İZMIR

Türkiye’de ilk, dünyada tek: Kınık’ta kurulan dev tarım OSB gelecek yıl üretime başlıyor

İzmir’in Kınık ilçesinde kurulan ve tıbbi-aromatik bitkiler alanında Türkiye’de ilk, dünyada ise tek olma özelliği taşıyan Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde geri sayım başladı. İlaç, kozmetik ve gıda sektörlerinin stratejik ham maddelerini yüksek katma değerli ürünlere dönüştürecek dev yatırımın gelecek yıl üretime başlaması planlanıyor.

İzmir’in Kınık ilçesinde,3 milyon metrekarelik alanda kurulan Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 56 sera parseli, 41 işleme parseli, 8 hizmet ve destek alanı ile 2 idari ve sosyal tesis alanı bulunuyor. İstanbul-İzmir Otoyolu,915 Çanakkale Köprüsü ve Aliağa limanlarına yakınlığıyla dikkat çeken bölge, lojistik avantajlarıyla da yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bölgenin yaklaşık yüzde 48’ini sera alanları, yüzde 26’sını ise işleme tesisleri oluşturuyor.

HAM MADDE YERİNE KATMA DEĞERLİ ÜRÜN İHRAÇ EDİLECEK

Seralarda üretilecek tıbbi ve aromatik bitkiler ile tohum ve fideler, bölgede kurulacak ileri teknoloji tesislerde işlenecek. Böylece ürünler uçucu yağ, ekstrakt ve benzeri yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülerek hem iç pazara hem de ihracata sunulacak. Bu model sayesinde tıbbi ve aromatik bitkilerin ham madde olarak ihraç edilmesi yerine işlenmiş ürün olarak ekonomiye daha yüksek gelir sağlaması amaçlanıyor.

ALTYAPI ÇALIŞMALARINDA SONA YAKLAŞILDI

Bölgede çevre duvarının büyük bölümü tamamlanırken, yol, kanalizasyon, internet ve doğal gaz altyapı çalışmalarında da önemli aşama kaydedildi. Parsellerin yaklaşık yüzde 20’si yatırımcılara tahsis edilirken, yeni yatırımcıların projelerini hazırlama süreci devam ediyor.

“TÜRKİYE’DE İLK, DÜNYADA TEK”

Kınık TDİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, Türkiye’nin zengin bitki çeşitliliğine sahip olduğunu belirterek organize sanayi bölgesinin sektörde önemli bir boşluğu dolduracağını söyledi. Olgunsoy, “Gül yağı, kekik, defne, adaçayı gibi birtakım aromatik bitkilerde dünya şampiyonuyuz ve ürünleri dünyaya sunuyoruz. Bu organizeyle tıbbi ve aromatik bitkileri ileri ekstraksiyon ve teknolojik tesislerle işlemeyi daha da ileri aşamaya getirmeyi düşünüyoruz” dedi.

MESLEK YÜKSEKOKULU VE AR-GE MERKEZLERİ DE KURULACAK

Bölgede yalnızca üretim değil, eğitim ve araştırma faaliyetleri de yürütülecek. Kınık TDİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, sera ve işleme tesislerinin yanı sıra AR-GE merkezleri ile tıbbi ve aromatik bitkiler alanında eğitim verecek bir meslek yüksekokulunun kurulmasının da hedeflendiğini belirtti.

SIFIR ATIK VE ENDÜSTRİYEL SİMBİYOZ MODELİ UYGULANACAK

Bölge, çevreci üretim anlayışıyla da dikkat çekiyor. Sıfır atık ve endüstriyel simbiyoz modeli kapsamında seralarda üretilen bitkilerden ve çevre illerden gelen bitkisel atıklardan elde edilen materyaller ekonomiye yeniden kazandırılacak. Bu sistem sayesinde hem üretim verimliliğinin artırılması hem de çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması amaçlanıyor.

ÜRETİM GELECEK YIL BAŞLIYOR

Yatırımcıların projelerini hazırladığını belirten Kınık TDİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, bölgede üretim için geri sayımın başladığını söyledi. Olgunsoy, “Burada gelecek yıl üretime başlanacak. Şu anda parsel sahipleri bununla ilgili harekete geçmek üzere bekliyorlar. Projelerini hazırlıyorlar. Biz de onlara tahsis yapıyoruz. Süratle de dolacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

HEDEF 70 MİLYON DOLARLIK TİCARET HACMİ

Kınık TDİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, bölgenin hem ithalatın azaltılmasına hem de yüksek katma değerli ihracatın artırılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Yurt dışından da yoğun ilgi gördüklerini belirten Olgunsoy, Hollandalı bir firmaya parsel tahsisi yapıldığını ifade ederek şunları söyledi: "Tamamen dolduğunda, üretimi sürdürebilir hale geldiği zaman yıllık asgari 60-70 milyon dolarlık ticaret hacmi olacak. Yurt dışından ithal getirdiğimiz bazı ürünleri önleyeceği gibi bölgemizden yurt dışına satacağımız da var. Bazı endemik ürünlerimiz de var bizim. Endemikleri de burada yetiştirdiğimizde bütün dünyaya satma şansı olacaktır. Bu, o nedenle çok daha önemli bir organizedir." Kınık’ta yükselen bu dev yatırımın, Türkiye’nin tıbbi ve aromatik bitkiler sektöründe küresel rekabet gücünü artırması ve yüksek katma değerli üretim merkezi haline gelmesi hedefleniyor.