İZMIR

İzmir Körfezi için bilimsel seferberlik başladı

İzmir Körfezi’nin kirlilik sorununa karşı düzenlenen “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” çalıştayında çözüm yolları masaya yatırıldı. Yetkililer, bütüncül planlama ve arıtma yatırımlarıyla kalıcı iyileşmenin hedeflendiğini vurguladı

KEMAL ÖZKURT - İzmir Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda, İZSU, İZDENİZ ve İZPA iş birliğiyle düzenlenen “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” çalıştayı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda başladı. Üç gün sürecek olan organizasyonun ilk gününde, Körfez’deki güncel durum ve kirlilikle mücadele stratejileri tartışıldı. Organizasyonun açılışında, İZDENİZ AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır İzmir Körfezi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu.  Protokol konuşmalarının ardından gün boyu süren oturumlarda; bölgenin güncel çevresel profili, deniz ekosistemindeki değişimler ve kirlilik baskıları akademisyenler tarafından detaylıca ele alındı. Programın açılışında konuşan Yıldır, İzmir Körfezi’nde yıllara yayılan kirliliğin temelinde insanın doğayla kurduğu yanlış ilişkinin yattığını vurgulayarak, çevre sorunlarının ancak bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımla çözülebileceğine dikkat çekti.

DOĞAYLA İLİŞKİMİZİ YENİDEN KURGULAMALIYIZ

İzmir Körfezi'nin tarihsel kirlilik sürecine değinerek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin özeleştirisini yaptı. 1950’li yıllarda başlayan ve 80’lerde "ölü deniz" tabiriyle doruk noktasına ulaşan kirlilik sürecinin temelinde "modern insanın kibri" olduğunu vurgulayan Yıldır, "Yeryüzü ile kurduğumuz ilişki maalesef çok bencilce bir temel üzerine inşa edildi. Doğanın sunduğu olanaklardan ve ayrıcalıklardan sonsuz bir rahatlıkla, hiç tereddüt etmeden yararlandık; ancak iş sorumluluklarımıza ve yükümlülüklerimize geldiğinde sürekli kaçmayı tercih ettik. Toplum biliminde modern insan; kendi yararına olan her şeyi sonuna kadar kullanan ama bir özveri veya yükümlülük gerektiğinde bundan özenle kaçınan bir figür olarak tanımlanıyor. Geldiğimiz noktada artık bir şeylerin farkına varmak zorundayız. Dünyaya yeni kavramlarla bakmalı, doğayla ilişkimizi artık bencilce değil, çok daha farklı ve sürdürülebilir bir temelde yeniden kurgulamalıyız" dedi.

BÜTÜNCÜL ÇÖZÜM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU

Sürdürülebilirliğin ancak "holistik" yani bütüncül bir yapı içerisinde mümkün olabileceğini ifade eden Yıldır, bugün çözüm olarak görülen hamlelerin yarın en büyük sorun olarak karşımıza çıkabileceği uyarısında bulundu. Tarımdan örnek vererek mücadelenin yöntemini eleştiren Yıldır, "Bir hastalık için kullandığınız ilaç, bir sonraki sene daha dirençli hastalıklara yol açıyor ve en sonunda tükettiğimiz ürün kanserojen bir hale geliyor. Daha fazla üretelim, daha fazla kazanalım derken aslında zararın en dibine indik. Bu yüzden 'otopöz' gibi yaşamı bütünlüklü üreten yeni kavramları gündemimize almalıyız. Hiçbir ayrıntıyı atlamadan, bilimsel bir disiplinle ve şeffaflıkla hareket etmek zorundayız. Bu tür güçlü katılımlar, İzmir'in geleceği için ortak çözümler geliştirmek adına büyük önem taşıyor" diye belirtti. 

