas bölgesi olarak geçer. Buralar genelde 3 politik aracın kesişmesiyle oluşur. Bu bölgeler Tarım Orman Bakanlığı tarafından üretilen politikalar çerçevesinde şekillenir. Bu alanların belirlenmesinde bazı kriterler vardır öyle her yere yapamıyorsunuz.  Bu alanların bir amacı da ihracata yönelmektir. Türkiye’de böyle 6 bölge var Bakanlık ise bu alanların sayısını 100’e çıkmasını istiyor. Burası bin 100 hektarken biz bunun 450 hektarını tarıma ayırdık şu an 650 hektarlık alanı konuşuyoruz. Bölge hem bakanlık hem de belediyemizce üst ölçekli planlarda tarım ve hayvancılık bölgesi olarak planlanmıştır. Biz bugün alt ölçekli planları yapıyoruz. Bu planlar parsel bazlı davalar nedeniyle kısmen iptal edilmiştir buna bir lafımız yok. Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın ‘ÇED’e gerek yoktur raporu vardır ruhsat aşamasında istenecektir’ şeklinde beyanı vardır buna dikkat çekmek istiyorum. Köy dokusunu korumak için 5 bin metre kare parsel büyüklüğü verilmiştir, diğer yerler için minimum 10 bin metrekare verilmiştir. Türkiye’nin ilerlemesi için gerekli olan tarım ve hayvancılıkta ilerlemektir” dedi.
Planlar üzerine konuşan bir diğer isim olan AK Parti Buca Meclis üyesi Burçin Kevser Sevil de “sarı zarf” ifadesinin bir tehdit olmadığını belirtti. Maddenin tekrar komisyonlara iletilmesini isteyen Sevil, “Madem tarımsal alanları geliştirmek istiyorsunuz niye yolu tarım arazisinden geçiriyorsunuz. Mahkeme kararında tarım alanları ile ilgili bir sıkıntı yok, diğer alanlarda belediye hizmet alanı, otopark ve teknik altyapı alanı hakkında önemli bulguları var. Niyetinizi kötü olarak yargılamıyorum. Yargılanırız diyoruz ‘nereden biliyorsunuz’ diyorsunuz bu bir tehdit değil, öngörebiliyoruz. Mahkeme kararlarına uygun bir planı hep birlikte çıkartalım diyorum. Bende bu konunun komisyonlara tekrar gönderilmesini istiyorum” diye konuştu.

KEMALPAŞA’YA ELEKTRİK FABRİKASI ÖRNEĞİ

CHP Gaziemir Meclis Üyesi Hediye Kaya, yaptığı açıklama ile AK Parti’nin planlar üzerindeki hassasiyetini Elektrik Fabrikası üzerinden eleştirdi. Kaya, “Bu planın yapılma gerekçesi zaten bir önceki planın iptal olması. Madem arkadaşlar bu kadar hassas o zaman elektrik fabrikası konusunda da hassas olsunlar. Burada üretimi desteklemek için yapılan bir plana bence mantıklı bir sebep olmadan itiraz ederlerken, elektrik fabrikasına 20 kat imarı nasıl kabullenebiliyorlar” ifadelerini kullandı.
Konu üzerine konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, ise Elektrik Fabrikasının bir cazibe merkezi olacağı belirterek, “Yaptığı konuşmada son mahkeme kararlarına uygun planlama yapılması gerektiğini vurguladı. Elektrik fabrikası konusunda da dünyada örnekler bulunduğunu dile getiren Yıldız, “Nilüfer Hanım’ın okuduğu metne bir karşı duruşumuz yok ki. Biz tarımın arkasındayız. Biz diyoruz ki yeni mahkeme kararı geldi bu plan mahkeme kararından önce oluşturuldu. Biz yeni kriterleri ve bölgenin ihtiyaçlarını göz önüne alarak, ülke ve kent ekonomisine katkı sağlayacak bir düzenlemeyi müzakere edelim dedik. Uzun uzun konuşmaya gerek yok bu plan daha önce bu meclisten geçti. Kemalpaşa Belediyesi’nin itirazı oldu. Yollayın komisyonlara konuşalım daha önce oybirliği verdiğimiz konuda düzenlemeleri yapalım diyoruz. Elektrik fabrikası dediğimiz yerin plan notunda, kütüphane, sergi salonu, müze, konser, konferans salonları ile bunlara hizmet verecek kafe, restoran yapılabilir diyor. Yani Biz buraya kültürel bir amaç kazandırıyoruz tıpkı tekel fabrikasında olduğu gibi. Dünya’da örnekleri olan bir model bu. Zaten mevcut alanın 4’te 1’i kadar bir inşaat alanı tanımlanıyor. Orası şehrin cazibe merkezi olacak. Biz toptan redcilikten ayrılmalıyız.” şeklinde konuştu.

