İzmir’de Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube tarafından Konak Belediyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Toplu İş Sözleşmesi’nden (TİS) doğan geriye dönük alacaklar ile iki aydır ödenmediği belirtilen Sosyal Denge Tazminatları için yapılan açıklamada, belediye yönetimine ödeme konusunda somut ve bağlayıcı bir takvim oluşturulması çağrısı yapıldı. Sendika temsilcileri, aylardır yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını belirterek, sürekli ileri tarihlere ertelenen ödemelere tepki gösterdi. Açıklamada konuşan Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube Yürütme Kurulu Üyesi Aynur Özkaya, emekçilerin ekonomik sıkıntılarının görmezden gelinemeyeceğini ifade ederken, Bağımsız Yerel Hak-Sen 3 No’lu Şube Başkanı Cemal Atamer de ödemelerin istikrarlı şekilde yapılmasını istedi. Sendika temsilcileri, müzakerelerden sonuç alınmaması halinde 21 Eylül’den itibaren mücadeleyi büyüteceklerini duyurdu.
ÖZKAYA: ARTIK BİZİ OYALAMAYIN
Aylardır mücadele ettiklerini vurgulayan Özkaya, “Tüm Bel- Sen 2 No’lu şube olarak Toplu İş Sözleşmemizden doğan geriye dönük alacaklarımız ve 2 aydır ödenmeyen Sosyal Denge Tazminatlarımız için aylardır mücadele ediyoruz. Bizler görüşmeye giderken talebimiz açık ve netti. Somut bir ödeme tarihi istedik. Kabul edilebilir bir ödeme takvimi istedik. Güvenilir ve bağlayıcı bir plan istedik. Ancak hep aynı cevaplarla karşılaştık. İller Bankasından para gelmedi denildi. Mali durumumuz kötü denildi. Her görüşmede anlayış gösterdik. Diyalog kapısını açık tuttuk. İyi niyetimizi koruduk. Emekçiyle belediyeyi karşı karşıya getirmeden sorunu çözelim dedik. Ama her defasında önümüze yeni bir tarih konuldu. Önümüzdeki hafta denildi, ay sonu denildi, gelecek ayın ilk haftası denildi, meclis sonrası denildi. Bekledik. Müzakere ettik. Sonuç; yaptığımız tüm girişimler sonuçsuz kaldı. Hep ucu açık sözler hep belirsizlik. Şimdi de bizlere Kasım ayını bekleyin deniyor. Artık biz beklemeyeceğiz. Artık bizi oyalamayın” diye aktardı.
“FATURASININ BİZLERE KESİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”
“Bize bütçe yok diyenler bilsin ki emekçinin de evinde mutfağında huzur yok sabır yok” diyen Özkaya, “Biliyoruz ki işçi arkadaşlarımız da maaşlarını alamadı. Bu da kabul edilemez. Biz bu belediyede birlikte üretiyoruz ve maalesef birlikte tükeniyoruz. Bir emekçinin aldığı maaş günlerce, haftalarca, aylarca bekletilecek bir ödeme değildir. Şimdi soruyoruz; Emekçi daha ne kadar bekleyecek, kirasını, faturasını ne zaman ödeyecek. Bankaya olan borcunu ne zaman kapatacak. Faiz ödemekten ne zaman kurtulacak. Bir kez daha açıkça ifade etmek istiyorum.Toplu İş Sözleşmesi alacakları bir lütuf değildir. Emeğimizin karşılığıdır. Kazanılmış hakların sürekli ertelenmesi, belirsiz tarihlere bırakılması kabul edilemez. Belediyelerin yaşadığı mali sıkıntıların farkındayız. Ekonomik sorunları görmezden gelmiyoruz. Kesintileri de biliyoruz. Bizler bu ekonomik tablonun faturasının bizlere kesilmesini kabul etmiyoruz.
Krizi yaratan emekçi değil. Borçlanan emekçi değil. Kaynakları yöneten emekçi değil” dedi.
