İZMIR

Olivtech açılışında Tugay’dan mesaj: Türkiye kendi çocukları ile şifa bulacak

Olivtech Fuarı’nın açılışında konuşan Tugay, İzmir’in sektördeki önemine değindiği konuşmasında üretim ve dayanışma vurgusu yaparak, tarımın geleceğine ilişkin mesajlar verdi

BERKAY ERDEN - İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech –2. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de gerçekleştirilen törenle kapılarını açtı. Açılışa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu sektör temsilcileri, üreticiler ve çok sayıda davetli katıldı. Tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan fuarın açılışında konuşan Tugay, zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere yerel üretimin desteklenmesinin önemine dikkat çekerek, İzmir’in bu alandaki potansiyeline vurgu yaptı.

TUGAY: DÜNYANIN EN İYİLERİ BURADAN ÇIKIYOR

Dünyanın en iyi zeytinyağlarının bu bölgeden çıktığını ve bu fuara ev sahipliği yapmanın İzmir'e yakıştığını belirten Tugay, “İzmir olarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak İZFAŞ’la birlikte bir başka değerli fuar olan bu fuarımızın; zeytin, zeytincilik, süt, süt ürünleri, şarap ve şarap teknolojisi temalı bu buluşmasını, bu fuarını sizlerle birlikte gerçekleştirmekten büyük bir onur duyuyoruz. Çok şey var söylenebilecek. Bazı şeyler rakamlarla, bazı şeyler de duygularla ifade edilebiliyor. Rakamları çokça konuşabiliriz ama işin bence duygusunu ve anlamını biraz daha çok ifade etmemiz daha çok ihtiyaç gibi düşünüyorum. Geçenlerde yurt dışında bir toplantıda yanımda oturan birisine, yetkili birisine İzmir’i anlatmaya çalışıyordum. Bir başka konuşmasında 'Ben zeytinyağını çok seviyorum' deyince -İspanya’daydı bu, Madrid’deydi- ona dedim ki: 'Dünyanın en güzel zeytinyağının bizim bölgemizde üretildiğini iddia ediyorum size' dedim. 'Bunu ispat etmeye de hazırım' dedim. Böylesine yürekten inandığımız değerlerimizden birisi. İzmir ve Ege Bölgesi, aslında Akdeniz, genel olarak Anadolu biliyorsunuz tarımın sadece bugünkü yapılış şekliyle değil, tarihsel olarak da aslında ana toprağı, o kültürün yeşerdiği yer. İnsanların ilk yerleşik düzene geçtiği, yerleşik düzene geçerken tarımı yapmaya başladığı toprakların bugünkü mirasçılarıyız, yaşayanlarıyız. O nedenle sahip olduğumuz bu değeri anlamak, bilmek ve açıkçası 2026 yılında, yani içinde bulunduğumuz dönemde hakkını vererek bunu işlemek, bir emeğe dönüştürmek, bir ürüne dönüştürmek, bir markaya dönüştürmek ve değerini bulmasını sağlamamız gerekiyor” diye konuştu.

TUGAY: TARIM TEK BAŞINA DÜŞÜNÜLEMEZ

Gelinen noktada üretimin işleme, markalaşma ve pazarlama ile anlam kazandığını dile getiren Tugay, “İzmir tabii Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarından beri, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir anlamda İzmir’e görev olarak verdiği bir fuarlar şehri olduğu için böyle bir fuara ev sahipliği yapmak da en çok belki şehrimize yakışırdı. Ve biz bugün 85 firmayı,9 şehri ve 5 ülkeyi bu çatı altında bir araya getirerek görevimizi yapmış olmanın huzurunu yaşıyoruz. İki yıl öncesine göre arkadaşlarımız yüzde 50 daha fazla katılım olduğunu söylediler ki olması gereken budur. Ama fuarların zorlu şartlarda gerçekleştiği bir dönemdeyiz. Genel anlamdaki ekonomik sıkıntılar, dünya ticaretinin farklı baskılar altında olması var. Bir de üzerine biliyorsunuz yakın zamanda savaş ve bu savaşın getirdiği ilave zorluklar oldu. Ama ne olursa olsun hem bu fuarı böyle başarılı bir katılımla gerçekleştirmek hem de bu yolda emin adımlarla ilerlemek bizler için bir onurdur. Biz burada üreticiyi, sanayiciyi, ihracatçıyı, kooperatiflerimizi ve akademisyenlerimizi bir araya getiriyoruz. Çok katmanlı ve çok paydaşlı bir fuar Olivtech. Böyle de olması gerekiyor. Çünkü tarım artık tek başına üretim değil, bununla beraber çok şeyi kapsıyor. Ürettiğiniz ürünü ham bir şekilde ortaya çıkarmak değil; öncelikle en verimli ve nitelikli üretimi gerçekleştirmek ama daha sonra ürettiğinizi hakkıyla işlemek, markalaştırmak ve doğru tanıtmak, doğru pazarlamak gerekiyor. Teknolojiyle, işleme kapasitesiyle ve pazarlamayla birlikte anlam kazanıyor üretim. Fuarın başlıca konularından olan zeytine üretim anlamında baktığımızda ülkemizin güçlü bir konumda olduğunu görüyoruz. Türkiye’de 200 milyondan fazla zeytin ağacı var. 3 milyon 750 bin ton zeytin üretimimiz var. Yılda ortalama 300 bin ton zeytinyağı, 700 bin tonun üzerinde sofralık zeytin üretiyoruz. 400 bin ailemiz geçimini doğrudan zeytinden, zeytincilikten sağlıyor. Dünya sıralamasına baktığımızda sofralık zeytinde üretim ve ihracatta ilk üçteyiz; İspanya ve Mısır ile rekabet halindeyiz. Zeytinyağında aynı şekilde hem üretimde hem ihracatta ilk beş içerisindeyiz.20 ülkeye zeytinyağı,30 ülkeye sofralık zeytin ihraç ediyoruz. Zeytin sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisidir bu anlamda Türkiye” ifadelerini aktardı.

