SAĞLIK

2 evladını aynı amansız hastalıktan kaybeden aileye mucize: 3 yaşındaki Doruk, annesinin böbreğiyle hayata tutundu

Van'da yaşayan Özlem ve Özgen Demirdoy çifti, akraba evliliğine bağlı genetik nefrotik sendrom nedeniyle iki evlatlarını henüz küçük yaşta toprağa verdi. Aynı amansız hastalığa yakalanan 3 yaşındaki üçüncü çocukları Doruk ise anne Özlem Demirdoy'dan yapılan başarılı organ nakliyle mucizevi bir şekilde sağlığına kavuştu.

Demirdoy ailesinin genetik hastalıkla imtihanı 2012 yılında ilk çocukları İremsu'nun dünyaya gelmesiyle başladı. Bebekken nefrotik sendrom tanısı konulan İremsu, 2014 yılında yaşamını yitirdi. Çiftin ikinci çocukları Umutcan (12) sağlıklı bir şekilde büyürken, 2018'de doğan dördüncü çocukları Muhammet Mustafa'ya da yaşında aynı teşhis konuldu. Mustafa için nakil planlaması yapılsa da pandemi sürecinde ameliyatların ertelenmesi ve nakil merkezine sevkin gecikmesi nedeniyle küçük çocuk 2022 yılında 4 yaşındayken vefat etti. Aile, 2023 yılında dünyaya gelen ve ablası ile ağabeyi gibi aynı genetik hastalığa yakalanan son çocukları Doruk'u yaşatabilmek için Van ile İzmir arasında mekik dokudu. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nde gerçekleştirilen kritik ameliyatla Doruk, annesinin böbreği sayesinde hayata yeniden "merhaba" dedi. Acılı annenin "İki yıldır İzmir'e tedaviye getiriyordum ama hiç umudum yoktu. Hep aynı acıyı yaşayacağımı düşünüyordum" sözleriyle anlattığı mücadele, İzmir Acıbadem Kent Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nde gerçekleşen başarılı operasyonla mutlu sonla bitti.

“KISMET DORUK'AYMIŞ”

Yaşadığı derin acıları ve mucizevi nakil sürecini anlatan anne Özlem Demirdoy (45), şu ifadeleri kullandı: "İki çocuğumu da aynı hastalıktan kaybettim. İlk çocuğum ne diyalize ne nakle gidebildi, üst solunum yolu enfeksiyonundan kaybettik. İkincisini ise pandemide kaybettim. Nakil için bizi Antalya'ya göndereceklerdi. Tam gidecekken ameliyatların iptal olduğunu söylediler. O zaman da böbreğimi verecektim, olmadı. Onu 4 yaşındayken kaybettim. Kısmet Doruk'aymış. Doruk için yaşadığım korkular anlatılmaz. İki yıldır İzmir'e tedaviye getiriyordum ama hiç umudum yoktu. Hep aynı acıyı yaşayacağımı düşünüyordum. Çok şükür ki doktorlarımız sayesinde nakil oldu, çok mutluyum."

“UMUTSUZDUK AMA AMELİYAT BAŞARIYLA GEÇTİ”

Geçmişte kendilerine bu hastalığın çaresiz olduğunun söylendiğini ve büyük umutsuzluklar yaşadıklarını belirten baba Özgen Demirdoy (46), şunları kaydetti: "İlk çocuğumuzda çok uğraştık, Mersin'e götürdük ama kurtaramadık. 'Böbrek verseniz bile çürütür' dediler. Bu düşünceyle yaşarken Mustafa da aynı hastalığa yakalandı ve pandemiden dolayı nakil olamadan vefat etti. Doruk'a da yaşında bu teşhis konulunca eski acılardan dolayı yine kurtaramayacağımızı düşündük. Umutsuzduk ama İzmir'deki doktorlarımız bize yardımcı oldular ve ameliyat başarıyla geçti. Organ naklini herkese tavsiye ediyorum. Bir hayat kurtarmak kadar güzel bir şey yok."

“ARTIK DİYALİZE İHTİYACI YOK”

Cerrahi operasyon ekibinin başında yer alan Op. Dr. Işık Özgü, ameliyatın teknik zorluklarına ve elde edilen başarıya dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu vakayı özellikli kılan, hastamızın 3 yaşında olmasına rağmen gelişme geriliği nedeniyle yaşındaki bir çocuk boyutunda ve kilosunda olmasıydı. Neredeyse anne böbreği, çocuğun boyutu kadardı. Teknik olarak bizi zorlayan ve başarı şansı erişkin nakillerine göre daha düşük olabilen ameliyatlardır. Kadın böbrekleri erkeklere göre biraz daha küçük olduğu için teknik olarak bizi daha az zorlasın diye anneyi tercih ettik. Ameliyat normalden uzun sürse de çok yüz güldürücü bir sonuç aldık. Artık diyaliz ihtiyacı yok, umarım sağlıkla yaşamına devam edecek.”

“BU AİLEDE GENETİK BİR MUTASYON VAR”

Ailenin yaşadığı genetik aktarımı ve hastalığın seyrini açıklayan Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, şu açıklamayı yaptı: "Bu ailede akraba evliliği söz konusu ve buna bağlı bir genetik mutasyon var. Hem annede hem babada bu mutasyon olduğu için çocuklarda nefrotik sendrom gelişmiş. Bu hastalık idrarda ileri derecede protein kaybına ve zamanla son dönem böbrek yetmezliğine yol açar. Çocuk hastalarda yaşam kalitesi ve uzun ömür için diyaliz yerine her zaman nakli tercih ederiz.”

“AKRANLARI GİBİ BÜYÜYECEK”

Kadavra bağışlarının yetersizliği nedeniyle zamana karşı yarışarak anneden nakli tamamladıklarını vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, “Anne taşıyıcı olmasına rağmen böbrek işlevleri sağlam olduğu için nakil sonrası hastalığın nüksetme olasılığı çok düşüktür. Doruk artık zamanla kendisini toparlayacak, akranları gibi büyüyecek ve sosyal ilişkilerini geliştirecektir. Bundan sonra genetik tabloya bağlı olarak böbrek yetmezliği gelişme olasılığı çok düşüktür. Anne taşıyıcı olmasına rağmen böbrek işlevleri sağlam olduğu için nakil sonrasında aynı hastalığın tekrar etme olasılığı da çok düşüktür. Bu çocuk açısından işlerin yolunda gideceğini düşünüyoruz” dedi.