KEMAL ÖZKUR – ÖZEL HABER / Kemalpaşa’nın Yukarıkızılca Mahallesi’nde üç yıl önce mahalle sakinlerinin mücadelesiyle durdurulan maden çalışmaları yeniden başladı. İstanbul merkezli Volcan Metal Madencilik Sanayi A.Ş.’nin. derece doğal ve arkeolojik sit alanı içerisindeki bölgede yürüttüğü çalışmalar kapsamında çok sayıda ağacın kesildiği ve yeni yollar açıldığı görüldü. İçme suyu kaynakları ve ormanlık alanların zarar göreceğini belirten mahalle sakinleri, maden sahasının köyün su kaynaklarına yakın konumda olduğunu savunarak çalışmalara tepki gösterdi. Doğal yaşamın, tarım alanlarının ve su kaynaklarının tehdit altında olduğunu dile getiren köylüler, faaliyetlerin durdurulmasını isterken, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen ile CHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz da bölgeye giderek vatandaşlarla görüştü. Köy sakinlerinden Jeoloji Mühendisi Alim Murathan, maden sahasının içme suyu kaynaklarına yaklaşık 400 metre mesafede bulunduğunu belirterek, sondaj çalışmalarının su havzası açısından risk taşıdığını söyledi. Sondajlarda kullanılacak kimyasalların yeraltı sularına karışma ihtimaline dikkat çeken Murathan, “Yeterli tenör ve rezerv tespit edilirse burada büyük bir maden işletmesi kurulacak. O zaman ne bu ağaçlar kalacak ne de su kaynaklarımız. Bu dağ tamamen bir maden sahasına dönüşecek” dedi.
İÇME SUYU HAVZASINA MADEN OLMAZ
Köy sakinlerinden Jeoloji Mühendisi Alim Murathan, maden sahasının içme suyu kaynaklarını doğrudan tehdit ettiğini belirterek, “Buradaki kaynakların üzerine bir maden sahası kurulursa buranın doğası da toprağı da suyu da yok olmuş olacak. Böylesine büyük bir tahribata sessiz kalmayacağız. Maden sahası açılmak istenen kurşun-çinko işletme alanına gittik. Bölgeye girdiğimizde yol boyunca onlarca ağacın kesildiğini gördük. Şirket, sondaj çalışmaları için kendisine yollar açmış. Yetkililerle görüştüğümüzde burada kurşun ve çinko madeni işletmesi planlandığını, ancak rezerv ve tenör çalışmalarının henüz tamamlanmadığını, işletmenin açık ya da kapalı ocak şeklinde olabileceğini ifade ettiler. Ancak şunu açıkça söylemek gerekiyor; dünyanın hiçbir ülkesinde bir içme suyu havzasında maden aramasına ya da işletmesine izin verilmez” dedi.
KİRLİLİK DOĞRUDAN KAYNAĞA ULAŞIR
Maden sahasının içme suyu kaynaklarına kuş uçuşu yaklaşık 400 metre mesafede bulunduğunu belirten Murathan, “Kaynağın yukarısında yapılacak her türlü faaliyet doğrudan suya karışacak, oradan da binlerce insanın evindeki musluklara ulaşacaktır. Bu bölgede bırakın kurşun ve çinko madeni işletmesini, bir taş ocağına dahi izin verilmemesi gerekir. Şu anda bir hafta içerisinde yaklaşık 400 metre yukarıda toplam800 metre sondaj yapılması planlanıyor. Her sondaj çalışmasında çeşitli kimyasallar kullanılıyor. Bu kimyasalların suya karışması halinde kirlenme doğrudan kaynağa ulaşacaktır” diye konuştu.
DOĞAMIZI KORUMAK İSTİYORUZ
Kurşun ve çinko madenciliğinin yoğun patlatma ve kimyasal kullanımını gerektiren bir faaliyet olduğunu vurgulayan Murathan, “Yapılacak sondajlarda yeterli tenör ve rezerv tespit edilirse burada büyük bir maden işletmesi kurulacak. O zaman ne bu ağaçlar kalacak ne de su kaynaklarımız. Bu dağ tamamen bir maden sahasına dönüşecek. Ağır metaller ve diğer kirleticiler su kaynaklarımızı kullanılmaz hale getirecek. Burada yaşayan köylüler ve yurttaşlar olarak büyük kaygı duyuyoruz. Bu nedenle bu maden sahasına asla izin vermeyi düşünmüyoruz. Hem bilimsel hem de hukuki açıdan içme suyu kaynağının başında böyle bir madencilik faaliyeti kabul edilemez” diye konuştu.
SONDAJ YERALTI SULARINI TEHDİT EDİYOR
Yıllar önce aynı bölgede yürütülmek istenen maden faaliyetinin yurttaşların tepkisiyle durdurulduğunu hatırlatan EGEÇEP Eş Sözcüsü Seher Gacar, bu kez farklı bir şirketin sondaj çalışmalarına başladığını söyledi. Sondaj sırasında ortaya çıkan ağır metallerin yeraltı sularına karışma riski bulunduğunu belirten Gacar, bunun su kaynaklarında geri dönüşü olmayan kirliliğe yol açabileceğini ifade etti. Aydın Ovası’ndaki jeotermal sondajları örnek gösteren Gacar, yeterli denetim yapılmaması halinde ekolojik yıkım yaşanabileceğini söyledi. Maden sahasının. derece doğal sit alanı içerisinde bulunduğunu vurgulayan Gacar, “Doğal sit alanında maden aranması bu ülkede gerçekten akla ziyan bir uygulama” diye konuştu.
BAŞKAN TÜRKMEN’DEN TEPKİ
Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, CHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz ile birlikte maden çalışmalarıyla gündeme gelen Yukarıkızılca Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Bölgede incelemelerde bulunan ve mahalle sakinlerinin görüşlerini dinleyen Türkmen, belediye olarak halkın yanında olduklarını vurguladı. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada maden çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkmen, “İlçemizin cennet noktalarından biri olan Yukarıkızılca’dayız. Bölgede geçmiş yıllarda da karşılaştığımız ve son günlerde yeniden gündeme gelen maden konusu özelinde halkımızı dinledik, görüş alışverişinde bulunduk. Duruşumuz daima halkımızın durduğu nokta olmuştur. Kızılca’nın üstü, altından daha kıymetlidir” diye belirtti.
19 TEMMUZ’DA ‘MADENE HAYIR’ DİYECEKLER
Yukarıkızılca sakinleri, ormanlarını ve su kaynaklarını tehdit eden maden faaliyetlerine karşı seslerini yükseltmeye hazırlanıyor. “Doğamızı, suyumuzu ve geleceğimizi koruyacağız” çağrısıyla bir araya gelecek olan köylüler,9 Temmuz 2026 Pazar günü saat1.00’de Yukarıkızılca Meydanı’nda düzenleyecekleri basın açıklamasıyla projeye olan tepkilerini kamuoyuna duyuracak.