“MASADA ÇÖZÜM YOKSA EMEKÇİLER KENDİ GÜCÜNÜ ORTAYA KOYAR”
Sözlerinin devamında ise Özkaya şu ifadelere yer verdi: “Faturayı ödeyecek olan da biz olmayacağız. Biz buna itiraz ediyoruz. Her ay maaşlar tam mı yatacak, TİS alacaklarımız ne zaman ödenecek belirsizliğinden artık yorulduk. Bir emekçi kirasını, faturasını, kredisini, sağlık giderlerini, çocuğunun okul masrafını karşılayamıyorsa orada artık ciddi bir sorun vardır. Bu durum aile bütçesini sarsıyor, aile yaşamını sıkıntıya sokuyor. Geçim sıkıntısı çekilen evde huzur olur mu mutlu olunur mu? Belirsizlik yaratmak çalışma barışını da zedeler, bu durum çalışma barışını tehdit eder. Bu belirsizliklerin sürdürülmesine izin vermeyeceğiz. Emekçinin sabrı tükenmiştir. Tüm Bel- Sen 2 No’lu şube olarak çalışma arkadaşlarımızın iradesi doğrultusunda bugüne kadar müzakere ve diyaloğu esas aldık. Ancak mücadele yalnızca masada yürütülmez. Masada çözüm yoksa emekçiler kendi gücünü ortaya koyar. Hak arama mücadelesi demokratik, meşru ve yasal hakkımızdır. 21 Eylül’den itibaren mücadeleyi daha da büyüteceğiz. Çünkü artık tahammülümüz kalmadı. Biz kavga aramıyoruz. Hakkımızı arıyoruz. Biz belediyeyi emekçilerle karşı karşıya getirmek istemiyoruz. Emekçinin hakkını almasını istiyoruz. Haklarımıza sahip çıkmak için mücadelemizi büyütmek için ayrışmadan, eksilmeden, tüm emekçiler olarak tek ses olacağız, omuz omuza olacağız, bu onurlu mücadelemize sahip çıkacağız.”
FİLİZ: ÖDEME KONUSUNDA SOMUT BİR ADIM ATILMIYOR
Tüm Bel Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, “Aylardır belediye yönetimiyle görüşmeler yapıyoruz ve sürekli olarak sözler veriliyor ve bu sözler somut olarak yerine getirilmiyor. Biz kavgadan yana değiliz. Biz eylemden yana değiliz. Biz her zaman müzakereyi esas alıyoruz. Eylem bizim en son müracaat edeceğimiz son nokta. Çünkü yaptığımız bütün görüşmelerde hep ileri tarih veriliyor ve bir türlü maalesef verilen bu tarihlerde ödeme konusunda somut bir adım atılmıyor. Müzakereden sonuç alınmazsa mücadele kaçınılmaz hale gelecektir. Bugün mücadelenin fişeğini atmış olduk. Pazartesi günü yine burada olacağız” ifadelerini kullandı.
ATAMER: ÖDEMELERİN İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE YAPILMASINI İSTİYORUZ
Bağımsız Yerel Hak-Sen 3 No’lu Şube Başkanı Cemal Atamer ise şu sözlere yer verdi: “Biz Bağımsız Yerel Hak-Sen 3 No'lu şube temsilciliği olarak; diğer sendikalarla birlikte omuz omuza mücadele vermek için yanınızda bulunuyoruz. Bildiğimiz üzere siz emekçi arkadaşlarım emek için gecenizi gündüzünüze katıyorsunuz. Ama idaremizin aynı hassasiyeti göstermediği bugünle aşikardır. Aynı hassasiyeti geciken ödemelerin istikrarlı bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Makamlarında istikrarlı olarak oturuyorlar ama bize gelince istikrarsızlık baş gösteriyor. Biz Bağımsız Yerel Hak-Sen olarak buna karşı çıkıyor ve sizlerin haklı mücadelesinde sonuna kadar birlikte olduğumuzu beyan ediyoruz. Hepinize haklı mücadelenizde başarılar diliyoruz.”