 

TÜRKMEN: KÖTÜ PLAN, PLANSIZLIKTAN İYİDİR

Kemalpaşa planları hakkında konuşan Kemal Paşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, planlar sayesinde belediyenin gelir elde edeceğini belirterek, “O zaman bizde itiraz etmiştik planlara. Nazım planı emsal verilmiş. Sütçülerden sonra bir gidin bakın bütün lojistik firmaları tarım arazilerine depo yapmış. Düzgün planlamış yerlerde planlar eserdir. Hepimiz oralardan gelir elde edeceğiz. Biz Belediye olarak gelir elde edeceğiz. En kötü plan plansızlıktan iyidir. Çok faydalı olacağını düşünüyorum. Biz geçmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. Yapılan oylama sonucu İlgili madde oyçokluğu ile onaylandı.

İZBETON’DA KAR ŞAŞKINLIĞI TARTIŞMASI

İZBETON’un sermaye artışı hakkında hazırlanan ve komisyondan oyçokluğu ile geçen raporların görüşüldüğü mecliste konuşan AK Parti Gaziemir Meclis Üyesi Nail Kocabaş, “İZBETON’un asıl üretim alanı asfalt üretimi ve yol yapımıydı biz 750 ton günde asfalt üretebiliyoruz. İZBETON kötü yönetildiğinden sermaye artırımına karşı olduğumuzu bildirmek istiyoruz. Mahkeme kapılarında insanları mağdır eden İZBETON, 1 milyon ton hedefini tutturamamasını eleştiriyoruz. Sermaye artışı ile bu işler toparlanmaz. İzmir’in yolları bozuk, kentsel dönüşüm yarım kalmış. Biz bu yüzden 3 buçuk milyardan 5 milyara olan sermaye artışına oyçokluğu veriyoruz” dedi.

Kocabaş’a cevap veren Yıldır, “İZBETON şuan çok ciddi çalışma yürütüyor. 25 ekip kuruldu. 26 yılı sonunda İZBETON bir kar gösterirse şaşırmayın” ifadelerini kullandı.
İZBETON konusunda şaşırmak istediklerini açıklayan AK Parti Menemen Meclis Üyesi Dilaver Kişili, “Bizde şaşırmak istiyoruz. Ben İZEBTON diye bir şirket var mı nerededir merak ediyorum. İzmir’in en büyük sorunu İZBETON’dur. Dedim ki ne güzel çalışma başlamış bütün yollarda logar kapaklarının etrafı sıyırılmış ama 10 gündür çalışma yok. Araçlar geçtikçe lastikleri parçalanıyor. Sayın Tugay diyor ki, fotoğrafla bu işler olmaz. Biz bu fotoğrafı bu yıl 3 kez çektik. İZBETON bu yolu aynı yıl içinde 3 kez kazdı asfaltladı” ifadelerini aktardı.

CHP Karşıyaka Meclis Üyesi Mustafa Özuslu, “Sayın Tugay diyor ki İZBETON kendi işini yapacak tüm iştirakler kendi bildiği işi yapacak. Gelin birlikte İZBETON’u ziyaret edelim orada anlatsınlar”

Boztepe, “Valla konuşmayacaktım ama demin konuşan Şahıs 4 buçuk yıl boyunca Sayın Soyer’in her konuşmasının altına imza attı” dedi. Boztepe’nin “şahıs” ifadesine tepkiler gelmesi üzerine ifadesini “bu adam böyle bir adam” diye değiştiren Boztepe’ye “adam sesin babandır” diye Özuslu’dan karşılık geldi. Konuşmasına devam eden Boztepe, “Mustafa

Bey daha önce 4 buçuk yıl Tunç Soyer’in her dediğine sahip çıkıyordu şimdi de Cemil Tugay’a aynısını yapıyor” dedi.
Yıldız, “Biz İZBETON’a gittik zaten. Sorularımızı da sorduk. Gittiğimizde geçtiğimiz dönem bize geçen dönemden kalma fantezi işlemleri gösterdiler ve bunları nasıl düzelttiklerini anlattılar. Keşke İZBETON asli işine bağlı kalsaydı. Geçen sene hedefin 3’te 1’ine ulaşılabildi ancak. Belediye şirketleri hepimizin bunların zararından mutluluk duyacak değiliz” şeklinde konuştu. İlgili madde oyçokluğu ile geçti.

