MERVE AĞRIÇ / İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü tarafından, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) öncülüğünde kamu personeline yönelik eğitim semineri düzenlendi. Seminerde, değişen iletişim kanalları, doğru ve güvenilir bilgiye erişim, dezenformasyon ve malenformasyonla mücadele, afet dönemlerinde doğru iletişim ile vatandaş-kamu iletişiminin güçlendirilmesi gibi başlıklar ele alındı. İletişim Başkanı Yardımcısı İlhami Giray Şahin ve İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç’un da katıldığı programda, dijitalleşmeyle birlikte iletişim alanında yaşanan dönüşüm ve kamu kurumlarının bu sürece uyum sağlamasının önemi vurgulandı.
ŞAHİN: BİRLİKTE YAŞAMAYI ÖĞRENECEK BİR DÜZEN KURMAMIZ GEREKİYOR
Dünyada iletişimin farklı yerlerde olduğunu dile getiren İletişim Başkanı Yardımcısı İlhami Giray Şahin, “Türkiye'de Cumhuriyet tarihinde ilk defa gerçekleşen, bundan 23 sene önce’nci İletişim Şurası'nın konularına baktığımda, içeriğine baktığımda, akademik dünyadan, sektörden, basın mensuplarından, katılımcıların her birinin ifade ettikleri hususlara baktığımda ve ikincisini gerçekleştirdiğimiz İletişim Şurası'ndaki çalışmalara bizatihi öncülük etmiş bir başkanlığın başkan yardımcısı olarak konular çok farklılaşmış, içerikler çok değişmiş, dünyada iletişim çok farklı yerlere gelmiş. Bunlara adapte olacak, bunlara, bu yeniliklere ayak uyduracak ve bunlarla birlikte yaşamayı öğrenecek bir düzen kurmamız gerektiği ortada. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi olarak geçen ama kısaltması CİMER olan bir marka. Sayın Cumhurbaşkanımızın belediye başkanı olduğu dönemde Beyaz Masa hikayesiyle başlayan bir hikâye. Başbakan olduktan sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakanlık İletişim Merkezi olarak BİMER olarak faaliyetlerini sürdüren, sonrasında da dönüşen ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi ile beraber tüm bakanlıkların, tüm kamu kurumlarının içinde olduğu bir düzene evrilen bir iletişim sistemi var” diye aktardı.
“MALENFORMASYONLA DA MÜCADELE EDİYORUZ”
Kamu görevlilerinin nitelikli iş çıkarması, vatandaşa doğru cevabı doğru zamanda verebilmesinin çok önemli olduğunu ifade eden Şahin, “Sokakta sıradan gördüğünüz bir insan, herhangi bir şekilde bir kamu yetkilisine ulaşma imkanı olmayan bir birey cep telefonundan veya herhangi bir bilgisayarın başına oturduğunda T.C. kimlik numarasını beyan ettiği takdirde istediği her konuda, istediği her görüşü, kimi zaman teşekkür, kimi zaman şikayet, kimi zaman bir talebini ulaştırabilmenin bir muhatabını bulur. Çok güçlü bir iletişim bu. Yaş, sınıf, şehir, ilçe farkı gözetmeksizin hepsini muhatap alabileceğiniz ve hepsine de yardımcı olmayı arzu ettiğiniz bir sistem kurgulanmış. Ne büyük bir başarı. İletişimin hızla dönüştüğü, bilgiye erişimin kolaylaştığı ancak doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın zorlaştığı bir dönemi yaşıyoruz. Sizlerin de malumu olan, 2’nci İletişim Şurası'nda Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi iletişimin temel amacı doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmaktır. Dolayısıyla bugünün iletişim ortamında bu hedef her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Artık yalnızca kasıtlı olarak üretilen yanlış ve maksatlı bilgilerle, yani dezenformasyonla mücadele etmiyoruz. Aynı zamanda yanlış olduğunu bilmeden paylaşılan içerikler, başka bir ifadeyle malenformasyonla da mücadele ediyoruz. Böyle bir ortamda bilginin bağlamından koparılması, manipülatif içerikler ve yapay zekanın beraberinde getirdiği riskler de bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor” dedi.
