SIYASET

Atabay'dan Meslek Fabrikası'na destek: Vicdanen dayanılır gibi değil

CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası'ndaki nöbetine katılarak, halkın öz kaynaklarıyla kente kazandırılan tarihi binanın hukuk dışı yöntemlerle el konulmasına ve adaletin siyasi amaçlarla araçsallaştırılmasına tepki gösterdi

KEMAL ÖZKURT / İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, tarihi Meslek Fabrikası binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devri ve ardından başlatılan tahliye işlemine karşı başlattığı nöbet eylemi ikinci gününde sürüyor. Polis barikatları gölgesinde devam eden bekleyişe, CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay da destek verdi. Atabay, bir İzmirli olarak binanın kent hafızasındaki yerine vurgu yaparak, "Şehir gelişirken bu binaların belediye kaynakları harcanarak halk için nasıl dönüştürüldüğünü izledim; şimdi bu şekilde el konulması vicdanen dayanılır gibi değil" dedi.

HALKIN ÖZ KAYNAKLARIYLA AYAĞA KALDIRILDI

Binanın sadece bir taşınmaz değil, İzmirlilerin emeğiyle var olan bir değer olduğunu belirten Güldem Atabay, yapının belediye eliyle topluma kazandırılma sürecine bizzat tanıklık ettiğini ifade etti. Atabay, "Ben doğduğumda da bu binalar buradaydı. Burası İzmir, ben de bir İzmirliyim. Belediyenin kısıtlı kaynaklarıyla buranın nasıl çok faydalı bir iş için hazırlandığını, halk için nasıl bir merkeze dönüştürüldüğünü yaşarken gördüm. Bu emeğin ve kaynağın yok sayılması kabul edilemez" açıklamasında bulundu.

HUKUKUN ARAÇSALLAŞTIRILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ

Mülkiyet krizinin çözülme biçimini ve polisin müdahil olduğu tahliye sürecini sert bir dille eleştiren Atabay, hukuki süreçlerin siyasi bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Dayanışma mesajı veren Atabay, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Hukukun bu şekilde araçsallaştırılmasını doğru bulmuyoruz. Bu bir hak mücadelesidir ve biz de bu süreçte sonuna kadar belediye başkanlarımızın, İzmir halkının yanında olacağız. Ne kadar gerekiyorsa o kadar buradayız ve direnmeye devam edeceğiz."

BASKININ PERDE ARKASI

Tahliye sürecinin başladığı sabah yaşananlara dair ulaşılan bilgilere göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve emniyet güçlerinin binayı mesai saati başlamadan, baskın usulüyle boşaltmayı planladığı öğrenildi. Personelin durumu önceden haber alarak saat 04.00 sularında binaya gelmesiyle planlanan erken tahliye girişimi engellendi. Saat 05.00’te emniyet güçlerinin, 07.00’de ise Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkililerinin yaklaşık 80 kişilik bir ekiple binaya geldiği bildirildi. Belediye yetkilileri, binadaki tüm idari birimlerin ve hukuk müşavirliğinin erken saatte orada bulunmasıyla, sürecin oldubittiye getirilmesini önlediklerini ve tüm tutanakların kayıt altına alındığını belirtti.

BOŞ BİNAYI DEVRALMAYA GELDİLER

Binanın mülkiyeti tartışmalı olsa da içerisindeki ısıtma-soğutma sistemlerinden kapıdaki karavanaya, mobilyalardan tüm teknik ekipmanlara kadar her şeyin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğu vurgulandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün "boş binayı devralma" niyetiyle geldiğini ifade eden yetkililer, tüm taşınır ürünlerin dökümünün yapıldığını kaydetti. Şu an itibarıyla içeride sadece Emniyet ve Vakıflar görevlilerinin bulunduğu, binanın tüm anahtarlarının değiştirildiği öğrenildi. Belediyeye ait malların tahliyesi için yaklaşık 20 günlük bir süre verilmesi beklenirken, malların teslim alınmaması durumunda yediemin sürecinin devreye gireceği belirtildi. Öte yandan, dün bina önündeki pankartı kesen kişinin de Vakıflar Genel Müdürlüğü personeli olduğu kesinleşti.