KÖRFEZ KASIM AYINDAN İTİBAREN 8 KEZ KİRLETİLDİ 

İzmir Körfezi'nin hassas ekolojik dengesine dikkat çeken İZDENİZ AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, kirlilikle mücadelede teknolojik imkanların seferber edildiğini açıkladı. Kasım ayından bu yana yapılan drone uçuşlarıyla sekiz kez kirlilik tespit ettiklerini belirten Güler, "Drone tespitleri anlık olsa da kirleticilerin kimliğini belirlemekte maalesef zorlanıyoruz. Bu noktada Büyükşehir Belediyemizin öncülüğünde, Körfez için yeni bir izleme altyapısı oluşturuyoruz. Körfezin çeşitli noktalarına yerleştirilecek 28 adet optik ve termal kamera ile bir nevi 'Körfez Mobese' sistemini kurmak için çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor" dedi.

GEDİZ TEMİZLENMEDEN KÖRFEZDE TAM İYİLEŞME MÜMKÜN DEĞİL

Körfeze ulaşan 33 derenin sürekli kirlilik ve besin tuzu taşıdığını vurgulayan Güler, özellikle Gediz Nehri'nin durumuna dikkat çekti. Gediz’in debisinin Çiğli Arıtma Tesisi’nin beş katı olduğunu ifade eden Güler, "Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 3. sınıf kirlenmiş su taşıyan Gediz Nehri temizlenmeden, körfezde kalıcı bir temizlik beklemek gerçekçi değildir. Bu sadece bir nehir meselesi değil, bütüncül bir havza planlaması gerektiren bilimsel bir süreçtir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bilimsel verilere dayalı; dip tarama, sediman yönetimi ve su sirkülasyonunu artırmaya yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Körfezin korunması sadece bir çevre meselesi değil, bu kentin tarihine ve geleceğine sahip çıkma meselesidir. Türkiye’deki tüm körfezler benzer sorunlarla karşı karşıyadır. İzmir Körfezi de devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir kamu alanıdır ve burada yapılacak her türlü çalışma ilgili bakanlıkların izinleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir" dedi. 

ARITMA KAPASİTESİ YÜZDE 30 ARTIRILDI

İzmir’in atık su arıtma ve yağmur suyu ayrıştırma projelerindeki son durumu paylaşan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, kentin çevre yatırımlarında vites yükselttiklerini belirtti. Göreve geldikten sonra Çiğli, Torbalı ve Yazıbaşı Ayrancılar olmak üzere üç büyük arıtma tesisini hizmete açtıklarını kaydeden Erdoğan, bu yatırımlarla İzmir’in toplam arıtma kapasitesinin yüzde 30 oranında artırıldığını vurguladı. Metropol alanın atık su yükünün yüzde 96’sını göğüsleyen Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi için kritik bir gelişmeyi de paylaşan Erdoğan, "4. fazın devreye alınması ve revizyon çalışmaları sonucunda, tesisin doğru çalıştığını tescil eden 'Çevre İzin Belgesi'ni yedi yıl aradan sonra geçen hafta itibarıyla geri aldık. Bu belge, tesisin bakanlık tarafından anlık kontrol edildiğinin ve standartlara uygun çalıştığının en somut kanıtıdır" dedi. Körfez temizliğinin ikinci ayağı olan yağmur suyu ayrıştırma projelerine de değinen Gürkan Erdoğan, kent merkezinde yürütülen çalışmaların devasa boyutlara ulaştığını ifade etti. Mevcut 640 kilometrelik hattın 140 kilometresinin yeni projelerden oluştuğunu belirten Erdoğan, "Geçmişten bugüne yapılan tüm çalışmaların yüzde 25’i kadarlık bir hacmi şu an eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Bunun yanı sıra Körfez'deki sirkülasyonu artırmak için tarama faaliyetlerimize hız verdik. İki ayrı ihale kapsamında şu ana kadar Körfez’den 1 milyon 200 bin ton malzeme çıkardık. Bu rakam, İzmir tarihinde bugüne kadar yapılan tüm tarama faaliyetlerinin toplamından daha büyüktür. Bostanlı ve Mavişehir bölgesinde derinliği 50-60 santimetreden 4 metreye çıkararak yılların birikmiş kirliliğini bertaraf ediyoruz" diye konuştu.