BERKAY ERDEN / ÖZEL HABER - Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte gıda kaynaklı zehirlenme vakalarında da yükseliş yaşanırken, uzmanlar özellikle açıkta satılan ürünler, uygun koşullarda saklanmayan hazır gıdalar ve soğuk zinciri bozulan ürünlere karşı vatandaşları uyarıyor. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İ. Uğur Toprak, yazın sık tüketilen soğuk sandviçler, süt ürünleri, dondurmalar ve plajlarda satılan haşlanmış mısırlar gibi gıdaların gerekli hijyen ve muhafaza koşulları sağlanmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek hem tüketicilerin hem de işletmelerin gıda güvenliği konusunda daha dikkatli davranması gerektiğini söyledi.
SÜT MISIR ZEVKİ KABUS OLABİLİR
Mevsim ve sosyal hayattan kaynaklı olarak yaz aylarında yoğun şekilde tüketilen gıdalarda güvenliğin aksatılmaması gerektiğini söyleyen Toprak, piknik için hazırlanan soğuk sandviçlerin bekletilmeden tüketilmesi gerektiğini belirtti. Haşlanmış mısırların da bütün gün suyun içinde kaynamasının farklı riskler barındırdığını aktaran Toprak, “Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte gıda güvenliği açısından da ciddi riskler ortaya çıkıyor. Özellikle soğuk zincirin kırılması, ürünlerin uygun koşullarda saklanmaması ve hijyen eksiklikleri gıda kaynaklı hastalıkların artmasına neden oluyor. Bu nedenle hem tüketicilerin hem de gıda işletmelerinin yaz aylarında çok daha dikkatli olması gerekiyor. Yaz döneminde en fazla risk taşıyan gıdalar, kolay bozulan ve mikroorganizmaların hızlı şekilde çoğalabildiği ürünlerdir. Bunların başında çiğ et ve et ürünleri, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri geliyor. Özellikle açıkta satılan sütler, dondurmalar ve tatlılar hijyen koşulları sağlanmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Aynı şekilde mayonezli salatalar, kremalı pastalar ve uygun sıcaklıkta muhafaza edilmeyen hazır yemekler de risk grubunda yer alıyor. Evde hazırlanan soğuk sandviçler ve hamburgerler de çoğu zaman gözden kaçan önemli bir risk alanı. Bu ürünler saatlerce oda sıcaklığında beklediğinde, içerdikleri et, tavuk, peynir ve soslar nedeniyle bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşuyor. Özellikle yaz sıcaklarında Salmonella ve E. coli gibi bakteriler çok hızlı şekilde çoğalabiliyor ve ciddi gıda zehirlenmelerine neden olabiliyor. Bu nedenle evde hazırlanan ya da dışarıdan alınan sandviç ve benzeri ürünlerin kısa sürede tüketilmesi ya da mutlaka soğukta muhafaza edilmesi gerekiyor. Benzer bir risk özellikle plajlarda sıkça tüketilen haşlanmış mısırlar için de geçerli. Saatlerce sıcak su içerisinde ya da uygun olmayan koşullarda bekletilen mısırlar, ilk aşamada kaynatılmış olsa bile zamanla yeniden mikroorganizma üremesine açık hale gelebiliyor. Suyun yeterli sıcaklıkta tutulmaması veya hijyen koşullarının sağlanmaması durumunda bu ürünler de sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Burada kullanılan suyun kaynağı da oldukça önemli. Alışveriş sırasında bozulabilir ürünlerin en son alınması ve mümkünse soğuk zincir korunarak taşınması gerekiyor. Açıkta satılan ve kaynağı belli olmayan ürünlerden uzak durulmalı. Pişmiş yemekler oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemeli ve mümkün olan en kısa sürede tüketilmeli. Sebze ve meyveler bol suyla yıkanmalı, hijyen kurallarına dikkat edilmeli ve ambalajlı ürünlerde son tüketim tarihi mutlaka kontrol edilmeli” diye konuştu.
SOĞUK ZİNCİR MUTLAKA KORUNMALI
Gıda güvenliğinin kamusal bir sorumluluk olduğunu belirten toprak, üretimden tüketime kadar olan süreçte soğuk zincirin korunması gerektiğini vurguladı. Yaz aylarında denetimlerinde etkin şekilde yapılmak zorunda olduğunu ifade eden Toprak, “Yaz aylarında gıda işletmelerinin sorumluluğu da daha da artıyor. Hijyen kurallarına uyulması, personelin eğitilmesi, uygun depolama koşullarının sağlanması ve denetimlerin etkin şekilde yapılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve caydırıcı yaptırımların uygulanması da gıda güvenliği açısından oldukça kritik. Gıda güvenliğinin en kritik noktalarından biri soğuk zincirin korunmasıdır. Üretimden tüketime kadar geçen süreçte ürünlerin uygun sıcaklıklarda muhafaza edilmesi gerekiyor. Özellikle et, süt ve deniz ürünleri gibi hassas gıdaların 4 derecenin altında saklanması, dondurulmuş ürünlerin ise çözüldükten sonra tekrar dondurulmaması büyük önem taşıyor. Sonuç olarak yaz aylarında gıda güvenliği sadece bireysel bir dikkat konusu değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluktur. Sıcaklıkların artmasıyla birlikte büyüyen risklere karşı hem tüketicilerin bilinçli davranması hem de üretim ve denetim süreçlerinin etkin şekilde yürütülmesi gerekiyor. Güvenli gıdaya erişim temel bir haktır ve bu hakkın korunabilmesi için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor” dedi.