İZBAN’A YÜZDE 33, ESHOT’A YÜZDE 16 ZAM

İzmir’de 1 Nisan tarihinden itibaren geçerli olacak ESHOT ve İZBAN ücret tarifeleri hakkında konuşan Kocabaş, “Bugün gündemimize gelen ESHOT ve İZBAN zamları tam anlamıyla bir fırsatçılıktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi, uluslararası petrol fiyatlarındaki oynaklığı gerekçe göstererek ilk fırsatta ESHOT’a zam yapmaktadır. Bunu bir yere kadar anlamaya çalışabiliriz. Ancak elektrikle çalışan İZBAN’a yapılan yüzde 33’lük zammın ne akaryakıtla ne de ekonomik gerçeklerle bir ilgisi vardır. Kaldı ki siz zaten İZBAN kullanıcılarını sistemden uzaklaştıran birçok karar aldınız. 90 dakika uygulamasından çıkardınız. Halk Taşıt uygulamasından çıkardınız. İzmir’de trafik sorunu vardır ve yapılması gereken şey insanları raylı sisteme yönlendirmektir. Ama siz tam tersini yapıyorsunuz. Raylı sistemi pahalı hale getirip insanları tekerlekli ulaşıma yönlendiriyorsunuz. Sadece 4 ay içerisinde İZBAN’a toplamda yüzde 87 zam yaptınız. İZBAN yüzde 50 ortaklı bir şirkettir. Yönetim kurulu ise İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TCDD’nin görevlendirdiği bürokratlardan oluşmaktadır. Hatırlayacaksınız; geçtiğimiz Ekim ayında İZBAN Yönetim Kurulu’nun aldığı cüzi bir zam kararı, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimince yeterli görülmemiş ve bu mecliste CHP’li üyelerin oylarıyla çok daha yüksek bir zam oranı uygulanmıştı. Biz o gün bu kürsüden açıkça uyarmıştık: ‘Bu zam yanlıştır, İzmirliye yük getirir’ demiştik. Nitekim ne oldu? Sadece bir ay sonra yaptığınız o fahiş zammı geri çekmek zorunda kaldınız. Bugün yine benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. İzmirliyi deneme tahtası gibi kullanıp bir ay sonra karar değiştirmek yerine, bu hatadan daha meclisten geçmeden dönün. Kaldı ki siz zaten İZBAN kullanıcılarını sistemden uzaklaştıran birçok karar aldınız. 90 dakika uygulamasından çıkardınız. Halk Taşıt uygulamasından çıkardınız. Bunun üzerine bir de “gittiğin kadar öde” sistemi ve zaten yüksek olan baz ücretler kısa mesafe yolcusunu tamamen sistem dışına itti. Sonuç ne oldu? İZBAN kullanım oranı düştü. Bugün İzmir’de trafik sadece sabah ve akşam saatlerinde değil, günün her saatinde kilitlenmiş durumdadır. Böyle bir şehirde yapılması gereken şey insanları raylı sisteme yönlendirmektir. Ama siz tam tersini yapıyorsunuz. Raylı sistemi pahalı hale getirip insanları tekerlekli ulaşıma yönlendiriyorsunuz. Yani bir taraftan “trafik sorunu var” diyorsunuz, diğer taraftan trafiği rahatlatacak sistemi pahalılaştırarak yolcuyu raylı sistemden uzaklaştırıyorsunuz. Ortada ciddi bir çelişki vardır. Savaş nedeniyle akaryakıta zam geliyor diyorsunuz, akaryakıtla ilgisi olmayan İZBAN’a iki kat zam yapıyorsunuz. Trafiği raylı sistemle rahatlatmanız gerekirken, insanları raylı sistemden uzaklaştırıyorsunuz” ifadelerini aktardı.
CHP Karşıyaka Meclis Üyesi Candaş Yeter, “İlgili maddeye göre bir hesaplama yapılmış ve 40 TL olarak belirledik” ilgili madde oyçokluğu ile kabul edildi. Böylece ESHOT’ta tam bilet fiyatı 30 TL’den 35 TL’ye çıkarken, İZBAN’da basım ücreti 30’dan 40 TL’ye, feribotta ise araç başına ücret 200 TL’den 240 TL’ye çıktı. 

