İZMIR

EÜTF’de Türk seramik sanatında kadın temsili ve estetik değerlendirildi

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, Türk seramik sanatında kadının temsili ve estetik yolculuğunu ele aldı. Prof. Dr. Sevinç Gök İpekçioğlu, Selçuklu döneminde kadının toplumsal statüsünün sanat eserlerine eşitlikçi biçimde yansıdığını vurguladı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Türk Seramik Sanatında Kadın İmgesi: Estetik ve Kültürel Okumalar” başlıklı anlamlı bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. Muhiddin Erel Amfisi’nde düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü EÜ Tıp Fakültesi Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Tahir Atik üstlenirken, konuşmacı olarak EÜ Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sevinç Gök İpekçioğlu katıldı. Etkinliğe Tıp Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu ve Doç. Dr. Güneş Ak ile çok sayıda akademisyen, öğrenci ve idari personel iştirak etti.

Programın açılış konuşmasında Prof. Dr. Tahir Atik, sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüne dikkat çekerek, “Bugün burada tıp ve bilimin koridorlarından biraz olsun sıyrılıp, sanatın, estetiğin ve yaratıcılığın dünyasına adım atacağız. Bu yolculuğa ise yaratıcılığın en güçlü ilham kaynaklarından biri olan kadın üzerinden çıkıyoruz. Bugün, yaratıcılığın ve kadının iç içe geçmiş doğasını çok özel bir mercekle, ‘Türk Seramik Sanatında Kadın İmgesi’ üzerinden okuyacağız” dedi.

Prof. Dr. Sevinç Gök İpekçioğlu ise kadınların tarihsel süreçte sanatta nasıl temsil edildiğini ele aldı. Prof. Dr. İpekçioğlu, “Erken dönemlerden itibaren bütün dönemlere baktığımızda kadının farklı biçimlerde algılandığını görüyoruz. Kadını baskı altına alan bu anlayışın sanat eserlerine de yansıdığını söylemek mümkündür. Yunan tarihinde kadının adı neredeyse yoktur. Roma döneminde kadın daha çok ev içine hapsedilmiş, kamusal alanda görünür olan kadınlar ise toplum tarafından farklı statülerde değerlendirilmiştir. Bizans yani Doğu Roma’da da benzer şekilde kadın, sosyal hayatın dışında tutulmuştur” diye konuştu.

Erken dönem sanat eserlerinde kadın figürünün çoğunlukla müzisyen veya gösteri sanatçısı olarak tasvir edildiğini belirten İpekçioğlu, kadının ev ile özdeşleştirilmesi ve sosyal yaşamdan uzak tutulmasının sanat eserlerine de yansıdığını vurguladı. Ayrıca Emevi, Abbasi ve Fatımi dönemlerinde de kadın temsillerinin sınırlı kaldığını dile getirdi.

Türk sanat tarihinde Selçuklu döneminin kadın temsili açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Prof. Dr. İpekçioğlu, “Selçuklular döneminde kadının eş olarak, yani erkekle eşit bir konumda yer aldığını görüyoruz. Orta Asya kültürünün kadına verdiği değer bu dönemin sanatına da yansımıştır. 10. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar süren bu dönemde kadın figürünün seramiklerde de daha görünür hale geldiğini, hatta sultan kadın tasvirlerinin yapıldığını görüyoruz. Erkek ve kadının aynı kompozisyon içinde eşit biçimde resmedildiğine tanık oluyoruz” dedi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından moderatör Prof. Dr. Tahir Atik’in Prof. Dr. Sevinç Gök İpekçioğlu’na katkılarından dolayı teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi.