Ege Üniversitesi (EÜ) Etnografya Müzesi, “Müze Söyleşileri” kapsamında İzmir Karaburun Yarımadası’nın tarih ve kültürel mirasını mercek altına aldı. “Osmanlı Döneminde Karaburun” başlıklı söyleşide, yarımadanın tarihsel gelişimi, güncel arkeolojik bulgular ve mimari veriler ışığında katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlik, Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko’nun moderatörlüğünde gerçekleşti.
KARABURUN’UN TARİHSEL DERİNLİĞİ KONUŞULDU
Söyleşinin konuşmacısı Manisa Celal Bayar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Cengiz Gürbıyık, Karaburun’un tarihsel derinliği ve coğrafi karakteri hakkında önemli bilgiler verdi. Gürbıyık, “Karaburun’un geçmişini yalnızca Osmanlı dönemiyle sınırlamak büyük bir eksiklik olur; yürüttüğümüz çalışmalar, bu bölgedeki insan varlığının ve yerleşim tarihinin yüz binlerce yıl öncesine uzandığını gösteriyor. Dağlık ve ulaşımı zor topoğrafya nedeniyle tarih boyunca büyük merkezler yerine, küçük ve dağınık yerleşimler kurulmuş” dedi.
“KÜLTÜREL MİRASIMIZI KORUYORUZ”
Doç. Dr. Gürbıyık, Osmanlı dönemine dair verilerin özellikle 16. yüzyıldan itibaren netleştiğini vurguladı. Tapu Tahrir Defterleri üzerine yapılan incelemelerin, köy sayısındaki artışı ve 18.–19. yüzyıllarda tarımsal canlanmayla bölgenin gelişimini ortaya koyduğunu belirten Gürbıyık, “Günümüze ulaşan cami, çeşme ve sivil mimari örnekleri özellikle 16.–19. yüzyıllara tarihleniyor. Ancak son yıllarda yapılan bilinçsiz müdahaleler tarihi dokuyu tehdit ediyor. Yürüttüğümüz yüzey araştırmalarıyla birçok yapıyı kayıt altına alıp tescil ettirerek kültürel mirasımızı koruyoruz” ifadelerini kullandı.
GÜRBIYIK’A “TEŞEKKÜR BELGESİ” TAKDİM EDİLDİ
Katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona eren programın ardından, Doç. Dr. Dilek Maktal Canko tarafından Doç. Dr. Cengiz Gürbıyık’a “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.