İZMIR

Urlalı Başkan Balkan: Merkezi kararla imar kaygı verici

Urla’da 28-29 Mart tarihlerinde düzenlenecek Mart Dokuzu Ot Bayramı öncesi gerçekleştirilen lansmanda, festivalin sürdürülebilirlik, yerel üretim ve doğayla uyum temaları öne çıkarken Selçuk Balkan’dan tarım arazilerinin merkezi kararla imara açılmasına tepki geldi

BERKAY ERDEN / Urla’nın geleneksel Mart Dokuzu Ot Bayramı öncesinde hazırlanan basın lansman yemeği Urla’da gerçekleştirildi. Yenilebilir otların tanıtılması, sofrada sürdürülebilirlik ve biyoçeşitlilik temasıyla 28 ve 29 Mart tarihlerinde düzenlenecek festivalin lansmanına Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, Urla Doğal Sofra Derneği Başkanı Birgül Türker katılım gösterdi. Lansmanda konuşma yapan Balkan, festivalin Urla ve İzmir için önemine dikkat çekerken, çok konuşulan imar ve hurda gemi konularında da tepkisini dile getirdi.

BALKAN: BAZI ŞEHİRLER ANLATILMIZ, HİSSEDİLİR

Festivalin Urla ve İzmir açısından önemini vurgulayan Balkan, “Ramazan Bayramı’nın huzurunu geride bırakırken şimdi doğanın uyanışını karşılayan başka bir bayramın heyecanını yaşıyoruz. Toprağın yeniden nefes aldığı, doğanın canlandığı, baharın kendini hissettirdiği o özel zamanlardayız. Urla’nın doğayla kurduğu bağı, hafızasını ve ruhunu birlikte hissedeceğimiz bir festival hazırladık. Çünkü bazı şehirler vardır; anlatılmaz, hissedilir. Urla da tam olarak böyle bir yer. Toprağıyla, rüzgârıyla, sofraya gelen her lezzetle bir hikâye anlatır. Bizim bu festivalle yapmak istediğimiz de tam olarak bu hikâyeyi görünür kılmak. 28-29 Mart tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı programımızda yürüyüş de var, müzik de var, söyleşiler de var. Ama en önemlisi; geçmişten bugüne taşınan bir yaşam kültürü var. Cumartesi günü kortej yürüyüşüyle başlayacak festivalimiz gün boyunca atölyeler, söyleşiler ve kültür gezileriyle devam edecek. Geleneksel bilgiyi modern bakışla buluşturan içerikler, mutfakla bilimi aynı sahnede bir araya getirecek. Pazar günü ise doğaya biraz daha yaklaşacağız. Ot tanıma gezileriyle başlayıp, tarımın geleceğini konuştuğumuz panellerle devam edeceğiz. Çocuklarımız için oyunlar, gençler için ilham, üreticilerimiz için yeni ufuklar olacak” ifadelerini aktardı.

BALKAN: HURDA GEMİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL

Urla’nın Demircili koyunda yapılmak istenen hurda gemi parçalanma işleminin ciddi çevresel riskler barındırdığını aktaran Balkan, “Ama açık söylemek gerekirse bizim için en kıymetli olan şey programın kendisi değil. Bu festival; birlikte üretmenin, paylaşmanın ve doğayla yeniden bağ kurmanın bir davetidir. Sevgili konuklar; bugün dünyada en çok konuşulan kavramlardan biri ‘sürdürülebilirlik’tir. Oysa biz bu kavramı yıllardır bu topraklarda yaşayan bir kültürün parçası olarak biliyoruz. Çünkü Urla’da yaşam doğayla uyum içinde sürer; onu tüketmeden, onunla birlikte var olmayı esas alır. Tam da bu nedenle son dönemde yaşanan bazı gelişmeler hepimizi endişelendiriyor. Demircili’de hurda bir geminin sahilimizde parçalanmak istenmesi kabul edilebilir değildir. Bu tür işlemler ciddi çevresel riskler barındırır; deniz ekosistemine, kıyı yapısına ve doğal yaşama zarar verme ihtimali taşır. Bu sürecin yakından takipçisi olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Urla’nın kıyıları sahipsiz değildir” dedi.

