BERKAY ERDEN - Saadet Partisi Geleneksel İzmir İftarı’nı bugün Karşıyaka'daki Seyirtepe'de gerçekleştirdi. Partinin Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın teşrifiyle gerçekleşen iftar programında Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Saadet Partisi İzmir İl Başkanı Zekeriya Hazırbulan, Gelecek Partisi İzmir İl Başkanı Eyüp Akbaş, Deva Partisi İzmir İl Başkanı M. Aybar Uygur, Yeniden Refah Partisi İzmir İl Başkanı Cemal Arıkan, Vatan Partisi İzmir İl Başkanı İhsan Sefa, Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Emre İpek, İYİ Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Bayram Önem, Saadet Partisi'nin diğer il temsilcileri, iş insanları, basın mensupları ve vatandaşlar yer aldı. İftar öncesinde 8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle Arıkan, kadınlara çiçek dağıtırken, program Kur-an Dinletisi ile başladı. Yaptığı konuşmada İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) sert yüklenen Arıkan, emperyalist askerlerin bu topraklarda istenmediğini söyledi. Son dönemde yerel gündemin ana konularından olan trafik cezalarına da değinen Arıkan, iktidarın bozulan ekonomiyi trafik cezaları ile toparlamaya çalıştığını belirtti.
ARIKAN: RAMAZAN AYINDA EMPERYALİZM KAN DÖKÜYOR
Uzun süredir Ramazan aylarının emperyalist hesaplar nedeniyle buruk geçtiğini dile getiren Arıkan, "Değerli İzmirliler, uzun zamandır Ramazan ayını buruk geçiriyoruz. Çünkü birçok Müslüman coğrafyada emperyalizmin kan döktüğünü görüyoruz. Afganistan, Arakan, Keşmir, Irak, Libya, Lübnan, Suriye ve daha birçok yerde Ramazan ayında şiddetin arttığını görüyoruz. Yüz yılı aşkın süredir bu coğrafyalar emperyalist hesapların ve işbirlikçi yönetimlerin hedefi hâline gelmiştir. Emperyalist güçlere direnen yönetimler ise çeşitli senaryolarla görevden uzaklaştırılmıştır. Bu müdahaleler yapılırken hep aynı söylemler kullanıldı: Demokrasi, insan hakları ve özgürlük. Ancak her bombardımanın ardından geriye kalan şey kan, gözyaşı, hüzünlü anneler ve yetim kalan çocuklar oldu. Bugün çok daha vahim bir tabloyla karşı karşıyayız. Yüzyıllardır emperyal güçler karşısında direnen ve Türkiye’nin dört yüz yıldır komşusu olan İran’ın parçalanmak istendiğini görüyoruz. Emperyal güçler İran’ı parçalamaya çalışıyor. Uluslararası anlaşmaları da Ramazan’ı da dikkate almadan saldırılar gerçekleştiriliyor. Müzakereler devam ederken İran bombalanıyor. Sözde İran’daki kadınlara ve kız çocuklarına özgürlük getirmekten bahsediliyor. Ancak saldırıların hedefi askeri tesisler değil, kızların okuduğu liseler oluyor. Bunu bütün dünya görüyor. Bu saldırıların amacı özgürlük getirmek değil, bölgenin yeraltı kaynaklarını kontrol altına almak ve başka hesapları gerçekleştirmektir. Ramazan gününde yüzlerce küçük kız çocuğunun hayatını kaybettiği bu saldırılar insanlık adına büyük bir utançtır. Buradan bir kez daha söylüyorum: Hiçbir jeopolitik hesap, hiçbir enerji koridoru planı ve hiçbir iktidar mücadelesi bir çocuğun yaşama hakkının elinden alınmasını meşru kılamaz. Amerika’nın bombardıman uçakları dünyanın hiçbir yerine özgürlük, barış ya da demokrasi götürmemiştir. Tam tersine gittiği her yerde kan ve gözyaşı bırakmıştır. Amerika’nın hedefi o ülkelerin petrolüne, doğal gazına ve yeraltı kaynaklarına ulaşmaktır. Eğer bunlara ulaşabiliyorsa o ülkenin yönetiminin nasıl olduğu Amerika için hiçbir zaman önemli olmamıştır. Bütün bunlar ortadayken, Gazze’de yaşanan katliamlar görülmüşken, Venezuela’da yaşananlar bilinmişken bazı çevrelerin Amerika ve İsrail’in saldırılarına dolaylı meşruiyet kazandırmaya çalıştığını görüyoruz. Buradan açıkça söylüyorum: Bu kabul edilemez. Kimse bu sözlerimizden farklı anlamlar çıkarmaya çalışmasın. Biz kimsenin propagandasını yapmıyoruz. Biz sadece mazlumların yanında, haksızlığın karşısında duruyoruz. Bugün yaşanan olayları doğru okumak ve adaletin yanında durmak hepimizin sorumluluğudur” diye konuştu.