İZMİR’E 215 YENİ TAKSİ YOLDA

İzmir’in taksi ihtiyacını karşılamak üzere 11 merkez ilçede faaliyet gösterecek 100 ve 19 çevre ilçede faaliyet gösterecek 115 taksi için 29 yıllığına ruhsat verilmesine yönelik konunun görüşüldüğü mecliste ilk konuşan isim olan Kocabaş, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 215 yeni taksi plakası verilmesine yönelik kararı soru işaretleri doğurmaktadır. Öncelikle şunu sormak gerekiyor: Bu plakalar neye göre verilecektir? Hangi ihtiyaca dayanarak böyle bir karar alınmıştır? Bilindiği üzere daha önce İzmir Büyükşehir Belediyesi yeni taksi plakası verilmesi konusunda UKOME üzerinden başvuru yapar ve süreç bu şekilde yürütülürdü. Peki bugün gündeme gelen bu 215 plaka için UKOME’ye yapılmış bir başvuru var mı? Yok. Peki taksici esnafına soruldu mu? İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın görüşü alındı mı? Maalesef buna da ‘hayır’ demek zorundayız. Bugün İzmir merkezde T plakalı ticari taksi sayısı 2 bin 915’tir. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından yaptırılan bilimsel ulaşım etüdüne göre ise 2030 yılında İzmir’in ihtiyaç duyacağı taksi sayısı yaklaşık 3 bin 150 olarak öngörülmektedir. Yani ortada açık bir gerçek var: Bugün İzmir metropolünde acil bir taksi ihtiyacı bulunmamaktadır. İzmir’de yaşanan sorun taksi sayısının yetersizliği değildir. Asıl sorun şehir içi trafik, yolların durumu ve altyapı eksikliğidir. Sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk, açılmayan yeni arterler, bozuk yollar ve yeterli trafik akışının sağlanamaması nedeniyle taksiler müşteriyi varış noktasına hızlı bir şekilde bırakamamakta ve yeni müşteriye ulaşamamaktadır. Dolayısıyla bazı saatlerde yaşanan “taksi bulamama” sorunu, taksi sayısından değil; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yollar açamamasından, mevcut yolları sağlıklı hale getirememesinden ve trafiği rahatlatacak çözümler üretememesinden kaynaklanmaktadır. Bu tablo ortadayken, 215 yeni plakanın verilmesi gerçek bir ulaşım ihtiyacından değil, başka bir amaçtan kaynaklanıyor izlenimi vermektedir. Açık konuşalım: Bu karar ulaşım ihtiyacını karşılamak için değil, belediyeye gelir oluşturmak için alınmış bir karar görüntüsü vermektedir. Ancak belediyenin kendi eksikliklerini esnafın ekmeğinden bir parça kopararak telafi etmeye çalışması doğru değildir” diye konuştu. Kocabaş’ın söylemlerine MHP Grup Başkanvekili Bahadır Altınkeser’de destek verirken ilgili madde oyçokluğu ile meclisten geçti.

BAYRAMDA ULAŞIMA YÜZDE 50 İNDİRİM 

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi bugün gerçekleştireceği olağan Mart ayı meclis toplantısının ikinci oturumunda "Ramazan Bayramı" süresince , vatandaşların yapacağı ziyaret ve gezileri kolaylaştırarak toplumsal birlik ve beraberliği pekiştirmek, toplu ulaşım araçlarının kullanımını teşvik etmek ve özel araçların oluşturacağı trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla, toplu ulaşım ücret tarifesi üzerinden yüzde 50 oranında indirim uygulanması ve uygulanacak indirim sebebiyle Büyükşehir’in ulaşımla ilgili bağlı kuruluş ve iştiraklerinde oluşacak gelir kayıplarının sübvanse edilmesi konusunu görüştü. Komisyondan oybirliği ile geçerek meclise gelen önerge meclis üyelerinin oybirliği ile kabul edildi.

