Bir zamanlar şarkıların yankılandığı, aşıkların buluştuğu fosforlu bir mekânın harabeye dönüşmesiyle başlayan oyun, bu yıkıntıları artık evi haline getiren Yazgı’nın yalnızlığıyla şekilleniyor. Sahne aldığı yer yıkıldıktan sonra ne gidebilen ne de kalabilen Yazgı, geçmişle bugün arasında asılı kalmış bir hayat sürerken; savrula savrula Basmane sokaklarına geri dönen Zemheri de onu aramayı sürdürür.
İKİ YARALI RUHUN YÜZLEŞMESİ
Demir tellerin, paslı duvarların ve fosforlu ışıkların gölgesinde geçen hikâyede Yazgı ve Zemheri, birbirleri için bir yuva mı yoksa geçici bir yama mı olacaklarını sorgular. Kadınlar, adamlar ve yarım kalmış hikâyeler arasında sıkışan bu iki karakter, Fosforlu Mavra’da kaderleriyle yüzleşir.
Yazarı Erkan Kocaman olan ve yönetmenliğini Kamer Yıldız Ok’un üstlendiği oyunda, Elif Moroğlu ile Erkan Kocaman sahne alıyor. 60 dakika süren tek perdelik yapım, dramatik anlatımı ve güçlü atmosferiyle izleyiciyi geçmişle şimdi arasında duygusal bir yolculuğa davet ediyor.