ARIKAN: İKTİDARI DEFALARCA UYARDIK
Amerika ve İsrail ile yapılan iş birlikleri konusunda AK Parti iktidarına uyarılarda bulunduklarını belirten Arıkan, “İzmir’deki bu iftar sofrasından açıkça söylüyorum: Türkiye asla Amerika ve İsrail ile birlikte saf tutup bu haydutluk girişiminin parçası olmamalıdır. Neticesi ne olursa olsun İsrail’in safında yer almak bu savaşın kaybedeni olmaktır. Bölge ülkeleri, topraklarındaki Amerika üslerinin İran’a karşı kullanılmasına izin vermemelidir. Mezhepçilik ve ırkçılık üzerinden siyaset yapmak kimseye fayda getirmez. Türkiye’yi savaşa çekmek isteyenlere karşı hepimizin çok dikkatli olması gerekir. Türkiye’deki ve dünyadaki vicdan sahibi insanlar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları olarak hepimizin görevi Amerika ve İsrail’in bu haydutluğuna karşı barışı büyütmektir. Bugün Türkiye’de konuşulan konulardan biri de “terörsüz Türkiye” meselesidir. Bu süreç yürütülürken birilerinin ajandasında Amerika ve İsrail’le birlikte İran’a karşı bir Türk-Kürt-Arap ittifakı kurma planı olabilir. Suriye ve Irak’taki Kürtleri İran’a karşı kışkırtma planı olabilir. Biz bu süreç başladığında da bu ihtimallere dikkat çektik. Yaşanabilir bir Türkiye için, bölgede barış ve kardeşlik için, hak ve adalet ekseninde bir düzen kurulması amacıyla bu sürecin içinde yer aldık. Ancak şu uyarıyı da yaptık: Eğer Amerika ve İsrail’le birlikte maden, enerji ve inşaat hesapları yapılıyorsa, başka savaşlara taşeron hazırlıkları yapılıyorsa bunun vebali çok ağır olur. Biz iktidarı defalarca uyardık; başka savaşlar için planlar yapmayın, samimi olun” şeklinde konuştu.
ARIKAN: GELDİĞİNİZ GEMİLER ÇANAKKALE’DE YATIYOR
İran’dan sonra sırada Türkiye’nin olduğu yönündeki söylemlere cevap veren Arıkan, “Bölgemizde yaşanan gelişmeleri hep birlikte üzüntü ve kaygıyla takip ediyoruz. Bu esnada Amerika’dan, binlerce kilometre öteden hadsiz açıklamalar yapılıyor. Amerikalı bir yönetici, Mike Rubin, bu hafta ‘Tahran’da 2026’da yaşananlar acaba Ankara’da 2036’da yaşanabilir mi’ dedi. Hepimiz bunu dehşetle takip ettik. Ardından bir Amerikalı bakan çıktı ve İslam peygamberine inanan yönetimler için hakaret içeren ifadeler kullandı. Bitmedi. Trump’a yakın isimlerden biri ‘Bu bir dini savaş ve Orta Doğu’nun gidişatını bin yıl boyunca biz belirleyeceğiz’ diyerek Haçlı Seferleri’ne atıfta bulundu. Şunu hatırlatmak isterim: Sizin dedeleriniz bin yıl önce de aynı sözleri söyledi. Geleceğin bin yılını kendilerinin belirleyeceğini iddia ettiler. Ama bugün o dedelerinizin bu coğrafyada mezarları bile yok. Biz ise elhamdülillah bugün hâlâ bu topraklarda, bu iftar sofralarının etrafında bir araya geliyoruz. Yüz yıl önce yine geldiniz, yine bu coğrafyaya ayar vermeye kalktınız. Ama buraya geldiğiniz gemiler bugün Çanakkale’de denizin dibinde yatıyor. Açık söylüyorum: Değil 2036, 3036 yılı gelse bile bu hayallerinizi asla gerçekleştiremeyeceksiniz. Herkes aklını başına alsın, herkes haddini bilsin. Bu topraklar üzerinde yüzyıllardır hesap yapanların hepsi tarihin karanlığında yerini almıştır” dedi.
