SIYASET

Butlan süreci erken seçim tarihini belirleyecek

Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, yaşanan sürecin yalnızca hukuki değil, muhalefetin geleceğini ve seçmenin demokrasiye olan güvenini etkileyebilecek tarihsel bir kırılma olduğunu söylerken erken seçim tarihinin ise süreç içerisinde şekilleneceğini vurguladı

BERKAY ERDEN / ÖZEL HABER - Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı sonrası başlayan tartışmalar kurultaya yönelik açılan dava sürecinde Kurultay sürecine yönelik açıklanan “mutlak butlan” kararı üzerine yeni bir sürece evrildi. Yaşanan gelişmeleri değerlendiren Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, tartışmanın yalnızca hukuki bir mesele olmadığını belirterek Türkiye’de siyasal meşruiyet anlayışını etkileyen tarihsel bir dönemeç yaşandığını söyledi. Türkiye’de ilk kez bir ana muhalefet partisinin kongre süreci ve iç meşruiyetinin bu kadar yoğun biçimde kamuoyu önünde tartışıldığını ifade eden Sönmez, yaşananların muhalefetin geleceğini ve seçmenin demokrasiye olan güvenini doğrudan etkileyebileceğini dile getirdi.

EN BÜYÜK KIRILMA NOKTASI

Türkiye siyasi tarihinden ilk kez bir ana muhalefet partisinin kongre sürecinin kamuoyu önünde tartışmaya açıldığını söyleyen Dr. Sönmez, “CHP etrafında şekillenen ‘mutlak butlan’ tartışmasının sadece hukuki bir başlık olarak değerlendirilmesi eksik kalır. Bana göre burada çok daha derin, Türkiye siyasetinin meşruiyet anlayışını ilgilendiren tarihsel bir kırılma yaşanıyor. Çünkü Türkiye’de siyaset yıllardır seçimlerle yön değiştiriyor gibi görünse de kriz dönemlerinde sistemin yeniden bir ‘kurumsal refleks’ üretme eğiliminde olduğu görülüyor. Tartışmanın merkezinde de aslında bu durum var. Bu yaşanan Ana muhalefet açısından ve Türkiye siyaseti açısından en büyük kırılma noktası. Türkiye’de ilk kez ana muhalefet partisinin kongre süreci ve iç meşruiyeti bu kadar yoğun biçimde kamuoyu önünde sorgulanıyor. Günlerdir televizyonlarda, siyasi tartışma programlarında aynı konu konuşuluyor. Bu da şunu ortaya koyuyor: Artık Türkiye’de siyasi mücadele sadece seçim sonuçları üzerinden değil, ‘kimin meşru olduğu’ tartışması üzerinden yürütülüyor. Geçmişte siyasi partiler daha çok ideolojik ayrımlarla parçalanırdı. Sağ-sol, merkez-çevre, ulusalcı-liberal gibi eksenler belirleyiciydi. Bugün ise CHP’de oluşan ayrım çok farklı bir noktada duruyor. Bir tarafta mevcut düzenin kontrollü şekilde korunmasını isteyen anlayış, diğer tarafta ise değişimin daha sert ve hızlı yaşanmasını savunan bir çizgi bulunuyor” şeklinde konuştu. 

CHP KLASİK MUHALEFETİN ÖNÜNE GEÇTİ

CHP’nin klasik muhalefetin ötesinde bir güç kazandığını belirten Dr. Sönmez, “CHP’nin yaşadığı kriz, muhalefetin artık klasik bir siyasi parti kimliğinin ötesine geçtiğini gösteriyor. Çünkü büyüyen ve yerelde güç kazanan partiler zamanla yalnızca seçmene değil, devlet yapısına ve sistemin devamlılığına da hitap etmeye başlar. CHP bugün belediyeleri, ekonomik ilişkileri, medya gücü ve bürokratik bağlantılarıyla sadece muhalefet yapan bir yapı olmaktan çıktı. Bu yüzden liderlik değişimleri de sıradan bir görev değişimi gibi görülmüyor. Her değişimle birlikte güç dengeleri, kaynak alanları ve gelecekte kurulabilecek iktidar ihtimalleri yeniden şekilleniyor. Bu nedenle ‘mutlak butlan’ tartışmasının sertliği hukuki boyutundan çok siyasal ve yapısal niteliğinden kaynaklanıyor. Çünkü perde arkasındaki esas mücadele şu soruda düğümleniyor: ‘2028’e giderken muhalefetin dili nasıl olacak?’ Daha sistemle uyumlu, kontrollü bir çizgi mi öne çıkacak, yoksa toplumsal değişim talebini daha güçlü savunan bir anlayış mı belirleyici olacak? Türkiye’de siyaset uzun yıllar liderler üzerinden okundu. Ancak bugün yaşanan süreç, liderlerin ötesinde yapısal bir ayrışmaya işaret ediyor. CHP içinde artık farklı eğilimlerin belirginleştiği görülüyor: devlet refleksi güçlü olan yapı, yerel yönetim merkezli güç alanı, daha toplumsal dönüşüm odaklı siyasal anlayış. ‘Mutlak butlan’ tartışması da bu farklı damarların çatışmasının sonucu olarak ortaya çıkıyor” dedi.

SEÇMEN SANDIĞA KÜSEBİLİR

Demokrasi açısından en büyük kırılmaların baskı sonucundan ziyade seçmenin demokrasiye olan inancını kaybetmesiyle oluştuğunu belirten Dr. Sönmez, “Burada çok önemli başka bir risk daha bulunuyor. Eğer eski yönetim yargısal ya da teknik yollarla yeniden göreve gelirse, toplumun bir bölümü bunu sadece parti içi hukuki bir mesele olarak görmeyebilir. