Berkay Erden - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım, Orman Politika Kurul Başkanı Sencer Solakoğlu İzmir'in Ödemiş ilçesinde çiftçiler ile bir araya geldi. Traktör konvoyu ile birlikte Ödemiş Belediyesi Kültür Merkezine gelen Solakoğlu'na CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan'da eşlik ederken, Solakoğlu ve Güç üreticinin yaşadığı sorunların CHP iktidarında çözüleceğini söyledi. Solakoğlu açıklamalarında çiftçi olmayanın çiftçinin sorununu çözemeyeceğini söylerken, Güç ise iktidara eleştiriler yöneltti.
SOLAKOĞLU: SİVİL TOPLUM LİDERLERİ ÇİFTÇİYİ SATTI
Türkiye’de tarım ve hayvancılığın hor görüldüğünü belirten Solakoğlu, “Hep köylüleri kullanmaya çalışırlar. Hatta sivil toplum örgütleri lideri bile bizim üzerimizden kazanıp hayatlarını refah içinde yaşarlar ama hiçbir zaman işin arkasındaki emeğe, alın terine saygı göstermediler. Biz bu saygıyı yeniden vermek için geliyoruz. Öncelikle mazot fiyatlarından değil de süt fiyatlarından yola çıkmamız lazım. Biz üreticiler olarak hep şunu dedik; girdi fiyatları… şu anda girdi fiyatları olarak baktığımızda Avrupa’daki mazot fiyatı neredeyse 2 mislimiz ama bizden sütü alanlar bizim maliyetlerimizi hesap ettiği için devlet ne kadar düşürse de öbür taraftan tüccarları, sanayiciler yine fiyatı bastırıyorlar. Bizim için yola çıkıp sesimiz olan kimse yok. Sivil toplum liderlerinin hepsi bizi sattı. Hepsi sonunda ne deniyorsa sanayicilerin güdüme girdi. Üreticinin en az Avrupa birliğindeki çiftçiler kadar sütten para alması lazım. Türkiye’deki inek ile Almanya’daki inek aynı soyayı, mısırı yiyor, aynı elektriği tüketiyor, aynı işçiliği gideriyor. Bizim onlardan daha ucuza üretme şansımız yok. Hatta yüzde 20 civarında daha yüksek olmamız lazım. Normal koşullarda bugün süt fiyatının en az en kötü çiftçinin eline geçen paranın 30-32 lira olması lazım. Çiftçiye söyleyin; herkes ne kadar büyük bir fiyat diyecek. Hayır olması gereken bu. Yıllardır bu fiyatları alamadığımız için memlekette hayvan kalmadı. Et fiyatlarının nereye geldiğini görüyoruz. Biz ikna edemedik insanları. İnşallah 2 sene içerisinde bu hatayı iktidara geldiğimizde gidereceğiz” diye konuştu.
SOLAKOĞLU: AKILLI OLAN ÇİFTÇİLİK YAPMAZ
Küçük Menderes’te birçok üreticinin mesleğini bıraktığını belirten Solakoğlu, “ Bugün biraz yarım akıllı bile olsan çiftçilik yapmazsın. Neden yaparsın? Mecbur olduğun için. Baktığınız zaman zarar ediyor. Patates, soğan çiftçisine bakın. Sözleşme yapıyorsunuz. Sözleşme bizim verdiğimiz taahhüt ama karşı taraf imzaladığı zaman onlar diretebiliyorlar biz hiçbir hakkımızı arayamıyoruz. Aradığımız zaman 3-4 sene mahkemelerde sürünüyoruz. Çok büyük bir adaletsizlik ve eşitsizlik var. Zenginin daha zengin olduğu üreticinin de hiç kazanamadığı bir dönem. Bizim birlik olmamız da istenmiyor. Çiftçi bölündü, parçalandı ve yönetiliyor. Biz bunu değiştireceğiz. Özellikle küçük ve orta ölçekli aile işletmelerini bir araya getirip kooperatifler kurup tamamen bağımsız bir şekilde hareket edebilecek daha küçük organizasyonlar haline getirmemiz lazım. Sadece inek sağarak hayatını idame ettirmek mümkün değil” şeklinde konuştu.
SOLAKOĞLU: GALOŞLA, KRAVATLA TARLAYA GİRİLMEZ
Çiftçilikten anlamayan insanların, çiftçilerin derdini çözemeyeceğini söyleyen Solakoğlu, “Ben bir çiftçi olarak şunu söyleyebilirim: Galoşla tarlaya basanlardan bize artık yetti. Biz kravatlı, süt döküyormuş gibi yapıp poz veren insanlarla değil, biz işin özünde çiftçilik yapan, çiftçiliği anlayan insanlara derdimizi anlatmak istiyoruz. Akşam gittikleri zaman ay sonunda ATM’ye geçip paralarını çekiyorlar. Bizim böyle şansımız yok. Biz bütün yıl boyunca mahsulümüze bağlıyız. Biz de ihtisaslaşmak istiyoruz. Her sene zarar ede ede artık çiftçinin hiç mecali kalmadı. Gençlerin gelmesi için de çiftçinin alım garantili bir mahsul ekim sistemine dönmesi lazım. Bunun programını da hazırladık. Yakın zamanda sizlere duyuracağız” ifadelerini kullandı.
GÜÇ: SARAYDAN BAKARAK BU İŞ ÇÖZÜLMEZ
Üreticinin sorunun saraydan verilen emirler ile çözülemeyeceğini belirten Güç, “İzmir model olmuş bir şehir. Türkiye’nin geneline yayılması gereken bir sistem. İktidarın yönetemediği bir süreç var. Bu sürecin yönetilmesi için çiftçiliğin de hayvancılığın da geri gelmesi lazım. Saraydan uzaktan bakarak, emirler yağdırarak bu iş çözülecek gibi değil. Halkı dinlenilmesi gereken bir sistem olması gerekiyor. Bu işi düzelteceğiz” dedi.