İZMIR

Özel’den Roman buluşmasında net mesaj: Eşitlik için bütçe şart

Romanlar ile bir araya gelen Özgür Özel, eşitsizlikleri ortadan kaldırmada sadece söylemlerin yeterli olmadığını belirterek, CHP iktidarında bütçe destekli politikaların hayata geçirileceğini söyledi

BERKAY ERDEN / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programının ikinci gününde Alsancak’taki Tarihi Havagazı Fabrikası’nda Roman yurttaşlarla bir araya geldi. Buluşmaya CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, milletvekilleri ve çok sayıda Roman derneği temsilcisi katıldı. Toplantıda Roman yurttaşların eğitimden barınmaya, istihdamdan sosyal yaşama kadar birçok alanda karşı karşıya kaldığı sorunlar ele alınırken, yerel yönetimlerin hayata geçirdiği projeler ve merkezi politikaların yetersizlikleri de gündeme geldi. Özel, Roman yurttaşların kendilerini toplumun eşit bireyleri olarak hissetmemesinin başlı başına bir sorun olduğuna dikkat çekerek, bu durumun ortadan kaldırılması için sadece söylemlerin yeterli olmayacağını, somut adımlar ve bütçe destekli politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de derinleşen yoksulluğun en fazla kırılgan kesimleri etkilediğini belirten Özel, sosyal demokrat politikalarla bu tabloya müdahale edilmesi gerektiğini ifade ederken, yerel yönetimlerin attığı adımların önemli ancak kalıcı çözüm için yetersiz olduğunu dile getirdi.

ÖZEL: BİZ CEMİL BEY'DEN TAHSİLAT ALMAYA GELDİK

Yerel seçimlerin ardından verdikleri sözü hatırlatan Özel, "Bizi burada topladı, hep birlikte oturduk, sohbet ettik. Ramazan’dı o zaman, ben de dedim ki 'Cemil Başkan bize bir yemek borçlandı' dedik ki 'İlk bir senesinde verdiği sözleri tutsun da öyle gelelim, mahcup olmayalım.' Zaten bir yıldır parti ciddi bir baskı altında, farkındasınız. Şimdi yeni yeni başımızı kaldırıp normal programlara dönmeye başladık ama saldırılar hâlâ devam ediyor. Ben bu konuyu uzun zamandır hatırlatıyorum. Hatta Çağatay ilk göreve geldiğinde bana 'Bir talimatınız var mı' diye sordu. Ben de 'Bizim bir borcumuz var, Romanlarla oturacağız' dedim. Temsilcileriyle bir araya geleceğiz, hem yemek yiyeceğiz hem Cemil Başkan verdiği sözleri ne kadar tutmuş bakacağız, hem de yeniden dinleyeceğiz dedim. Bu hazırlığı gerçekten çok önemsiyorum. Zaten birebir de sık sık bir araya geliyoruz. Geçenlerde iki genç arkadaş aradı, 'Mecliste misafiriniz olmuştuk' dediler. Ben de hatırladım. Roman gençlerine fırsat verildiğinde ne kadar başarılı olduklarını, akademik olarak nerelere gelebildiklerini bizzat onlardan dinledim. Gerçekten çok şey öğrendim. Başkanım da sürekli Romanların sorunları ve örgütlenmeleri konusunda bizi bilgilendiriyor. Burada çok sayıda başkan var, genç siyasetçi arkadaşlar var, birlikte siyaset yaptığımız insanlar var. CHP’li olsun olmasın siyasete ilgi duyan arkadaşlar var. Bu masa benim için gerçekten çok kıymetli. O yüzden hem il başkanımıza hem büyükşehir belediye başkanımıza bizi burada buluşturdukları için teşekkür ediyorum" diye konuştu.

ÖZEL: EN BÜYÜK AYIP ROMANLARIN TEMSİL EDİLMİYOR OLMASI

TBMM'de Roman yurttaşların temsilcisinin olmadığını belirterek, öz eleştiri yapan Özel, "Önümüzde Dünya Romanlar Günü var, Çarşamba günü. İstanbul’da büyük bir buluşma yapacağız, sizi de orada görmek isteriz. Açıkçası genel başkan olmadan önce de vardı, olduktan sonra da devam etti bu sıcak ilişki; bunun daha da güçlenmesi gerekiyor. Artık CHP İzmir’de 30 belediyenin 28’ini yönetiyor, Büyükşehir’e sahip. Yani yerelde güçlü bir yapı var. Bu gücü artık genelde de iktidara taşıyıp, sorunları kalıcı şekilde çözmek gerekiyor. Bu çok önemli. Ben daha önce de söyledim, bu dönemin en büyük ayıplarından biri parlamentoda Romanların temsil edilmemesi. Bu sadece diğer partilerin değil bizim de eksikliğimiz. Hele ki sosyal demokrat, eşitlikçi bir parti olarak bunu önce bizim düzeltmemiz gerekiyor. Bu konuda da çok net bir iradem var" şeklinde konuştu.

