İZMIR

Tugay’dan İnan’a: "Şirazelerinden çıktılar, ağızlarına geleni söylüyorlar"

İzmir İl Danışma Kurulu toplantısında konuşan Başkan Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın uyuşturucu açıklamalarına sert tepki göstererek, iktidarın yalan ve algı siyasetiyle gerçek sorunların üzerini örtmeye çalıştığını, devletin ise liyakatten uzaklaşarak partizanlaştırıldığını söyledi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Danışma Kurulu toplantısı; Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde Genel Başkan Yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda partilinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.  Cemil Tugay, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın uyuşturucu sorunu üzerinden CHP’li belediyeleri hedef alan açıklamalarına cevap verdi. İktidarın baskı ve şantajla siyaset yürüttüğünü savunan Tugay, “Neredeyse şantajlarla, hapis ve ceza tehditleri arasında mücadele ediyoruz ama bundan onur duyuyoruz. Geçen gün bir İzmir milletvekili, uyuşturucu probleminden bile CHP’li belediyeler sorumludur dedi. Kafayı mı yediniz siz? Madde bağımlılığından biz niye sorumlu oluyoruz? Bu kadar şirazelerinden çıktılar işte, ağızlarına ne geliyorsa söylüyorlar” dedi.

ŞİRAZELERİNDEN ÇIKTILAR SÜREKLİ YALAN SÖYLENİYOR

AK Partili Eyyüp Kadir İnan’ın uyuşturucu sorunuyla ilgili CHP’li belediyeleri suçlamasını "akıl tutulması" olarak nitelendiren Tugay, “Geçen gün bir İzmir milletvekili, uyuşturucu probleminden bile CHP’li belediyelerin sorumlu olduğunu söyledi. Kafayı mı yediniz siz? Madde bağımlılığından biz niye sorumlu oluyoruz? Bu kadar şirazelerinden çıktılar işte, ağızlarına ne geliyorsa söylüyorlar. Bizim milletvekillerimiz bu seviyesizliği tekrar edemedikleri için susuyorlar. Sürekli yalan, sürekli çarpıtma, sürekli karalama ve algı çalışması yürütülüyor. Kusacağız artık bu yalanlardan. Millete bir bakın; kimin zenginliği kaldı, kimin umudu var, kimin sağlığı iyi? Belediyeler çalışmasın diye uğraşıyorlar ama biz elimizdeki üç kuruşla halka hizmet götürmeye, insanların mutlu hissetmesi için mücadele etmeye devam ediyoruz” dedi.

DEVLETİ PARTİZANLAŞTIRAMAZSINIZ

Devlet kurumlarının tarafsızlığını yitirdiğini ve her kararın tek bir imzaya mahkûm edildiğini belirten Başkan Tugay, “Bütün Türkiye’yi bir kişi nasıl kontrol edebilir, nasıl her şeyin altına onun imzası atılır? Bu kadar tuhaf bir sisteme düştük. Tarafsız hiçbir kurum kalmadı. Devletin dini de olmaz, partisi de olmaz. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim ama bulunduğum konumda kimseyi partisine, inancına veya etnik kökenine göre ayırarak hizmet götürmem. Herkese adaletli olmak zorundayız. Ancak bugün yargıyı, denetim kurumlarını, güvenlik teşkilatını ve orduyu partizanlaştırdılar. Adaleti olmayan bir devletin insanına sahip çıkması mümkün mü? Biz iktidara geldiğimizde onların yaptığını yapmayacağız; biz bu kurumları yeniden liyakatli ve tarafsız hale getireceğiz” ifadelerini kullandı.

CEZAEVLERİ DOLDU TAŞTI

Türkiye’deki suç oranları ve cezaevi kapasitelerine dair korkutucu rakamlar paylaşan Tugay, madde bağımlılığının bir beka sorunu olduğunu vurguladı. Tugay, “Türkiye’de madde bağımlılığı şu anda bir sosyal felaket durumunda. Cezaevlerinin kapasitesi 330 bin ama yatan hükümlü sayısı 460 bin. Denetimli serbestlikle beraber 1 milyon aktif hükümlü var. Yani her 86 kişiden biri şu anda hükümlü. Yer kalmadığı için aflarla insanları dışarı çıkarıyorlar, sonra o insanlar gidip yeniden suç işliyor. Karabağlar’da bir tarikat yurdu var, iki senedir yıkım kararı için uğraşıyoruz; emniyet tedbiri sağlanmıyor. Sosyal medyada algı pompalayarak bu gerçekleri gizlemeye çalışıyorlar ama biz gerçek sorunlara dönmek ve onları anlatmak zorundayız” diye konuştu.

KAMU REFORMU OLMADAN BU SİSTEM DÜZELMEZ

Türkiye’nin çöküşten kurtulması için köklü bir kamu reformuna ihtiyaç duyulduğunu ve devletin çağdaş bir yönetim anlayışına dönmesi gerektiğini söyleyen Tugay, “CHP olarak vadetmemiz gereken en önemli şey kamu reformudur. Kamu yönetimi israfla, yanlış kararlarla ve liyakatten uzak görevlendirmelerle Türkiye’nin çökmesine neden oldu. Devlet yeniden tarafsız, adil ve vicdanlı bir yapıya bürünmelidir. En alt mahkemeden en üst yargı makamına kadar her yer baskıdan kurtarılmalıdır. İnsanlara sadaka veren değil, sorunları kökten çözen bir devlet anlayışına dönmemiz gerekiyor. Kontrol dışı harcamalar ve liyakatsizlik olduğu sürece devletin kendisini toparlaması mümkün değildir” dedi.

GÖREVİMİZ AHLAKLA VE BİLİNÇLE SİYSET YAPMAKTIR

Siyasetin kişisel hesaplar için değil, halkın onuru için yapılması gerektiğini belirten Tugay, “Ben bir zamanlar sıradan bir mahalle üyesiydim, sandık görevlisiydim; bugün buradayım. Yarın benim yerime başka bir arkadaşımız gelecek, önemli değil. Önemli olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün eseri olan bu partide ahlakla siyaset yapmaktır. Bu ülkenin pırıl pırıl gençlerine, garibanlarına çektirilen bu zulüm artık bitmelidir. Onurumuz yoksa zenginliğimiz beş para etmez. Biz kimseyi dışlamadan, ayrımcılık tuzaklarına düşmeden herkesi kucaklayacağız. Biz kendimiz için değil, sahipsiz bırakılan o insanlar için siyaset yapıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir partidir ve bu çizgisini sürdürecektir" diye belirtti.