“DOĞRU BİLGİYİ YANILTICI İÇERİKTEN AYIRT ETMEK GEREKİYOR”
Sözlerinin devamında ise Şahin, şu ifadelere yer verdi: “Bunlarla beraber tabii İzmir'in daha önce de yaşadığı maalesef bir deprem söz konusu. Birçoğumuz etkilendik. Yakınımız evlerinden, yurtlarından, yakınlarından maalesef uzaklaştı. Ve böyle bir ortamda afet haberciliğinin nasıl olmasına dair eğitimleri dahi İletişim Başkanlığı üstlendi. Ve bu projeleri gerçekleştirirken akademik dünyadan, kimi zaman üniversitelerle ortak projeler yürüttük, kimi zaman bakanlıklarla, AFAD'la birlikte bu bilgilendirmeyi ve bu usulleri paylaşmak durumunda kalıyoruz. Afet haberciliğinde bir haberin nasıl verilmesi gerektiği, kişisel hakların nasıl ihlal edilmeyeceği ve bununla beraber toplumsal anlamda oluşabilecek bir panik havasının nasıl ortadan kaldırılarak sonuç odaklı ve afete ilişkin mücadele odaklı yaklaşımın nasıl geliştirileceğinin tamamını bu bilgilendirme toplantılarında, bu çalışmalarımızda hep ilgili taraflara aktarmaya çalışıyoruz. Bütün bunlar aynı zamanda 'infodemi' olarak adlandırılan, yani 'information' İngilizce bilgi ve 'epidemi' salgın, bunun ikisinden oluşan bir kelime, bir terim üretilmiş infodemi diye. Infodemi olarak adlandırılan bir başka sorunu ortaya çıkarıyor. Doğru, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin aynı anda ve büyük bir hızla dolaşıma girmesiyle oluşan bilgi salgını... Böyle bir ortamda mesele yalnızca bilgiye ulaşmak değil, doğru bilgiyi yanıltıcı içerikten de ayırt etmek gerekiyor.”
TUNÇ: İLETİŞİM KANALLARI DEĞİŞİYOR
İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç ise, “Sosyal medya gibi konular henüz gerçekten dünyanın da halen tam cevaplandıramadığı, belirli kurallara bağlayamadığı konular. Bu anlamda gerçekten iletişim kanalları gitgide değişiyor. Eskiden yazılı basın vesaire belirli olanlar vardı. Henüz sosyal medya değişik süzgeçlerden geçmeyi sağlıyor ama bilgi kirliliği ne kadar var? İkincisi; bu bilgilendirmeyi yaparken, genel olarak operasyonel bilgi ve insanların hakkını ne kadar koruyabiliriz? Kişisel hak ve özgürlükleri nasıl koruyacağız? Çünkü bir sosyal medyada bir kişi bir birim olmuş gibi hemen kısacası bütün dünyanın her tarafına ulaşabiliyor. Ama günümüzde halen henüz tam anlamıyla bir kurallar bütünlüğü dünya çapında oluşabilmiş değil. Dezenformasyonla mücadele zaten ilk günden beri sizlerin de arz etmeye çalıştığı gibi. CİMER olayı genel olarak bürokraside çok sevilmeyen bir konu ama ben aslında olaya şöyle bakıyorum: Bizler kamu yöneticileriyiz, kamu parası kullanıyoruz. Vatandaşlarımızın hepsi denetleme yolu olarak olaya bakmak lazım. Bu anlamda da bu işlerle ilgili personellerimizi daha yakın yüz yüze tutmak gerektiği için bu anlamda konu başlıkları çok kıymetli. Çok faydalı olacağına inanıyorum” diye aktardı.