ÖZEL: EŞİT HİSSETMİYORUM DİYEN VARSA SORUN VARDIR

Toplumdaki gruplardan herhangi biri sorunu olduğunu dile getiriyorsa, ortada bir sorun olduğunu söyleyen Özel, "Biz 86 milyon vatandaşı seviyoruz, herkese eşit mesafedeyiz. Herkesin refahını, huzurunu, özgürlüğünü istiyoruz. Ama sahaya çıktığımızda görüyoruz ki Romanlar, Abdallar kendilerini eşit hissetmiyor. O zaman burada bir sorun var. Benim yaklaşımım net: Bir toplumda bir kesim 'Ben eşit değilim' diyorsa, o sorun vardır. Kim söylüyor, hangi kimlikten geliyor önemli değil. Kürt 'sorun var' diyorsa vardır. Roman 'ayrımcılık var' diyorsa vardır. Bu hissiyat ortadan kalkana kadar çalışmak zorundasın. Görev bu" dedi.

ÖZEL: BÜTÇE KOYMADAN HEDEF OLMAZ

Romanlar için ortaya atılan vaatlerin iktidar tarafından yerine getirilmediğini ve bütçe ayrılmadığını belirten Özel, "Yıllardır strateji belgeleri yazıldı, eylem planları açıklandı ama ortak sorun şu: Sorunu anlatıyorlar ama kimse sorumluluk almıyor. Bir de en önemli şey eksik: bütçe. Bakın açık söylüyorum, bütçe koymadan hedef olmaz. Köprü yapacağım diyorsan para koyacaksın. Ayrımcılığı bitireceğim diyorsan yine para koyacaksın. Lafla olmuyor bu iş. Bu işin özü bu. Zaten parlamenter siyaset de buradan doğdu. İnsanlar 'Vergiyi alıyorsun ama bizi dinlemiyorsun' dedi. Önce sözlü söylediler, sonra yazıya döktüler. Dilekçe hakkı böyle doğdu. Ama baktılar ki yazmak yetmiyor, nasıl yapılacağını da yazalım dediler. İş oradan bugünkü sisteme evrildi. Yani işin özü şu: Hem söz olacak hem bütçe olacak hem de gerçekten uygulanacak. Aksi halde hiçbir şey değişmez" ifadelerini aktardı.

ÖZEL: CİDDİ YOKSULLUK VAR

Türkiye’nin ekonomik yapısının giderek bozulduğunu söyleyen Özel, “Biz bu işe ciddi bir şekilde müdahale edeceğiz. Lafla değil, gerçekten bütçesini koyarak yapacağız. Öyle sadece süslü laflar, eylem planları değil… Her söylenen şeyin arkasına para koyacaksın. Yoksa hiçbir anlamı yok. Bakın Türkiye’de çok ciddi bir yoksulluk var. Herkes görüyor zaten. Eskiden bir memur 5-10 yıl çalışır, bir araba alır, emekli olunca da bir ev sahibi olurdu. Şimdi ne memur, ne işçi, ne asgari ücretli… Miras yoksa, piyango çıkmıyorsa ne ev alabiliyor ne araba. Böyle bir tablo var. O yüzden bu düzene sosyal demokrat bir müdahale şart. Dünyada örnekleri var. Mesela İspanya’da yapıldı. Orada ne yapılıyorsa biz de Türkiye’de aynısını yapacağız. Zaten dünyada Romanların iyi durumda olduğu yerlere bakın, hep sosyal demokrat ya da sol partiler döneminde olmuş bu işler. Mesela Almanya’daki Türkleri düşünün. Türkiye’de başka partiye oy veriyor, Almanya’da gidip sol partiye oy veriyor. Niye? Çünkü biliyor ki orada göçmen, yani kırılgan bir grup. Ona kim sahip çıkıyor? Sol partiler. İş bulma, işsizlik maaşı, sosyal konut, kira desteği… Bunları onlar sağlıyor. O yüzden gidip orada ona oy veriyor. Aynı şeyi biz Türkiye’de yapacağız diyoruz. O zaman burada da insanlar gidip sosyal demokratlara oy verir. Çünkü bu işin adresi belli. Kırılgan grupların, ihmal edilmiş insanların umudu sosyal demokrat bir iktidardır. Şimdi mesela en büyük sorunlardan biri barınma. Dün iki önemli iş yaptık. Menemen’de sosyal konut temelini attık, 3 bin 100 konut yapılacak. Bunun yüzde 10’u kiralık sosyal konut olacak. Çeşme’de de 660 konutluk bir proje var, ilk etapta 120’si kiralık olacak. Ama açık söyleyeyim, bu oranlar bile yetmez. Biz diyoruz ki yüzde 25 olmalı. Çünkü bu mesele özellikle Romanlar için çok kritik. Barınma en büyük sorunlardan biri. Bir de şu var: Yoksulluk herkesi etkiliyor ama en çok kırılgan grupları vuruyor. Savaşta da böyledir. ‘Savaşın kazananı yoktur’ denir ama kaybedeni bellidir: çocuklar, kadınlar, en kırılgan kesimler. Bugün Türkiye’de de ekonomik olarak böyle bir durum var. Bir mücadele var ve en çok zarar gören yine kırılgan gruplar. O yüzden bu işte birlikte duracağız, birlikte mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.

