KÜLTÜR-SANAT

Londra’dan İzmir’e uzanan müzik yolculuğu! Doğu Ekin ve Audrey Wozniak aynı sahnede

Türk müziğinin geleneksel ezgileri İzmir’de müzikseverlerle buluşuyor. Doğu Ekin ile Amerikalı keman sanatçısı ve etnomüzikolog Audrey Wozniak, 2 Eylül’de verecekleri konserde Anadolu’nun zengin müzik mirasını farklı bir yorumla sahneye taşıyacak.

Müziğe çocukluk yıllarında bağlama öğrenerek adım atan Doğu Ekin, bugün farklı enstrümanlarla ortaya koyduğu eserleri Londra’dan dünyanın dört bir yanındaki dinleyicilerle buluşturuyor. Elektrik Mühendisliği eğitiminin ardından çeşitli şirketlerde yöneticilik yapan Ekin, profesyonel kariyerini sürdürürken müzik çalışmalarından da vazgeçmedi. Sanatçı, bu süreçte Erkan Oğur ve Musa Eroğlu gibi önemli müzisyenlerle çalışma imkanı yakaladı.

Müzikal çalışmalarında Alevi-Bektaşi kültürünün önemli bir ilham kaynağı olduğunu ifade eden Ekin, Londra merkezli uluslararası müzik projesi “Gizli Bahçe Akustik” aracılığıyla farklı ülkelerden sanatçıları ve müzik geleneklerini aynı platformda buluşturuyor. Projenin temelleri, pandemi öncesinde evinin bahçesinde arkadaşlarıyla yaptığı canlı müzik kayıtlarıyla atıldı. Zaman içerisinde geniş bir izleyici kitlesine ulaşarak YouTube’da milyonlarca kez takip edilen bir projeye dönüşen Gizli Bahçe Akustik, Ekin’in öncülüğünde Londra’dan dünyaya uzanan uluslararası bir müzik platformu olma yolunda ilerliyor.

Birçok enstrümana hakim olan sanatçı, özellikle kopuz ve gitar çalmaktan büyük keyif aldığını dile getiriyor. Müzik çalışmalarının yanı sıra görsel sanatlara da ilgi duyan Ekin, bu alanda da çeşitli projeler gerçekleştiriyor. Sanatçı son olarak Zuhal Olcay’ın Dubai’de çekilen yeni klibinin yönetmen koltuğunda oturdu.

Müziğini farklı ülkelerde daha geniş dinleyici kitlelerine ulaştırmayı amaçlayan Doğu Ekin, aynı zamanda keman sanatçısı ve etnomüzikoloji uzmanı Audrey Wozniak ile İzmir’de konser vermeye hazırlanıyor. Türk müziğine özel ilgi duyan Wozniak ile Ekin, 2 Eylül 2026’da saat 20.00’de St. John Anglikan Kilisesi’nde sahne alacak. Doğu Ekin, konser öncesinde Yenigün’e müzik yolculuğunu ve projelerini anlattı.

“HİKAYELERİMİZİ ANLATIYORUZ”

Audrey Wozniak’tan bahsederek sözlerine başlayan Doğu Ekin, “Biz Audrey ile birlikte Londra’dan geliyoruz. Audrey, dünya çapında etnomüzikoloji alanında uzman, Harward mezunu, aynı zamanda Cambridge’de eğitim veren dünya standartlarında ve Türk müziğine ilgi duymuş bir kadın” diye konuştu. Londra’da Anadolu kültürünü birçok mecrada seslendirdiklerini ifade eden Ekin, “Orada insanlara hikayelerimizi, bizim topraklarımızda yaşamış aşıkların hikayelerini ve türkülerini anlatıyoruz. Bizi dinlemeye gelen insanlar var Avrupa’nın birçok yerinden, yakında Amerika’da da bir konserimiz var. Konserlerimize bizi dinlemeye gelenler sadece Türkler olmuyor etnik müziğe merak salmış bir çok insan orada oluyor. Türkçe ve İngilizce sunumlar yapıyoruz” dedi.

