KÜLTÜR-SANAT

Dede mirası zanaatla Türkiye’nin dört bir yanındaki camileri süslüyor

Trabzon’da dedesinden devraldığı alçı vitray ve cami süsleme zanaatını 23 yıldır tutkuyla sürdüren 36 yaşındaki Mustafa Saraç, Trabzon Valiliği ve Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından "2026 Yılının Kalfası" unvanına layık görüldü.

Trabzon Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (TESOB) tarafından belirlenen ve Valilik bünyesinde oluşturulan değerlendirme komisyonunun seçimiyle Trabzon’da alçı vitray işlemecisi Mustafa Saraç, 2026 yılının kalfası oldu. Akçaabat ilçesi Mersin Mahallesi’ndeki atölyesinde üretim yapan 36 yaşındaki Mustafa Saraç, dedesinden amcasına ve babasına, onlardan da kendisine miras kalan ata mesleğini yaşatıyor. Ortaokul eğitimin ardından3 yaşında tezgah başına geçen Saraç, 23 yıldır Türkiye'nin farklı şehirlerindeki onlarca caminin pencere, minber ve mihrap gibi bölümlerine estetik ve ışık geçiren dekoratif vitray eserler kazandırıyor. Saraç, şimdiki hedefinin Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenecek yarışmada Türkiye birinciliği olduğunu söyledi.

MUSTAFA SARAÇ: ÇOK GURUR VERİCİ İŞLER YAPTIM

Okul yerine zanaat öğrenmeyi tercih ettiğini ve mesleğiyle gurur duyduğunu ifade eden Mustafa Saraç, süreci ve hislerini şu sözlerle dile getirdi: “13 yaşından bari bu işi yapıyorum. Akçaabat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yaşar Sivrikaya yanıma geldi. ‘Çok güzel sanat yapıyorsun, artık işinde bilinen tanınan biri ol’ dedi. Yaşar Bey vesile olmuş oldu. Yılın kalfası seçildim. Amcam ve babam bu mesleği yürütüyorlardı. Okuldan çıkınca buraya gelirdim. Bana lise oku dediler ama okumak istemedim. Burada işe başladım. Allah’a şükürler olsun çalıştım ve öğrendim. Çok gurur verici işler yaptım. Öyle de devam ediyorum. Babam ve amcam yaşlandılar, yavaş yavaş çekiliyorlar. Ben devam ediyorum. Tek başına da olmuyor. Yanımda çalışan yok.”

“HEDEFİM TÜRKİYE BİRİNCİLİĞİ"

Yeni neslin zanaata ve sanata olan ilgisizliğinden üzüntü duyduğunu belirten Mustafa Saraç, işini büyütme hedeflerini ve gençlere çağrısını şöyle aktardı: “Caminin dışını, beton pencerelerini, ince süsleme işlerini yapıyorum. En zevklisi de zaten süsleme işi. Gittiğimiz yerlerde işten anlayan insanlarla çalışmak çok iyi oluyor. Bu iş basit değil hemen yapıp bitiremiyoruz. Hem şekil veriyoruz hem de boyuyoruz. Yılın kalfası seçildim ve çok mutlu oldu. Burada çalışıyorum ve işimi büyütmek istiyorum. Yarışmaya gireceğiz inşallah orada da birinci oluruz, ilerlemeye devam ederiz. Okuyan da okumayan da gelsin sanat öğrensin. Şu anki nesil sanat peşinde değil, gezmek istiyor. Bu iş bana gurur veriyor. Helalinden kazanıyorum, işimin peşindeyim. Sanat yapıyoruz. Yaptığımız eserleri, camileri görünce gururlanıyorum. İnşallah güzel şeyler yapacağız.”