İZMIR

Menemen’de ikinci istinat duvarı riski: ‘Orası yüzde 100 yıkılacak’

Menemen 29 Ekim Mahallesi'ndeki facianın ardından konuşan Muhtar İmran Koşar, “Burası yıkılmaz diye vatandaşla dalga geçtiler, duvar 10 gün sonra çöktü” diyerek yaşanan ihmallere tepki gösterdi. Bölgede benzer bir riskin daha olduğunu vurgulayan Koşar, yeni bir facia yaşanmaması için yetkilileri önlem almaya çağırdı

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - İzmir’in Menemen ilçesi 29 Ekim Mahallesi’nde gece saat 04.00 sıralarında bir sitenin istinat duvarı çöktü. Gürültüyle uyanan mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve belediye ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk incelemelerde duvarın, site çevresindeki park halindeki 7 aracın üzerine devrildiği ve yakın konumdaki 4 binada hasar oluştuğu tespit edildi. Risk değerlendirmesi sonucunda, giriş katlarında ve cephelerinde çatlaklar oluşan 3 bina tedbir amaçlı boşaltıldı. Toplamda 151 mahalle sakini, belediye ekipleri tarafından tahliye edilerek geçici konaklama için sosyal tesislere yönlendirildi. Olayın ardından açıklamalarda bulunan 29 Ekim Mahallesi Muhtarı İmran Koşar, yaşananların bir ‘geliyorum’ diyen ihmaller zinciri olduğunu vurgulayarak yetkililere ve sorumlulara tepki gösterdi. Vatandaşların defalarca durumu yetkililere bildirdiğini ancak geri dönüş alamadıklarını belirten Koşar, “Vatandaşla dalga geçtiler, “Menemen yıkılır burası yıkılmaz” dediler; 10 gün geçmeden duvar yerle bir oldu” dedi. Tehlikenin henüz geçmediğini vurgulayan Koşar, “9 Eylül Mahallesi sınırında bir yerimiz daha var, bir afet anında o duvar da yüzde 90 demiyorum, yüzde 100 yıkılacaktır. Duvar bir yıkılırsa sadece binaya hasar vermeyecek, binanın tamamını devirecektir” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

VATANDAŞ DEFALARCA BAŞVURDU

İstinat duvarının çöktüğü bölgede ikamet eden vatandaşların hem bakanlığa hem belediyeye hem de muhtarlığa defalarca başvuruda bulunduğunu belirten Koşar, “O istinat duvarı zaten sağlam bir duvar değildi. Binalarda oturan mahalle sakinlerimiz bize defalarca gelip gittiler; hem belediyeye hem de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne birebir dilekçe verdiler. Bildiğim kadarıyla oradaki müteahhit ile mahkemelik süreçleri de devam ediyordu. Vatandaşların aktardığına göre, Çevre ve Şehircilik ekipleri gelip inceleme yapmış ve duvarın sağlam olmadığını zaten söylemiş. Burada müteahhit yüzde 100 haksız, vatandaşı çok mağdur etti. Ancak sadece müteahhit değil; belediye buraya neden ruhsat vermiş, neden yeterince incelenmemiş? Çevre ve Şehircilik için de aynı şey geçerli. Bir mahalle muhtarı olarak söylüyorum; bu işte belediyenin de ihmali var. Benim mahallem 10 bin nüfuslu, herkesi tek tek tanımam mümkün değil ama o bina sakinleri bana defalarca gelip “Muhtarım ne yapabiliriz?” diye sordular. Ben de onlara yol gösterdim. Her yere başvurdular; belediye, bakanlık, müteahhit... Sonuç alamayınca iş mahkemeye yansıdı. Hatta dün belediye başkanı oradayken bir vatandaşımız tepkisini dile getirdi; “Zamanında geldik belediyeye bizimle dalga geçtiniz” dedi. Sonucunda da maalesef böyle şeyler yaşandı” diye konuştu.

YÜZDE YÜZ YIKILACAK BİR YER DAHA VAR

Bölgedeki tehlikenin henüz geçmediğini ve 9 Eylül Mahallesi sınırında çok daha büyük bir facianın kapıda olduğunu vurgulayan Koşar, “9 Eylül Mahallesi sınırında bir yerimiz daha var, orası için yüzde 90 demiyorum, yüzde 100 yıkılacaktır. Allah göstermesin o duvar bir yıkılırsa sadece binaya hasar vermeyecek, binanın tamamını devirecek. O binanın sahibi defalarca yanıma geldi, “Muhtarım ne olursunuz gelin bakın, yıkılırsa binamız altında kalacak” diye feryat etti. Ben oranın muhtarı olmamama rağmen, vatandaş köylüm olduğu ve çaresiz kaldığı için bana geldi. Ama maalesef orayla da ilgilenen yok. Yağışlar devam ediyor, bir an önce önlem alınmazsa bu sefer çok daha ağır bir tabloyla karşılaşacağız” dedi.

İZSU İLE VEREM OLDUK

Mahalledeki altyapı yetersizliği ve İZSU’nun çözüm üretmeyen tavrına da sert eleştirilerde bulunan Koşar, “2019'dan beri verdiğim dilekçeler, resmi yazışmalar şu an dosyamda mevcut. 2019, 2020, 2022, 2023... Ben artık İZSU'ya başvurmaktan bıktım, usandım. Özellikle 174, 176 ve 180. sokakların olduğu o bölgede sıralı ızgaralarımız var. Bu ızgaraların düzenli temizlenmesi gerekiyordu. Eğer o temizlikler biraz olsun yapılsaydı, vatandaşımız bu kadar mağdur olmayacaktı, evlerini su basmayacaktı. İnsanların banyolarına, tuvaletlerine, mutfaklarına kadar su doldu. İZSU ile artık resmen verem olduk. İki ayda bir, üç ayda bir müdür değişiyor. Biz rehbere telefon numarası kaydetmekten, sonra geri silmekten bıktık. Her gelen müdür “Ben yapacağım, halledeceğim” diyor ama maalesef kimse bir şey yapmıyor. İZSU'nun çalışmaları bizim için kesinlikle yeterli değil; ne muhtar ne de vatandaş memnun” ifadelerini kullandı.

HERKESİN BU İŞTE SUÇU VAR

Sorumluluk zincirindeki ihmallere dikkat çekerek yetkililere seslenen Koşar, “Şu istinat duvarı meselesinde sadece müteahhiti suçlayıp kenara çekilmek olmaz. Orada projeyi çizenden ruhsatı verene kadar, yani o imzayı oraya kim atmışsa hepsinin bu işte suçu var. Müteahhitten tut belediyesine, belediyesinden Çevre Şehircilik’e, oradan yapı denetimine kadar bu zincirin her halkası sorumludur. Vatandaş kapı kapı dolaşmış, herkesle görüşmüş ama maalesef adeta dalga geçilmiş. Hatta bir vatandaşımıza, “Menemen yıkılır, orası yıkılmaz” demişler. O sözün üstünden 10 gün geçmeden duvar yerle bir oldu. Vatandaşın feryadına kulak tıkanmasının sonucunu bugün hep birlikte görüyoruz” diye belirtti.