İZMIR

TİM Başkanı Gültepe'den 'Mısır'a kaçış değerlendirmesi: Sakınca görmüyorum

Ege İhracatçı Birlikleri İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, hazır giyimin yurt dışına taşındığı algısının doğru olmadığını, sektörün sürdürülebilirliği için yurt dışında büyük ölçekli üretime ihtiyaç bulunduğunu ve bunda sakınca görmediğini belirtti

KEMAL ÖZKURT  Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), 2025 yılında 2 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan üyelerini "İhracatın Yıldızları Ödül Töreni" ile ödüllendirdi. Programa  Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ve Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş katılım göstererek sektöre ilişkin değerlendirmelerde  bulundu. Konuşmaların ardından, belirlenen ihracat rakamlarına ulaşarak ödül almaya hak kazanan firma temsilcilerine ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Programın açılışında konuşan Gültepe, hazır giyim sektörünün yurt dışına taşınmasına ilişkin bir algı olduğunu belirterek sektörün aslında taşımadığını yaşayabilmesi için o bölgelerde montanlı, büyük üretimlere de ihtiyaç duyduğunu ve bunda bir sakınca görmediğini belirtti. Gültepe, ayrıca hazır giyim sektörünün yakında Suriye'ye de hazır giyim sektörünün taşınacağının sinyalini verdi. 

KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİ HEDEFLİYORUZ 

Sektörün 2026 yılına ilişkin hedeflerini paylaşan Sertbaş, "Türkiye genelini 16,7 milyar dolar ile kapattık ve dünyada 4. sırada yer aldık. Bugüne kadar ilk üçe girmiş bir sektördük ama ne yazık ki kan kaybı devam ediyor. Bölgemizde yüzde 8’lik bir azalışla 2025 yılını kapattık. Pazar kaybetmeden, değer bazlı ihracata odaklandık. Bu yaklaşımla bile 2025 yılında yeteri kadar ihracat yapmayı başardık. Tasarım o kadar önemli bir hale geldi ki; Türkiye’nin genel birim katma değer fiyatı 1,6 dolar iken, hazır giyimde bu rakam Türkiye genelinde 16,2 dolar, Ege’de ise 22 doların üzerinde gerçekleşti. 2026 yılına yönelik; katma değerli üretim, tasarım, markalaşma, sürdürülebilir dönüşüme uyum ve dijitalleşme yatırımları yaparak ihracatta yeniden toparlanma sağlamayı hedefliyoruz" dedi. 

ÇİFT HANELİ RAKAMLARA İHTİYACIMIZ VAR

Türkiye'nin ihracatta ilk 10'a girebilmesi için çift haneli ihracat rakamlarına çıkması gerektiğini belirten Gültepe, "Türkiye ekonomisi ihracat ve üretim tarafından genele bakınca 2025 yılını güzel bir artışla, yüzde 4,5’la kapattık. Tabii hazır giyim sektörüne girince artıştan söz etmek son 3 yılda mümkün değil. Aslında herkes aynı şeyi düşünüyor ama dile getirmede biraz sıkıntı var. Doğru bir şekilde dile getirdiğimiz sürece Türkiye adına, Türkiye ile ilgili desteklediğimizi düşünüyorum. Yani doğruları da söyleyeceğiz, eksileri de söyleyeceğiz. Eksileri söyleyeceğiz ki doğruyu yapalım. Amacımız, hedefimiz belli. Orta vadede Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi arasına koyabilmek. Onun için de diyoruz ki yüzde 4,5’lar, yüzde 2,5’lar, yüzde 3’ler; yani tek rakamlı artışlar bize yetmez. Mutlak suretle çift rakamlı artış olması lazım. Onu da bütün sektörlerin yapması lazım. O yüzden tek amacımız bu, tek niyetimiz bu" diye konuştu. 

TÜRKİYE'NİN PROBLEMİ REKABETÇİLİK

Türkiye'de 4-5 sektör hariç diğer sektörlerde rekabetçilik sorunu olduğunu ifade eden Gültepe, "Son 4 yılda, 2022 Ocak ile 2026 Ocak’ı aldığınız zaman ücretlerdeki artış yüzde 560, sadece enflasyon artışı yüzde 360 idi. Kurun artışı yüzde 20. Tabii sadece işimiz kur değil. Hiç kimse değersiz bir TL istemez. Hiçbir vatandaş bunu istemez, biz de istemeyiz. Ama bozulan rasyolara bakınca, bu şekilde bozulunca rekabet gücü düşüyor. Yani pahalı kalıyorsun. Giderlerin artıyor, gelirin düşüyor. Makas eskiden yüzde 5, yüzde 10’du; tolere ediyordu ya da yıl içerisinde birbirini balans ediyordu. Şimdi çok daha fazla açılınca problem biraz da ondan çıkıyor. Dolayısıyla büyümede de aynı şeyi görüyorsunuz. Türkiye’nin büyümesi güzel, takdire şayan. Ama net ihracatın büyümeye katkısı yok. Üretim ağırlıklı büyümeliyiz ya da diyoruz ki en az yarısı ihracattan gelmeli. Dolayısıyla büyümenin yarısı üretimden gelirse, önümüzdeki dönemlerde ortaya koyacak olduğumuz hedefleri daha kolay tuttururuz" diye konuştu. 

YURT DIŞI YATIRIMLARINDA SAKINCA GÖRMÜYORUM


Hazır giyim sektörünün yurt dışına taşınmasına ilişkin bir algı olduğunu belirterek sektörün aslında taşımadığını yaşayabilmesi için o bölgelerde montanlı, büyük üretimlere de ihtiyaç duyduğunu belirten Gültepe, "Buralar olmadan oraları çalıştıramayız. Akdeniz çanağında, özellikle Kuzey Afrika’da, yakında Suriye’de büyük üretimi olanların o bölgeye taşınmasında ben bir sakınca görmüyorum. Çünkü tasarım burada, AR-GE burada, katma değerli üretim burada. Buraları yapmadan oraları çalıştıramayız. Bunun altını çizerek söylüyorum. Oralara çok soğuk bakıp gidenler geri geliyor, gelenler tekrar geri gidiyor; öyle bir şey yok. İçinde olan arkadaşlarımız var. Biz 2008-2009-2010 yılında oraya grup olarak gittik. Mevcut olanlar büyüyor orada. Büyümek zorunda çünkü müşteri zaten onu istiyor. Burada sana sipariş vermiyor. Biraz da zorunlu olarak gidiyorsun bu bölgelere. Çünkü buradaki maliyetleri karşılamak istemiyor. Hazır giyim sektörü tahmin ediyorum ki bu civarda, 15 milyarla 17 milyar dolar skalası arasında kalır. İnşallah daha aşağılara düşmez. Düşmemesi için sadece diğer maliyetler değil, bizim de değişimi, dönüşümü, AR-GE’yi, inovasyonu yapmamız lazım. Sadece karşı tarafı suçlamakla olmaz; kendi tarafımızda da mutlaka yapıyoruz ama daha fazlasını yapmamız lazım. Makineleşmeyi, teknolojiyi ve özellikle dijitalleşmeyi artırmamız lazım" diye belirtti.