KEMAL ÖZKURT Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Halil İbrahim Gökçüoğlu yönetiminde gerçekleştirildi. Mecliste söz alan EBSO Meclis Üyesi Nedim Anbar, yaklaşan oda seçimlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bazı siyasetçilerin oda seçimlerine müdahale ederek adaylar ve gruplar üzerinde yönlendirme yaptığını iddia eden Anbar, bu müdahalelerin seçim sürecini olumsuz etkilediğini söyledi. Anbar, " İzmir’de bazı siyasetçiler oda seçimlerimizi dizayn etmeye çalışıyor. Sağ solu arayıp filancayı almayın, falancayı almayın, onu gruba sokmayın gibi müdahalelerde bulunuyorlar. Maalesef ben bu davranışın adaylık seçimlerini kirlettiğini düşünüyorum. EBSO meclis seçimlerine müdahil olmak istiyorsanız ve yüreğiniz varsa gelin üreten, istihdam sağlayan birer fabrika açıp EBSO’ya üye olun. İstediğiniz kuruluşu yapıp istediğiniz seçimlere müdahil olun" dedi.
SİYASETÇİLER ODA SEÇİMLERİNİ DİZAYN EDİYOR
Yaklaşan EBSO oda seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Meclis Üyesi Nedim Anbar, bazı siyasetçilerin adaylar ve gruplar üzerinde yönlendirme yaparak seçim sürecine müdahale ettiğini öne sürdü. Anbar, bu müdahalelerin oda seçimlerini kirlettiğini belirterek siyasetçilere tepki gösterdi. Anbar, “Hatırlarsanız iki hafta kadar önce bizim WhatsApp grubumuzda, ‘Oda seçimlerimiz kime veriliyor?’ demiştim. Pek kimseden ses seda çıkmadı. Sanıyorum ‘aman dokunmayalım’ mantığıyla ses seda edilemedi. Ama ben açıkça bir şey söyleyeceğim. Hâlen İzmir’de bazı siyasetçiler oda seçimlerimizi dizayn etmeye çalışıyor. Sağ solu arayıp ‘Filancayı almayın, falancayı almayın. Onu gruba sokmayın. Bunu bilmem nereye almayın’ gibi müdahalelerde bulunuyorlar ve maalesef ben bu davranışın adaylık seçimlerini kirlettiğini düşünüyorum. Müdahale ettiklerinin kim olduğunu merak ediyorsanız, bu konuşmamdan itibaren basına bakın. Bana taarruz edenler çıkacaktır. İşte onlar da müdahale ederler. Kim bana ‘Sen kimsin?’ diye çıkarsa, yarın bir gün İzmir basınında onlar olduğunu göreceksiniz. Biz ve bizim gibi iş insanları ülkenin hâli pürmelali ile ilgili iki kelime etmeye kalktığımızda, bir yandan ülkemiz ekonomisini ayakta tutan, üreten, istihdam sağlayan, gözbebeğimiz, en önemli sanayi işletmelerimiz bünyesinde barınan TÜSİAD’ın başkanı bile gözaltına alınıp mahkemelere çıkarılıyor. Bir yandan da ‘Sen kimsin? Bu konuda ahkâm kesiyorsun. Çok istiyorsan gel siyasete gir, ondan sonra konuş’ diye azarlanmaya çalışıyoruz. Hiç hoş değil arkadaşlar. Ben de diyorum ki EBSO meclis seçimlerine müdahil olmak istiyorsanız ve yüreğiniz varsa gelin, üreten, istihdam sağlayan birer fabrika açıp EBSO’ya üye olun. İstediğiniz kuruluşu yapıp istediğiniz seçimlere müdahil olun” diye konuştu.
AÇIKLAMALARIN BİLİMSEL DAYANAĞI YOK
Anbar, toplantıda son dönemde İzmir basınında ve sosyal medyada gündeme gelen Çeşme’deki orkinos ölümleri ve deniz kirliliği tartışmalarına da değindi. Bazı açıklamalarda deniz kirliliğinin balık çiftlikleriyle ilişkilendirilmesine tepki gösteren Anbar, bu iddiaların bilimsel dayanağının sorgulanması gerektiğini savundu. Balık çiftliklerinin kıyıya çok yakın olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Anbar, “Şu anda bakılsa100 metrenin içinde bir tane balık çiftliği yoktur. Sadece aşılama ve boylama döneminde küçük kafeslerde küçük balıklar kıyıya getirilir. İş bittikten sonra tekrar geri götürülür” ifadelerini kullandı.
ÇEŞME'NİN ARITMA ALTYAPISI YETERSİZ
Çeşme Yarımadası’ndaki atık su altyapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Anbar, bölgede çok sayıda yerleşim bulunmasına rağmen tek bir atık su arıtma tesisinin bulunduğunu söyledi. Alaçatı’daki tesisin günlük kapasitesinin 21 bin 900 metreküp olduğunu belirten Anbar, özellikle yaz aylarında nüfusun ciddi biçimde arttığı Çeşme’de mevcut kapasitenin yetersiz kaldığını savundu. Atıkların farklı noktalardan doğaya karışabildiğini öne süren Anbar, kaçak döküm noktalarının dere yatakları, araziler, yağmur suyu kanalları ve kanalizasyon bacaları olabildiğini söyledi. Arıtılmamış atıkların denize deşarj edilmesine de tepki gösteren Anbar, “Bugünkü çevre mevzuatında derin deşarj diye bir kavram kalmamalı arkadaşlar. Mutlaka arıtma zorunluluğu var” dedi. Orkinos ölümlerine neden olduğu belirtilen bakteriye de değinen Anbar, bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarda bakterinin insan sağlığına zarar verdiğinin tespit edilmediğini ancak ölen orkinosların tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Anbar ayrıca, Çeşme’de orkinos yetiştiriciliğinin 2003 yılında başlamasına rağmen ilk ölümlerin 2024 ve 2025 yıllarında görülmesine dikkat çekerek, “Aradaki yaklaşık 20-21 yılda neden hiçbir ölüm olmadı?” sorusunu yöneltti.