ÖZEL: SÖZLER TUTULMUŞ

Seçim dönemi verilen vaatlere bakıldığında Büyükşehir’in güzel işlere imza attığını söyleyen Özel, “Ben buraya seçim zamanında geldiğimde de söylemiştim. ‘Bir gün geleceğim, verdiğiniz sözleri tuttunuz mu bakacağım, bir de bana yemek ısmarlayacaksınız’ demiştim. Şimdi o gündeyiz. Bakıyorum, neler yapılmış diye… Gerçekten bazı şeylerin yapıldığını görüyorum. Mesela yurttaş meclisi kurulmuş, Mart ayında toplanmış, muhtarlar, STK’lar bir araya gelmiş, çözüm üretmiş. Roman Koordinasyon Merkezi kurulmuş. Okullarda eksikler varmış, bazı yerlerde kantin yokmuş. 8 okulda 2000 öğrenciye beslenme desteği başlamış. Kırtasiye destekleri verilmiş. 13 mahallede dayanışma noktaları kurulmuş. Her gün 14 binden fazla insana sıcak yemek ulaştırılıyor. 2 bin 100 Roman emekliye aylık destek veriliyor. Su faturalarında indirim yapılmış. 3 binden fazla engelli yurttaşa medikal destek sağlanmış. Bunlar önemli, güzel işler. Memnuniyet verici. Ama açık söyleyeyim, bunlar yetmez. Bunlar pansuman. Yerel yönetimlerin yapabileceği şeyler belli. Asıl mesele şu: Kalıcı çözüm. Hiçbir Roman çocuğu hayata geriden başlamasın. Öyle bir eşitsizlik var ki, çocuk daha baştan geride başlıyor ve ne yaparsa yapsın kapatamıyor arayı. Bu kabul edilemez. Yoksulluğun kader olmaktan çıktığı, ayrımcılığın tamamen bittiği bir düzen lazım. İşte o da ancak güçlü bir siyasi iradeyle olur. Biz de diyoruz ki bunun yolu Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarından geçiyor” dedi.

TUGAY: BÜYÜKŞEHIİR OLARAK ROMAN YURTTAŞLAR İLE İLETİŞIM HALİNDEYİZ

Roman yurttaşlar ile kurdukları meclisin Türkiye'deki ilk örnek olduğunu belirten Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Roman yurttaşlarımızla birlikte oluşturduğumuz bir yapı üzerinden sürekli iletişim halindeyiz. Amacımız, Roman yurttaşlarımızın karar alma süreçlerine daha güçlü katılımını sağlamak; onlara yönelik şeffaf, erişilebilir ve hak temelli yerel politika, hizmet ve projeleri katılımcı, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir şekilde geliştirmektir. Bu uygulamanın Türkiye’de ilk örneklerden biri olduğunu biliyoruz. Zaman içinde elde edeceğimiz sonuçlarla bunun örnek bir model haline geleceğine inanıyoruz. İzmir’de tam net rakamlar olmamakla birlikte 300 bin ile 500 bin arasında Roman yurttaşın yaşadığı ifade ediliyor. Farklı bölgelerde, farklı yaşam koşullarında ve farklı sosyal yapılarda yaşayan gruplar söz konusu. Bu nedenle bir yandan her bölgenin kendi ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeyi, diğer yandan da Roman toplumunun genelinde özellikle ayrımcılıkla mücadele konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmeyi önemsiyoruz. Roman yurttaşlarımızın sorunlarına karşı daha hassas bir bakış açısına sahibiz. Hayatın birçok alanında ayrımcılığa maruz kaldıklarını, eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlere de yeterli düzeyde erişemediklerini düşünüyoruz. Bu sorunları birlikte konuşmak, tartışmak ve yerel yönetimler olarak sağlayabileceğimiz en güçlü desteği sunmak için çalışıyoruz" dedi.