TUGAY: 520 BİN TON ÜRETİMİMİZ VAR

İzmir'in zeytin ve zeytinyağı üretiminde Türkiye'de öncü konumda yer aldığına dikkat çeken Tugay, “Bu bilinçle hem gurur duymalı hem de sorumluluğunun ağırlığını hissetmeliyiz diye düşünüyorum. İzmir bu sorumluluğun altından kalkmak için çok çalışan, çok çaba gösteren şehirlerimizden biridir. Yağlık zeytin üretiminde Türkiye’nin birinci kentidir İzmir. Türkiye genelindeki zeytin üretiminde yaklaşık %14’ünü, yağlık zeytin üretiminin yaklaşık %18’ini tek başımıza karşılıyoruz. 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı, yaklaşık 520 bin ton toplam zeytin üretimimiz var İzmir’de. Zeytinyağı üretimi açısından bu anlamda öncüyüz diyebilirim. Fuarımızın bir diğer başlığı olan büyükbaş hayvan sütü üretiminde Türkiye’nin ikinci kenti İzmir. Konuyla ilgili olarak da üreticilerimize pek çok destek sağlıyoruz ve bununla ilgili pek çok çalışmamız yürüyor. Bağcılık ve şarap üretiminde de her geçen gün büyüyen bir potansiyele sahibiz. Urla, Seferihisar ve Menderes’te gelişen butik üretimler bunun en somut göstergesi. Değerli konuklar, tarım sadece bir ekonomik faaliyet değil, aynı zamanda bir kültür ve miras aktarımıdır. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen zeytin kültürünü, bağcılık geleneğini modern teknolojiyle birleştirerek geleceğe taşımakla yükümlüyüz. Olivtech Fuarı tam da bu noktada, geleneksel üretimi modern pazarlama stratejileriyle buluşturan çok kıymetli bir köprü görevi görüyor. Sadece üretmek yetmiyor; katma değeri yüksek ürünlere dönüştürmek, markalaşmak ve dünya pazarlarında 'İzmir' ve 'Türkiye' imzasını en üst sıraya taşımak temel hedefimizdir. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe yakaladığımız ivme gurur verici. Bugün Türkiye, zeytin ağacı varlığı bakımından dünyada parmakla gösterilen ülkelerden biri haline gelmiştir. Özellikle İzmir, yağlık zeytin üretiminde Türkiye'nin lideri pozisyonundadır. Şehrimizdeki 20 milyonu aşkın zeytin ağacı, binlerce ailemizin geçim kaynağı olmasının yanı sıra ekonomimize de devasa bir katkı sunuyor. Sadece zeytinde değil, süt ve süt ürünleri üretiminde de İzmir, Türkiye'nin lokomotif şehirlerinden biri olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

TUGAY: BÜYÜKŞEHİR ÜRETİCİNİN YANINDA

Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi desteklemeye devam edeceklerini aktaran Tugay, sözlerini şu şekilde bitirdi: “Katılımcı yönetim sözde kalmamalı. Verimli hale getirerek, farklı kesimleri bir araya getirilmeli. Geleceğe yönelik yol haritası oluşturmayı düşünüyoruz. Türkiye’nin içinden çıkması gereken bir tek çözüm var. Herkes müdahil olmalı. Alınan kararlara etkin bir şekilde katılmamız gerekiyor. Geleceğin şehrini kuracaksak, önce bu ülkeye, kendinize, insanlara inanmanızla, üretime verdiğiniz değerle gelecek olacak. Geride durmak değil, bir adım atmak lazım. Özel sektörü, kamuyu, devleti, meslek odaları, bir araya getirerek çalıştırma fikri doğru fikirdir. Tarım, gıda konseyimiz var. Bir de zeytin konseyimiz olduğunu da bilin. Bu konsey herkese açık. Son sözüm şudur. Artık bunu her yerde söyleyeceğim. Eğer Türkiye’nin sıkıntıları varsa, burada iyileşmeye ihtiyacımız varsa, bütün evlatlar ‘Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak’ bunu unutmayın. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin her zaman yanındayız. Kooperatifleşmeyi destekleyerek küçük üreticinin büyük pazarlarda söz sahibi olmasını sağlıyoruz. 'Başka Bir Tarım Mümkün' vizyonuyla, kuraklıkla mücadeleden doğru sulama tekniklerine kadar her alanda bilimsel verilerle hareket ediyoruz. Amacımız, doğduğumuz yerde doymamızı sağlayacak, refahı adil paylaştıracak bir üretim modelini kalıcı kılmaktır. Bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen İZFAŞ ekibine, tüm katılımcı firmalarımıza, yurt dışından ve yurt içinden gelen değerli ziyaretçilerimize şükranlarımı sunuyorum. Ortak akılla ve dayanışmayla tarımsal kalkınmamızı sürdüreceğiz. Hepinizi saygıyla selamlıyor, fuarımızın tüm sektör paydaşları için bereketli geçmesini diliyorum” dedi.