SIYASET

AK Partili İnan’dan ‘Meslek Fabrikası’ açıklaması: Mağduriyet değil, hukuki bir süreç

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Meslek Fabrikası’na yönelik müdahaleye ilişkin tepkilere karşı çıkarak, yaşananların “hukuki süreç” olduğunu savundu.

İzmir’de Meslek Fabrikası üzerinden süren tartışmalara AK Parti cephesinden yanıt geldi. AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, sabah saatlerinde yaşanan gelişmelerin “şafak baskını” olarak nitelendirilmesine tepki göstererek, ortada bir mağduriyet değil hukuki bir sürecin bulunduğunu ifade etti. Söz konusu yapının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu belirten İnan, bağımsız yargının verdiği tahliye kararlarına rağmen binanın boşaltılmadığını savundu. Muhalefetin açıklamalarını “çifte standart” olarak değerlendiren İnan, geçmişte yapının farklı bir vakfa devredilmek istendiğini öne sürerek, bugün gelinen noktada İzmir’in değerlerinin korunduğunu dile getirdi.

TAHLİYE KARARINA UYMADILAR

Sosyal medya üzerinden yazılı açıklama yapan İnan şu ifadeleri kullandı;
“Sabahın ilk ışıklarıyla koparılan "şafak baskını, malımıza çökülüyor" yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor.
Eski DGM binaları olan bu tarihi miras, aslında devletin kurumu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tapulu malı.
Ancak içeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı.
İstanbul'da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir "Yunan vakfıymış" gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar.

TARİHİ KAPILAR, İŞGALCİLER İÇİN DEĞİL, İZMİR'İN PIRIL PIRIL GENÇLERİ İÇİN AÇILACAK 

Sahnede "İzmir'in malı İzmir'de kalmalı" naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor.
Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İSTANBULLU BİR VAKFIN kullanımına sunmaya kalkmıştı.
İzmir'in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme "dur" diyen ise AK Parti kadroları oldu.
Yani geçmişte İzmir'in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan "malımıza çökülüyor" demesi tam bir ikiyüzlülüktür!
Eğer bugün o mal İzmir'de kalıyorsa, geçmişte sergilenen o kararlı hukuki mücadele sayesindedir.
Artık o tarihi kapılar, işgalciler için değil, İzmir'in pırıl pırıl gençleri için açılacak.
Burası, üniversite öğrencilerine hizmet eden, şehre yakışır yepyeni bir eser olacak.
Bu hikayenin sonunda, o sahte kahramanlara verilecek tek bir nasihat var: Haddinizi bilin!

İzmir’in değerlerini gerçekten düşünüyorsanız, önce kendi belediyelerinizdeki kamu kaynaklarının şahsi menfaatlere ve gayrimeşru ilişkilere kurban edilmesini engelleyin.

İZMİR’DE BELEDİYELER CHP’lilerin SEVGİLİLERİNE DEĞİL, İZMİRLİLERE HİZMET ETMELİ!

Çünkü Ziya Paşa'nın da dediği gibi:

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz."

Sizin lafınıza değil geçmişteki TÜM SİCİLİ BOZUK işlerinize bakan İZMİRLİLER, bu çifte standardı ve hukuk tanımazlığı asıl şimdi unutmaz!”