BALKAN: SİT ALANININ İMARA AÇILMASI KAYGILANDIRICI

Kuşçular’da tarım arazisinin ve sit alanının merkezi hükümet kararı ile imara açılmasına tepki gösteren Balkan, “Öte yandan Kuşçular’daki yaklaşık 152 dönümlük tarım arazisi ve doğal sit alanının merkezi bir kararla imara açılması da bizleri kaygılandırmaktadır. Bu topraklar yalnızca birer parsel değil; üretimin, kültürün ve yaşam bilgisinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle alınan kararların yerelin gerçekliği ve doğanın dengesi gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz doğamızı korumaya, üretim kültürümüzü yaşatmaya ve bu kadim bilgiyi geleceğe taşımaya kararlıyız. Bu festival aynı zamanda Urla’nın yalnızca yaz aylarında değil yılın her döneminde yaşayan bir kültür ve üretim merkezi olduğunu ortaya koyan bir buluşmadır. Aynı zamanda bir hatırlatmadır: Doğru hikâyeler paylaşıldıkça çoğalır, büyür ve yol gösterir. Değerli basın mensupları; bu akşam bizlerle bir araya gelerek Urla’nın köklü ot kültürünü yaşatan Mart Dokuzu Urla Ot Festivali’nin tanıtımına katkı sunduğunuz için içtenlikle teşekkür ederiz. İlginiz ve desteğinizle bu kültürün daha geniş kitlelere ulaşacağına inanıyor, katılımınızdan büyük memnuniyet duyuyoruz. Ve bu organizasyonda emeği geçen başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere; Urla Kaymakamlığına, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ne, İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne, Urla Ziraat Odası’na, Urla Doğal Sofra Derneği’ne, Urla Folklor ve Turizm Derneği’ne, Urla Kültür Sanat Turizm Eğitim Araştırma ve Yardımlaşma Derneği’ne ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. 28 ve 29 Mart tarihlerinde Urla’da buluşmak dileğiyle, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum” ifadelerini aktardı.

USLUCAN: TOPRAKLARIMIZI RANTTAN KORUMALIYIZ

Bu yılki etkinliğin yağmura denk gelmemesini temenni eden Uslucan, “Sizlerden tek isteğimiz topraklarımızı ranttan korumak için bizlere destek olmanız. İzmir’de bu güzel etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Her yıl bu buluşmaya katılmaya özen gösteriyorum; bu yıl da burada olmak benim için ayrı bir anlam taşıyor. Tek bir temennim var: Umarım bu sene etkinliğimiz yağmura yakalanmadan, keyifle devam eder” diye konuştu.

TÜRKER: SÜRDÜREBİLİRLİK YERELİ KORUMAKTIR

Bu yıl temanın "sürdürülebilirlik" üzerine olduğunu dile getiren Türker, “2010 yılından bu yana Urla Belediyesi ve Urla Doğal Sofra Derneği iş birliğiyle, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de lojistik desteğiyle bu etkinliği daha kapsamlı bir program çerçevesinde her yıl mart ayında düzenliyoruz. Bu etkinlikle sadece bir geleneği yaşatmıyoruz. Aynı zamanda doğada yetişen otları tanıtıyor, doğaya zarar vermeden nasıl yaşayabileceğimizi tartışıyor, yerel üreticiyi destekliyor ve bu otlarla hazırlanan yemeklerle mutfak kültürümüzü paylaşıyoruz. Her yıl bir tema belirliyoruz. Bu yılki temamız da ‘Otlarımızı tanıyalım, doğamızı sürdürülebilir kılalım.’ Çünkü bu topraklarda kendiliğinden yetişen otlar aslında büyük bir zenginlik. Bu zenginliği hem korumak hem de gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Sürdürülebilirlik sadece çevreyi korumak değil; aynı zamanda yerel üreticiyi desteklemek ve kültürümüzü yaşatmaktır. Bu etkinlik de tam olarak bu anlayışın bir yansıması. Belediyemizle birlikte hem eğitici hem de keyifli bir program hazırladık. Paneller, söyleşiler, atölyeler olacak. Örneğin sürdürülebilir yaşam üzerine yapılacak panelde önemli isimler yer alacak. Yine evlerimizde çıkan organik atıkları nasıl dönüştürebileceğimizi anlatan çalışmalar olacak. Bunun yanında etkinliğimiz sadece sahneyle sınırlı değil. Sergiler, doğa yürüyüşleri, atölyeler ve Pazar alanlarıyla ziyaretçiler hem öğrenebilecek hem de keyifli vakit geçirecek. Doğal ürünler doğrudan üreticisinden tüketiciye ulaşacak. Biz de dernek olarak kültürel değerlerimizin korunmasına, yerel üreticinin desteklenmesine ve bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmaya çalışıyoruz. 28-29 Mart’ta hepinizi Urla’ya bekliyoruz. Gelin, doğayla iç içe bu güzel buluşmayı birlikte yaşayalım. Hepinize teşekkür ediyorum” dedi.