İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, Alsancak Kordon’un alt kısmının yaklaşık 4 bin araçlık bir otoparka dönüştürülebileceğine yönelik açıklamaları, kentin ulaşım ve güvenlik stratejileri üzerine yeni bir tartışma başlattı. Kordon’un dolgu alan olması nedeniyle teknik çözümle birlikte alt katın otopark, üst katın ise rekreasyon alanı olarak korunabileceğini belirten Tugay, bu projenin bölgedeki park sorununu kökten çözeceğini savundu. Başkan Tugay tarafından gündeme getirilen Kordon Yeraltı Otoparkı projesini değerlendiren İzmir Afet Bilinci, Çevre ve İklim Farkındalığı Derneği (İZ-AFED) Afet Yönetimi Plan ve Proje Ekibi kentin geleceğine dair kritik uyarılarda bulundu. Kordon’un yüksek sıvılaşma riski taşıyan dolgu yapısı nedeniyle projenin 50 yıllık vadede büyük bir güvenlik tehdidine dönüşebileceğini belirten uzmanlar; yer altı otoparkının hem maliyet hem de deniz seviyesi yükselmesi gibi faktörlerle ‘teknik bir risk’ barındırdığına dikkat çekti. Merkeze dev otopark yapmanın trafiği çözmek yerine bölgeye daha fazla araç çekerek kilitlenmeye yol açacağını savunan ekip; trafik sorununu çözmek yerine trafiği bölgeye mahkûm edeceğini belirtti.
50 YILLIK BİR TEHLİKEYE DÖNÜŞEBİLİR
Kordon’un yapay bir dolgu alanı olduğunu ve İzmir’in sismik açıdan en hassas bölgelerinden biri olduğunu hatırlatan uzmanlar, projenin barındırdığı riskleri şu sözlerle aktardı: “Deprem anında yüksek sıvılaşma riski taşıyan bu zeminde; kazık sistemleri ve zemin iyileştirme gibi imalatlar devasa bütçeler gerektirecektir. İzmir kıyılarında yıllık 1,5 santim civarında bir çökme hızı varken, iklim değişikliği etkisiyle yükselen deniz seviyesini de hesaba katarsak, yeraltı otoparkının 50-60 yıllık uzun vadede büyük bir tehlikeye dönüşeceği öngörülmelidir. Ayrıca yer altına inşa edilecek yapı ‘bir baraj etkisi’ yaratarak yer altı sularının doğal akışını bozacak; tuzlu su korozyonu ile mücadelenin maliyeti kamu kaynaklarında büyük bir gedik açacaktır.”
BETON BİR PLATFORMA DÖNÜŞMESİN
Projenin çevre ve şehircilik ilkeleri açısından incelendiği Kordon’un ekolojik yapısına ilişkin ortaya çıkabilecek riskleri de paylaşan İZ-AFED uzmanları, “Beton tablanın üzerine serilecek minimum 60 santimlik toprak katmanı, bölgenin büyük ağaç formundaki bitki dokusunu korumaya yetmeyecek; Kordon, ‘saksı bitkileriyle süslenmiş bir beton platform’ haline dönüşecektir. Geçmiş tecrübelere bakıldığında ise Mustafa Kemal Sahil Bulvarı (Karantina) alt geçidinde yaşanan teknik ve hukuki zorluklar, yer altı suyuna karşı mücadelenin ne denli güç ve maliyetli olduğunu kanıtlamıştır. Alsancak Garı alt geçit projesinden de benzer jeolojik zorluklar nedeniyle vazgeçildiği hatırlanmalıdır” diye konuştu.
TRAFİĞİ BÖLGEYE MAHKUM EDECEK
Modern şehircilik ilkeleri doğrultusunda projenin ulaşım planlamasını değerlendiren uzmanlar, merkeze dev otoparklar inşa etmenin çözüm değil yeni bir sorun yaratacağı görüşünde birleşiyor. 4 bin araçlık otoparkın Alsancak trafiğini kilitleyeceğini ifade eden uzman heyeti, “Modern şehircilik, araçları merkezin dışında tutmayı ve toplu ulaşımı teşvik etmeyi gerektirir. Bu otopark, Alsancak’ın trafik sorununu çözmek yerine trafiği bölgeye mahkûm edecektir. İzmir Ulaşım Ana Planı (İUAP) vizyonu kent merkezini araçtan arındırmayı hedeflerken, yapılacak yeni otoparklar dar sokak dokusunu kalıcı olarak kilitleyecektir. İdeal yönetim; yayalaştırma, bisiklet yolları ve raylı sistemleri öncelikli kılmalıdır. Alsancak-Konak arası tramvay hattı ve ‘Merkez Giriş Ücretlendirmesi’ (HGS benzeri) gibi çağdaş uygulamalar tartışılmalıdır” açıklamasında bulundu.
ASIL ÖNCELİK DENİZ TAŞKINLARI
İzmir ve Kordon için otoparktan daha acil bir sorunun ‘deniz taşkınları’ olduğunu hatırlatan İZ-AFED ekibi, projenin bütçesinin yanlış yöne aktarıldığını savundu. Mevcut beton bariyerlerin geçici ve estetikten uzak olduğunu belirten uzmanlar, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı; “Otopark için harcanacak devasa bütçe; Kordon’u deniz seviyesi yükselmesine karşı koruyacak, mühendislik ile doğayı birleştiren sünger bariyer ve yaşayan kıyılar gibi estetik ve kalıcı projelere aktarılmalıdır. Eğreti çözümlerden kaçınılmalı, doğa tabanlı mühendislik projeleri hayata geçirilmelidir. İZ-AFED ekibi olarak bu konuda gerekli plan ve projeler için her türlü iş birliğine hazırız.”
İZMİR KURBAN EDİLEMEZ
Projenin sadece teknik değil, sosyolojik ve çevresel sonuçları konusunda da sert bir uyarıda bulunan uzmanlar, kentin geleceğinin liyakate dayalı kararlarla şekillenmesi gerektiğini vurguladı. Bilime ve kent dokusuna aykırı her adımın İzmir’e kalıcı zararlar vereceğini belirten İZ-AFED ekibi, “Kordon’un altına beton gömmek, İzmir’e yapılacak en büyük teknik ve çevresel hatalardan biridir. İzmir’in parası, denizin altındaki bir otoparka değil; denizin üstündeki hayatı ve kıyıyı koruyacak bilimsel projelere harcanmalıdır. İzmir’in geleceği “Ben yaptım oldu” mantığına kurban edilemez. Bu kent hepimizin; her türlü bilimsel katkıyı sunmaya ve ortak akıl masasında liyakatimizle yer almaya hazırız.”