UĞUZ: ÖVÜNÇ BEY LASTİK TAMİRCİSİ OLAMAZ

AK Parti Torbalı Meclis Üyesi Enes Uğuz, dilek ve temenni bölümüne geçilen oturumda Torbalı’da hizmet veren 705 numaralı ESHOT hattının güzergahında güncelleme yapılması gerektiğini dile getirdi. “İZMAR açılışında Sayın Tugay oradaymış ESHOT Genel Müdürü Övünç Bey’de oradaymış. Muhtarlarımızı Övünç Bey’in yanına gidip diyaloğa girmek istediğinde “ben 3-5 muhtarı dinlemek zorunda değilim kafanıza göre iş yapmayın’ tarzında bir söylemde bulunmuş. Bu kibir ile kendisi ne İzmir’e ne ESHOT’a hizmet edebilir. Bu tavrı ile kendisi ESHOT’a lastik tamircisi bile olmayı hak etmiyor.
Yıldır, “Övünç Bey’i tanırım öyle kibirli bir arkadaşımız değil. Yanlış bir anlaşılma olmuş olmalı”

TUNÇ SOYER’İ KİM İHBAR ETTİ TARTIŞMASI

AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, yaptığı konuşma ile belediyelere yönelik operasyonların siyasi olarak lanse edilmesine tepki gösterdi. CHP’li isimlerin yine CHP’liler tarafından şikayet edildiğini iddia eden Atmaca, “Belediyeler yapılan soruşturmalar siyasi diye değerlendiriliyor. Ben bu şekilde bakmıyorum. Tunç Soyer’in şu anki yönetim tarafından verilen belgelerle şuan yargılandığını biliyoruz. Kooperatifler hakkında çok ağır eleştirilerde bulundum. Bugüne kadar Sayın Soyer’in kendi üzerine veya yakını üzerine bir devir yaptığını duymadım. Buna rağmen hala Soyer’in ismi dile getirilmezken İstanbul soruşturmasından defalarca bahsediliyor. Bununla ilgili bir açıklama gelirse seviniriz” diye konuştu.
Atmaca’ya verdiği cevapta Soyer’in kendileri tarafından şikayet edilmediğini belirten Yıldır, “Öncelikle bütün Belediye Başkanlarımızın tutuksuz yargılanması gerektiğin düşünüyoruz. Suçlu, suçsuz bu konuda da kararı yargı verecektir. Büyükşehir Belediye Başkanımızın ihbarı ile başlayan bir süreç yoktur. 1 Nisan’da müfettiş belediyeye geldi 4-5 ay çalıştı raporunu İçişler Bakanlığına verdi. Bunun Cemil Tugay ile ne ilgisi var? Yönetimin bununla ne ilgisi var? Burada sürekli bir vurgu var. Burada böyle bir şey yok. Ben şahit olmadım” dedi.

YILDIR: 20 KATI HİÇ YAPMAYALIM 

Kapanış konuşmalarının gerçekleştiği mecliste Vakıflar ile yaşanan tapu sorunu ve elektrik fabrikası planlarını gündeme taşıyan Yıldız, Vakıflar konusunda yasa açık çağrımızı yineliyoruz. Davalardan vazgeçin ya da buyurun protokole tekrar oturalım. Sayın Tugay çok güzel söyledi kurumlar kanunlar ile işler dedi. Vakıflar da öyle. Siz Çankaya Katlı Otoparkında ortağınızı yalnız bıraktınız. Pınar Hanım protokol görüşmeleri yaptı dediniz Pınar Hanım İmar’dan sorumlu değil ki. 52 tane vakıflar gayrimenkulünde İzmirli belediyeler kiracı 6 tanesinde de Büyükşehir kiracı. İletişim kurmadan durumu bu hale getirdiniz. Diğer konu Elektrik Fabrikası… Projenin kat yüksekliği sizi rahatsız edebilir bunu anlarım ama projenin varlığı niye rahatsız ediyor. Ege Üniversite’sinin orada itfaiyeyi ticari alan yapan sizsiniz. Tekel binaları güzel olmadı mı? Basmane çukurunda emsali artırmadık mı arkadaşlar? Kendinize gelince yaptığınızı, devletin kurumları yapınca neden reddediyorsunuz? Biz de bir tutarlılık var. Urla’yı size Nisan ayında anlatacağım. Biz İzmir’in çıkarı için ne gerekiyorsa ona destek veriyoruz. Mülkiyet hakkı varsa imar gelmesi lazım ben buna inanıyorum. Ben 3 emsallere karşı biriyim ancak yeri geldi onay verdik. Elektrik fabrikasına benzer dünyadaki yapılar 5-6 milyon ziyaretçi sayısına ulaşıyor. Biz orada diyoruz ki tekel fabrikaları gibi kültürel bir fonksiyon kazandırıyoruz” dedi.
Elektrik Fabrikası komsunda Yıldız’ın kat yüksekliği konusundaki söylemlerine yanıt veren Yıldır, “Sayın Yıldız ben şunu anlamadım niye sadece katı tartışıyoruz? Birileri de diyebilir ki bahçesine hiç 20 kat yapamayalım orası da öyle kalsın. Diyebilir biri bunu. Niye sadece katı konuşuyoruz” ifadelerini kullandı.