ARIKAN: BATIRILAN EKONOMİ CEZALAR İLE VATANDAŞA YÜKLENİYOR
Yeni yayınlanan trafik kuralları ve cezalarının ekonomik sebeplerle yapıldığını belirten Arıkan, “Son günlerde bütçede konuşulan konulardan biri trafik ve plaka cezalarıdır. Vekiller mecliste yoğun çaba gösteriyor ama bu düzenlemelerin geçmesini engelleyemiyorlar. Bütün dünyadaki radar sistemleri hipersonik füzelere odaklanmışken bizdeki radarlar vatandaşın cüzdanına odaklanmış durumda. Helal olsun; onların radarları kıtalararası füzeleri takip ediyor, bizimkiler araç plakası kovalamaya devam ediyor. Plakada yazı karakteri kalınsa ceza, araç ekranı fabrika çıkışlı değilse ceza, araç içi aksesuar varsa ceza… Ne yapmaya çalışıyorlar? Bugün bütçe açığını kapatmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bir ara araç cam filmlerine takmışlardı; cam filmi koyuysa ceza yazacaklardı. Sonra Sayın Cumhurbaşkanı devreye girdi de o mesele çözüldü. Bugün iktidarın ülkeyi getirdiği nokta maalesef budur. Yanlış politikalarla batırılan ekonominin bedeli şimdi saçma cezalarla vatandaşın sırtına yükleniyor. Savunma sanayi değil, adeta ceza sanayi kuruldu. Eskiden bir yılda kesilen ceza şimdi bir ayda kesiliyor. Buradan iktidara sesleniyorum: Artık vatandaşın yakasından düşün. Ekonomi yönetiminin yeni formülü şu olmuş: Vergi yetmezse ceza, ceza yetmezse yasak. Unutulmasın ki bu millet devleti beslemek için değil, devlet millete hizmet etsin diye vardır” ifadelerini aktardı.
KILIÇ: RAMAZAN KARDEŞLİK AYIDIR
Ramazan ayının önemine vurgu yapan Kılıç, "Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Bu vesileyle burada bulunan bütün hanımefendilerin ve burada olmasa da tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Kıymetli kardeşlerim, Ramazan ayı birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk ve paylaşma demektir. Ramazan denince akla Kadir Gecesi gelir. Ramazan ayı 11 ayın sultanıdır. Cenabı Allah Kadir Gecesi’nde Kur’an-ı Kerim’i inzal buyurmuş ve rahmet kapılarını bütün insanların, özellikle İslam âleminin kurtuluşu için sonuna kadar açmıştır. Tövbe edenlerin kabul edileceğine dair her türlü müjde verilmiştir. Bu vesileyle evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu kurtuluş olan bu Ramazan ayının sonunda kurtuluşa ermiş olarak bayrama kavuşmayı temenni ediyorum. Ramazanınız mübarek olsun. Nice Ramazanlarda buluşmayı, güzel iftar sofralarında bir arada olmayı Cenabı Allah hepimize nasip etsin diyor, sizleri saygıyla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum" diye konuştu.
HAZIRBULAN: 3 KATI SAYIYA ULAŞTIK
Düzenledikleri iftara katılanlara teşekkür eden Hazırbulan "Biz geçen yıla kıyasla bugün sizlerin, teşkilat mensuplarımızın ve değerli dostlarımızın da teveccühü ile hemen hemen 3 katı bir sayıya ulaşmış bulunuyoruz. Katılımlarınızdan dolayı başta genel başkanımız olmak üzere tüm dostlarımıza ve misafirlerimize teşekkür ediyor, afiyet olsun diyorum" dedi.