AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir’deki metro yatırımlarının ilerleme hızını eleştirerek yerel yönetimi hedef aldı. İzmir metrosunun geçmişten bugüne uzanan sürecini rakamlarla değerlendiren Kaya, metro projelerindeki ilerlemeyi “kaplumbağa hızının bile altında” sözleriyle değerlendirdi. Üçyol-Bornova hattının995 yılında başlayıp 5 yıl içinde tamamlandığını hatırlatan Kaya, sonraki 25 yılda yalnızca yaklaşık6 kilometrelik yeni hattın hizmete alınabildiğini söyledi. Metro projelerindeki gecikmelerin artık “altyapı değil, performans meselesi” olduğunu savunan Kaya, “Basit bir hesapla yılda yaklaşık 640 metre, günde ise 2 metrenin bile altında bir ilerleme var. Dünyanın birçok kentinde metro projeleri birkaç yıl içinde tamamlanırken İzmir’in gecikmelerle anılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
İZMİR'DE İLERLEME KAPLUMBAĞADAN YAVAŞ
İzmir’deki yerel yönetimlerin hizmet hızının kaplumbağadan daha yavaş olduğunu belirten Mahmut Atilla Kaya, “İzmir’de metronun hikayesini anlatayım. Bu hikaye aslında iki ayrı dönemin, iki ayrı hızın ve iki ayrı anlayışın hikayesi. Üçyol-Bornova hattının temeli995 yılında atıldı. Henüz 5 yıl geçmeden, 2000 yılında1,2 kilometrelik hat tamamlanıp hizmete açıldı. Yani İzmir metrosunun ilk omurgasını kısa sürede kazandı. 2000 yılından sonra geçen 25 yıla baktığımızda tablo bambaşka bir hal aldı. İzmir’de ilerleme kaplumbağadan bile yavaş” dedi.
GÜNDE 2 METRENİN BİLE ALTINDA
Metro hatlarındaki kronolojik gecikmelere dikkat çeken Kaya, projenin günlük ilerleme hızını şu sözlerle eleştirdi: “2012’de Evka-3 ve Ege Üniversitesi, aynı yıl İzmirspor ve Hatay, 2013’te Göztepe, 2014’te Poligon ve Fahrettin Altay ve en son 2024’te Narlıdere hattı açıldı. Tüm bu süreçte toplam hat uzunluğu 27 kilometreye ulaştı. Ama gerçek şurada; bu 27 kilometrenin1,2 kilometresi995-2000 yılları arasında yapıldı. Geriye kalan yaklaşık6 kilometre tam 25 yılda tamamlandı. Basit bir hesapla; 25 yılda6 km, yılda yaklaşık 640 metre, günde 2 metrenin bile altında. Bu artık altyapı meselesi değil, yerel yönetimin performans meselesidir. Dünyanın birçok şehrinde metro projeleri kilometrelerce uzunluktaki hatlarla birkaç yıl içinde tamamlanıyor. Yüzleşmemiz gereken yer de tam şurası; bu şehir yavaşlığın, gecikmenin, ertelenmiş projelerin değil; planlayan, hızlanan ve sonuç üreten bir anlayışın şehri olmayı hak ediyor.”