Son bir yıldır mühendislik yapmadığından söz eden Ekin, müziğe odaklandığını belirterek “Profesyonel müzisyenlik yapıyorum şu an. Mesleğim çaldığım enstrümanları etkiledi. Çaldığım enstrümanlar da tabii ki mesleğimi, karakter yapımı etkiledi diyebilirim” dedi ve devamında Erkan Oğur’a da değindi. Ekin, “Erkan Oğur benim hocamdır, üstadımdır. Onunla uzun yıllar hala devam eden bir iletişimimiz söz konusu” açıklamasında bulundu.

“AMERİKALI’DAN TÜRKÜ DİNLEYECEKLER”

2 Eylül 2026 tarihinde St. John Anglikan Kilisesi’nde verecekleri konser hakkında da konuşan Ekin, “Audrey ile konserimiz Türk müziği, Türk halk müziği üzerine. Amerikalı’dan türkü dinleyecek insanlar o gün” dedi. Wozniak ile tanışma hikayesinden de söz eden Ekin, “Audrey ile Türkiye’de tanışmıştık aslında ama kendi araştırmaları, Türk müziği üzerine olan araştırmaları sonucunda yollarımız kesişti. Şimdi o Cambridge’de yaşıyor. Ben Londra’dayım. Yakınız birbirimize ve sürekli bir araya gelip Türk müziği ve halk müziği üzerine provalar alıp konserler veriyoruz. Tarihi mekanlarda sahneye çıkıyoruz Birleşik Krallık’ta” şeklinde konuştu.

Ekin, “Burada biraz daha Türk müziği söz konusu. Anadolu’nun ezgileri de Olacak Audrey kemanıyla sanat müziği de çalacak. Ve biz özellikle kilise olsun diye değil, nerede bizi dinlemek istiyorsa canlar, biz orada oluyoruz. Bu cemevi de olabilir. Mekanın hiçbir önemi yok. Ama tabii ki tarihi bir kilise olması bizi heyecanlandırıyor” sözleriyle, İzmir’deki konseri diğer konserlerden ayıracak noktaya vurgu yaptı.

AUDREY WOZNİAK KİMDİR?

Amerikalı kemancı ve etnomüzikolog Audrey Wozniak’ın Türkiye’ye uzanan müzik hikâyesi, İranlı kemençe virtüözü Kayhan Kalhor’un önerisiyle 2015 yılında İstanbul’a gelmesiyle başladı. Türkiye’de bulunduğu yıllarda Türk müziğinin özgün karakterinden ve özellikle geleneksel “meşk” yönteminden etkilenen Wozniak, müziğin toplumla olan bağını araştırdığı etnomüzikoloji alanındaki çalışmalarına yoğunlaştı. Akademik eğitimini sürdüren sanatçı, doktorasını Harvard Üniversitesinde tamamladı.

Türk ve Batı müziğini aynı çatı altında buluşturan projeler gerçekleştiren Wozniak, konser çalışmalarının yanı sıra akademik araştırmaları ve TRT Müzik ekranlarında hazırladığı “Türkiye’yi Dinliyorum” programıyla Türkiye’nin farklı yörelerindeki müzik kültürlerini geniş kitlelere aktarıyor.

Neşet Ertaş’ın eserlerinden Karadeniz ezgilerine, Kırşehir’in müzik geleneğinden Elazığ’ın kültürel mirasına kadar uzanan geniş bir alanda çalışmalar yapan sanatçı, geleneksel müziğin doğrudan yerel sanatçılardan öğrenilmesine büyük önem veriyor. Bu yaklaşımı sayesinde farklı yörelerin müzikal birikimini yerinde gözlemleme ve deneyimleme fırsatı buluyor.

Hayatını İngiltere, İstanbul ve Rize arasında sürdüren Wozniak, müziği farklı toplumları ve kültürleri birbirine yaklaştıran bir araç olarak görüyor. Türk müziğinin yalnızca kitaplardan veya anlatımlardan öğrenilemeyeceğini, yaşayarak ve doğrudan deneyimleyerek kavranabileceğini savunan sanatçı, Batı müziği altyapısını Türkiye’de edindiği geleneksel müzik deneyimiyle harmanlayarak kendine özgü bir müzikal yaklaşım oluşturuyor.

(Alındığı Kaynak: Yenigün)