KEMAL ÖZKURT - CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen program, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne kadar süren sessiz yürüyüşle devam etti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İl Başkanı Çağatay Güç ve belediye başkanlarının katıldığı kortej, "Çocuklarımızın Güvenli, Özgür ve Nitelikli Eğitim Hakkı İçin" sloganıyla yürüyerek bina önüne ulaştı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde konuşan Başkan Güç, "Buradan Milli Eğitim Bakanı’na sesleniyoruz: Lütfen bu sorumluluğu alın ve istifa edin. Sizler Milli Eğitim’i yönetemeyen ve ülkeyi kötü duruma götüren bir iktidar olarak, en yakın zamanda bu ülkeyi erken seçime götürmek zorundasınız. İnsanlar umutsuz ve mutsuz" dedi.
MİLLİ EĞİTİM BAKANI İSTİFA ETMELİ
Bina önünde toplanan kalabalığa seslenen CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, gençlerin gelecek kaygısına ve emniyetin önceliklerine dikkat çekerek "Gençler inanılmaz derecede üzgün ve gelecekleriyle ilgili endişeli. Cumhuriyet Meydanı’ndan buraya gelirken şunu fark ettik; valiliğin emniyetinin asıl koruması gereken çocuklar varken, burada vatansever Cumhuriyet Halk Partisi temsilcilerini yüzlerce polisle çevreliyorlar. Bizim bu ülkeyi sevmekten ve evlatlarımızın geleceği için dertlenmekten başka bir amacımız yoktur. Buradan Milli Eğitim Bakanı’na sesleniyoruz: Lütfen bu sorumluluğu alın ve istifa edin. Sizler Milli Eğitim’i yönetemeyen ve ülkeyi kötü duruma götüren bir iktidar olarak, en yakın zamanda bu ülkeyi erken seçime götürmek zorundasınız. İnsanlar umutsuz ve mutsuz. Biz bu kadar zengin bir ülkede bu koşullarda yaşamak istemiyoruz. Çok daha iyi koşullara layık bir milletiz, o yüzden buradan bir kez daha 'erken seçim' diyoruz" şeklinde konuştu.
MİLLİ EGEMENLİK VESAYET ALTINDA
CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Gülden Aslı Değirmenci, “Çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece 1 yılda 1.538 çocuğumuzu dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle kaybettik. 2025 yılında en az 94, son 10 yılda 836 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Maalesef okullarımız da benzer bir durumda! Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı. Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da yaşanan saldırıda 1 öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetti, 13 çocuğumuz yaralandı. 18 Nisan’da, Diyarbakır’da bir cumartesi günü okul bahçesinde bulunan iki çocuğumuz paratoner olmaması nedeniyle hayatını kaybetti; biri ağır yaralandı. Hayatını kaybeden öğretmenimize, öğrencilerimize ve tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerinin, yakınlarının ve eğitim camiamızın başı sağ olsun. Eylül 2023’ten, bugüne kadar okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti. Bu sürede; 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz olmak üzere toplam 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle yaşamını yitirirken; çocuk sömürü aracı haline gelen MESEM’lerde 18 çocuğumuz hayatını kaybetti. Buna göre: Yusuf Tekin’in Bakanlığı döneminde okullarda ve MESEM’lerde toplam 41 kişi hayatını kaybetti. Okullarımızda çocuklar maalesef güvende değil. Tüm uyarılarımıza, yasa, araştırma ve bütçe tekliflerimize, basın açıklamaları ve politika önerilerimize kulaklarını tıkayan, Meclis’te düzenli olarak reddeden iktidar yaşanan bu acı kayıpların temel sorumlusudur” diye konuştu.
EĞİTİM MANİFESTOSU AÇIKLANDI
“23 Nisan’da 23 madde ile Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifesto”sunu okuyan Değirmenci, 23 maddede sıraladı. Değirmenci, “Eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde üçüncü taraflara devredilmeyecek; laik, bilimsel ve çağdaş esaslara göre yürütülecek. Okullara silah girmeyecek, bu amaçla 65 bin eğitimli güvenlik görevlisi atanacak. Hiçbir çocuk sağlık hizmetinden mahrum kalmayacak ve 75 bin okul hemşiresi görevlendirilecek. Çocuklar okulda aç kalmayacak; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün ücretsiz yemek sağlanacak. Risk altındaki çocuklar için erken müdahaleye dayalı sosyal hizmet programları uygulanacak; akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddete karşı bilimsel ve sürekli önleyici çalışmalar yürütülecek. Şiddeti besleyen toplumsal iklime karşı medya içerikleri ve bireysel silahlanmaya yönelik kapsamlı sosyal politikalar hayata geçirilecek. Okullarda rehber öğretmen sayısı artırılacak, güçlü bir psikososyal destek sistemi kurulacak; öğretmen ve yöneticilerin mesleki saygınlığı güçlendirilerek adil disiplin mekanizmaları yeniden tesis edilecek. Okul-aile birlikleri iş birliğini güçlendiren yapılar haline getirilecek, aileleri destekleyen bilimsel ebeveynlik programları yaygınlaştırılacak. Okulların ihtiyaçları için düzenli bütçe sağlanacak, bağış zorunluluğu kaldırılacak ve okullar arası eşitsizlikler giderilerek tüm çocuklara eşit imkanlar sunulacak. Okullar yalnızca ders yapılan yapılar değil; sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen “yaşayan alanlar” haline getirilecek. Okul öncesi eğitim en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu olacak, hiçbir çocuk örgün eğitim dışında bırakılmayacak ve bu süreç etkin izleme sistemleriyle takip edilecek. Yoksul öğrencilere barınma ve burs desteği sağlanacak, köy okulları yeniden açılacak. Mesleki ve teknik eğitim sömürüye izin vermeyecek şekilde düzenlenecek; ölçme ve değerlendirme sistemi adil ve çok boyutlu hale getirilecek. Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak, tüm çocukların teknolojiye güvenli ve eşit erişimi sağlanacak. Okullar depreme dayanıklı hale getirilecek, afet eğitimleri zorunlu kılınacak ve acil durum planları uygulanacak. Ücretli öğretmenlik kaldırılarak tüm sınıflar kadrolu öğretmenlerle buluşturulacak. Tüm bu adımlarla, Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı, fikri, vicdanı ve irfanı hür; bilgiyle birlikte etik, kültür, sanat, spor ve eşitlik anlayışıyla donatılmış nesiller yetiştirilecek” şeklinde konuştu.