İZMIR

İzmir’de ‘Vefa İftarı’: Türkiye edilgen değil, söz sahibi

AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nın düzenlediği “Geleneksel Vefa İftarı ve Bayramlaşma” programında konuşan Binali Yıldırım, Türkiye’nin küresel ölçekte etkisini artırdığını vurgularken, Cumhur İttifakı temsilcileri birlik ve istikrar mesajı verdi.

Berkay Erden / Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen “Geleneksel Vefa İftarı ve Bayramlaşma” programı, İzmir’de siyaset ve teşkilat buluşmasına sahne oldu. AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından Balçova’da organize edilen programda, hem geçmiş dönemlerde görev almış isimler hem de mevcut teşkilat mensupları aynı sofrada bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu buluşmada, birlik ve beraberlik vurgusu öne çıkarken, Türkiye’nin bölgesel ve küresel rolüne ilişkin değerlendirmeler dikkat çekti. Programa son Başbakan Binali Yıldırım, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti MYK Üyesi Hamza Dağ, AK Parti İzmir milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Şebnem Bursalı Aksoy, Yaşar Kırkpınar, Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Mahmut Atilla Kaya, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.

YILDIRIM: TÜRKİYE EDİLGEN KONUMDAYDI

Türkiye’nin bölgede ve dünyada etkisini giderek artırdığını dile getiren Yıldırım, “Ramazan hepinizin malumu; kardeşlik ayı, dayanışma ayı, yardımlaşma ayı. Ramazan, tüm İslam âlemi ve insanlık için huzurun, refahın ve barışın en büyük temennisidir. Ama ne yazık ki sahadaki gerçeklik böyle değil. Türkiye’yi çevreleyen bölgelerde savaşlar var, istikrarsızlıklar var, karışıklıklar var. Ne yazık ki haram aylar dediğimiz bu aylarda çocuklar, bebekler, kadınlar, günahsız insanlar hayatını kaybediyor. Bunun ne insanlığa ne de dünya barışına zerre kadar faydası yok. İşte bu belirsizlik ortamında Türkiye, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan riyasetinde bu savaşlardan, bu karmaşadan milletimizi muhafaza etmek için büyük bir gayretle çalışıyor. Sadece Türkiye’nin güvenliği değil, bölgede akan kanın durması için de sorumluluk üstleniyoruz. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında yaptığımız çalışmalarda, Baykal Gölü’ne kadar uzanan geniş coğrafyada şunu açıkça görüyoruz: O bölgelerde yaşayan kardeşlerimizin gözü kulağı Türkiye’dedir. Türkiye’nin bölge için, Türkistan için ve dünya barışı için ne kadar önemli bir rolü olduğunu oralarda daha iyi anlıyoruz. Eskiden, özellikle 70’li ve 90’lı yıllarda Türkiye daha edilgen bir ülkeydi. Sözü çok fazla dinlenmeyen bir konumdaydı. Ama bugün bölgesel ve küresel konular gündeme geldiğinde ‘Türkiye ne düşünüyor’ sorusu her platformda soruluyor. Değerli kardeşlerim, dünya şu anda bir belirsizlik sürecinden geçiyor. Kriz demiyorum, belirsizlik diyorum. Çünkü krizler yönetilebilir ama belirsizliği yönetmek çok daha zordur. Ne olacağını, bir saat sonra ne yaşanacağını bilemeyebilirsiniz. İşte böyle bir ortamda Cumhur İttifakı olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu iradeyle hem ülkemizin selameti hem de bölgede İran’da, Gazze’de, Libya’da, Ukrayna’da akan kanın durması için var gücümüzle çalışıyoruz. Cumhur İttifakı, 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminden sonra ortaya çıkmış bir birlikteliktir. Yenikapı ruhuyla temelleri atılmıştır ve o günden bugüne aynı kararlılıkla devam etmektedir. Cumhur İttifakı Türkiye’nin teminatıdır, bağımsızlığımızın ve istikrarımızın teminatıdır. Bu birlikteliğe emek veren tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

"YOLLARI BÖLDÜK HAYATLARI BİRLEŞTİRDİK"

Dünya’nın en büyük projelerinin Türkiye’de millete kazandırıldığını söyleyen Yıldırım, “Değerli kardeşlerim; bugün Ramazan’ın son günü. Vaktinizi çok almak istemiyorum. Türkiye son 25 yılda ulaşımda, iletişimde, sağlıkta, savunmada çok önemli mesafeler kat etti. Ulaşımda dünyada 39. sıradan 9. sıraya yükseldik. Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Doğuyu batıya, kuzeyi güneye yaklaştırdık. Büyük projelerle ülkemizi güçlendirdik. Ama artık geçmişi anlatmaktan ziyade geleceğe bakmamız gerekiyor. Yeni bir yüzyıla girdik. Bu yüzyılda Türkiye’ye büyük görevler düşüyor. Bu başarıda emeği olan tüm teşkilat mensuplarımıza, kadınlarımıza, gençlerimize teşekkür ediyorum. Bundan sonra daha çok çalışacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde birlik içinde yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki birlikten ayrılırsak bunun bedeli ağır olur” dedi.