İNANÇ: UCUZ ULAŞIM İSTENİYORSA VERGİ VE KİRAYI AZALTIN

Toplu ulaşım zamları konusunda konuşan İnanç, ucuz ulaşımın sağlanması için merkezi hükümetinde yapması gerekenler olduğunu belirten İnanç, “İZBAN bu mecliste hep tartışıldı. İZBAN konusunda sayın Tugay’ında açıklaması var ‘ya verin ya alın’ diye. İZBAN konusunda bir alınganlık çıkarmasın arkadaşlar. Yurttaşların ucuz toplu taşıma kullanmasını istiyorsanız belediyelerin yapması gereken kadar merkezi idarelerinde yapması gerekenler var. Ray kullanma bedellerini bir gözden geçerin. Daha ucuz fiyatlı seyahat isteniyorsa akaryakıt üzerindeki ÖTV, KDV zamlarını kaldırın daha az maliyet ile hizmet sağlansın. İzmir-Ankara Hızlı Tren hattı ne zaman ihale edildi? Kaç paraya ihale edildi? Şu an ne durumdadır? Bu seviyeye gelmesi için kaç para harcandı? Geriye kalanın bitmesi için kaç para harcanacak? Elektrik fabrikası alanı hakkında bir özelleştirme gerçekleştirilecek midir? Bu alanın hemen yanında Büyükşehir’in restore ettiği Tarihi Havagazı Fabrikası var. Siz şimdi burayı imara açacaksınız. Bu kentin önceliği midir? Siz şimdi yarın Tarihi Havagazı Fabrikası’nda ‘Tarihi’ ifadesi geçiyor diye orayı da vakıflara bağlarsınız. Siz bölgenin kent ekonomisine katkısı olsun istiyorsanız birinci öncelik liman olmalıdır. Limanın girişi taranmalıdır ki daha büyük gemiler limana gelebilsin” dedi.

"İZMİR’İN İKİNCİ BİR ŞEHİR HASTANESİNE İHTİYACI YOK"

Buca’ya yapılması gündeme gelen ikinci şehir hastanesi konusunu gündeme taşıyan İnanç, yetkili kişiler ile yaptığı görüşmeler sonucunda İzmir’in önceliğinin farklı olduğunu belirtti. Sağlıkçılar tarafından önceliğin merkezdeki hastanelerinin durumunun iyileştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini aktaran İnanç, “Buca’ya bir şehir hastanesi daha yapılacağı söylendi. Ben bu konuyu tabip odası başkanı ve sağlık sendikası ile konuştum. Şehir Hastanelerinin çalışanları devlet memurudur. Ancak gelirleri yap işlet devletçilere gider. Sayın bakanın bir açıklaması var ‘hastanelerimiz 5 yıldızlı otel gibidir’ diye. Ben AK Partili arkadaşlara diyorum gelin sabah Alsancak Devlet Hastanelerine gidelim evsiz yurttaşlarımız orayı ev gibi kullanıyor diğer hastaneleri de öyle. Konuştuğum kişiler diyor ki Bu hastaneye İzmir’in ihtiyacı olduğu konusu kuşkuludur. Öncelikle merkezdeki hastanelerin durumunun iyileştirilmesi gerekmektedir. Şehir dışındaki hastanelerde hizmet kapasitesi artırılmalıdır. Aile Sağlığı Merkezi binalarından Aile Hekimleri sorumlu tutulamaz diyorlar. Sağlık hizmeti büyük sorun haline dönüşmüştür. Türkiye’de tek olan Eşrefpaşa Hastanesi’nin bakanlığa başvurusunu değerlendirin” diyerek sözlerini tamamladı.