Kavaklı, “Genç kaymakam Çorum için ‘Barışın Başkenti’ sıfatını kullanıyordu. Amasya için de ‘Sevginin ve aşkın başkenti’ demek daha doğru bir tanımlama olur herhalde. Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği ve uğruna canını verdiği bir kent. Yeşilırmak’ın nazlı nazlı akışı, İzmir’in imbatı gibi nehrin efil efil seher yeli de hep bu aşkı fısıldamıyor mu kulaklara. Misket elmasının kokusu, ağızlarda yayılan enfes tadı da hep bu sevdaları hatırlatmıyor mu insanlara. Osmanlı padişahı olarak dünyaya hükmeden birçok şehzadenin yetiştiği, Şehzadeler kenti, efsaneler diyarı Amasya’nın her köşesinde bir medeniyetin ayak izlerini görmek mümkün.
8 bin 500 yıllık geçmişte kimler yok ki; Hititler, Hattiler, Frigler, Kimmerler, Medler, İskitler, Lidyalılar, Persler, Hellenler, Pontuslar, Romalılar, Bizanslılar, Danişmendler, Selçuklular, İlhanlılar, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti. Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği tarafından bilgilendirme kitapçıklarında yer alan açıklama medeniyetlerin yer seçimi konusunda önemli bir tespiti var. Su hayattır, yaşamdır. Bilinen tüm yaşam biçimleri için gerekli ve vazgeçilmez kaynaktır. Bereketli su kaynakları seçilmiştir yerleşmek için. Üretmeyi öğrenirken, hayatımıza yön veren suya hükmetme mücadelemiz, uygarlıkların doğuşunda önemli bir faktör olmuştur” dedi.
BİR KARTAL YUVASI
“Biz de bereketli toprakların can suyu Yeşilırmak’ın izini sürdük. Her iki ilde de geçmişimizi araştırıp, geleceğimizin inşa edildiği Amasya’da Ata’mızla buluştuk” diyen Oğuzhan Kavaklı, “Yalçın kayalar üzerinde bir kartal yuvası gibi kurulmuş, 8 savunma kademesinden oluşan Amasya Kalesi’nden bakıldığında; şehri ortasından ikiye ayıran Yeşilırmak’ın, tarihi yapılarla bir gerdanlık gibi kenti süslediği görülüyor. Şehrin iki yakasını birleştiren köprülerin de her birinin bir hikayesi var. Avrupa’da, içine cin girdi diyerek zincire vurulan akıl hastalarının 1309’da Amasya’da müzikle tedavi edildiği Bimarhane, tıptaki öncülüğümüzle gurur veriyor.
Kentlerin belleği müzelerle tarihe ışık tutan Amasya’da Arkeoloji Müzesi’nde mumyalarla, paha biçilmez fırtına tanrısıyla, ekonomide değişim aracı Amasya sikkeleriyle, 12 ayrı medeniyetin tanığı konuşuyor. Aşıklar Müzesi, Ferhat’ın Şirin için dağları deldiği su kanalının yanı başında tüm efsanelerin canlanmasını sağlıyor. Saraydüzü Kışlası, Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbinin attığı yer. Amasya Tamiminin imzalandığı bina aynen Yeşilırmak’ın kenarında inşa edilmiş. İzmir’den gelen bilim insanlarına rehberlik yapan 17. Dönem Amasya Milletvekili Savaş Arpacıoğlu, Atatürk’ün 10 gün evlerinin en değerli misafiri olduğunu, buranın müze yapılması için bağışlandığını ifade ediyor. Her tarafı müzelerle donatılmış Amasya’nın kendisi de bir açık hava müzesi…” ifadelerini kullandı. HABER MERKEZİ