GÜLER: BÖLGEMİZ ATEŞ ÇEMBERİ

Cumhur Ittifakı’nın güçlü bir Türkiye için durmadan çalıştığını aktaran Güler, “Çanakkale ruhu dediğimiz o büyük mücadele, aslında bugün içinde bulunduğumuz coğrafyada da farklı şekillerde devam ediyor. Yakın çevremizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler bölgemizi adeta bir ateş çemberine çevirmiş durumda. Ancak hamdolsun, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın kararlı duruşuyla Türkiye hem iç cephesini güçlendirmekte hem de güvenliğini sağlamlaştırmaktadır. Terörden arındırılmış, güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda önemli adımlar atılmaktadır. Rabbim birliğimizi ve beraberliğimizi daim eylesin. Bizler biliyoruz ki Çanakkale’de canlarını feda eden ecdadımız, bu toprakları bizlere emanet etti. Bugün de aynı ruhla, aynı kararlılıkla ülkemizi daha güçlü yarınlara taşımak için çalışıyoruz. Bu millet, karşısına çıkan her türlü tehdidi bertaraf edecek iradeye ve güce sahiptir. Ramazan ayının manevi ikliminde; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve kardeşliğin önemini bir kez daha hatırlıyoruz. Bu topraklar her zaman huzurun, güvenin ve kardeşliğin adresi olmuştur. İnşallah gelecek nesillere de aynı huzur ve güven ortamını bırakacağız. Bu güzel birlikteliğe vesile olan il başkanımıza ve emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin” diye konuştu.

KASAPOĞLU: BU AY BİRLİK AYI

İzmir Milletvekilleri adına konuşan Kasapoğlu, ““Böylesine güzel bir buluşmada bir araya gelmiş olmaktan dolayı Rabbimize hamd ediyorum. Aramızda çok kıymetli gönül dostlarımız, dava arkadaşlarımız var. Geçmiş dönemlerde görev yapmış değerli milletvekillerimiz, bugün görevde olan milletvekillerimiz, teşkilatlarımızda önemli sorumluluklar üstlenmiş yol arkadaşlarımız, il ve ilçe başkanlarımız, kadın kollarımız, gençlik kollarımız ve bu davaya gönül vermiş çok kıymetli kardeşlerimizle birlikteyiz. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu ay birlik, beraberlik ve kardeşlik ayıdır. Nasıl ki bugüne kadar el ele, gönül gönüle vererek bu noktaya geldiysek, bundan sonra da aynı inançla, aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Bu salondaki birlik ruhunun, bu sofralardaki dayanışmanın yarınlara da güç katacağına yürekten inanıyorum. Bu davaya emek veren, omuz veren tüm yol arkadaşlarımızı şükranla, minnetle selamlıyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin” şeklinde konuştu.

ŞAHİN: DÜNYA GÜÇLÜ OLANIN KAOTİK DÜZENİNE SÜRÜKLENİYOR

Programda bir konuşma gerçekleştiren Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, bölgesel ve küresel sorunlara dikkat çekti. Cumhur İttifakı’nın örnek dayanışma ile bu süreçte istikrar adası haline getirdiğini söyleyen Şahin, “Bizler burada huzur içinde iftar sofralarına otururken Gazze’de, Orta Doğu’da, Doğu Türkistan’da ve Afrika’nın mazlum beldelerinde Müslüman kardeşlerimiz iftarlarını acıyla, gözyaşıyla ve yokluk içinde açmaktadır. Bunun sebebi açıktır. Emperyalizmin kanlı elleri yine sahnededir. Bugün siyonist ve emperyalist politikalarla İslam coğrafyası kaosa sürüklenmektedir. Coğrafyamızda Türk-Kürt ayrımını körükleyenlerle Orta Doğu’da Şii-Sünni çatışması çıkarmaya çalışanlar aynı merkezlerden yönetilmektedir. Küresel aktörler kibirli planlarla ‘böl, parçala, yönet’ stratejisini uygulamaktadır. Bu kirli akıl; inançları istismar ederek, mezhepleri kışkırtarak ve etnik kimlikleri kullanarak Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmaya çalışmaktadır. Adalet ise güçlü olanın çıkarına göre eğilip bükülmektedir. Dünya, güçlü olanın istediğini yaptığı kaotik bir düzene doğru sürüklenmektedir. Tam da bu noktada şu soruyu sormak gerekir: İslam coğrafyasında kaç ülke huzur içinde yaşayabilmektedir? Mazlumların hakkını savunacak mekanizmalar neredeyse ortadan kalkmıştır. Ancak tarih bize bir gerçeği açıkça göstermektedir: Mazlumların umudu, zalimlerin korkusu büyük Türk milletidir. Türkiye bu coğrafyada barışın ve istikrarın direnen son kalesidir. Mazlumların umudu, hakkın ve adaletin kararlı savunucusudur. Küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Artık mesele yalnızca bölgesel krizlerin yönetilmesi değil; güç dengelerinin değiştiği, haritaların yeniden konuşulduğu bir dönemin başlangıcıdır. Türkiye’nin kaderi başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmak değil, bu süreçte söz sahibi olmaktır. Unutulmamalıdır ki güçlenmeden dış cephe korunamaz. Kardeşlik sağlamlaşmadan güvenlik tesis edilemez. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu küresel tehditler karşısında Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu dayanışma ve kararlılık büyük önem taşımaktadır. Cumhur İttifakı’nın birlikteliği yalnızca sandıkta değil, böylesine zor zamanlarda daha iyi anlaşılmaktadır. Unutulmamalıdır ki liderlik istikamet çizmektir, devlet adamlığı ise o istikamete milletiyle birlikte yürümektir. Örnek bir dayanışma ortaya koyarak ülkemizin bu fırtınalı süreçlerden bir istikrar adası olarak çıkmasına katkı sağlayan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini aktardı.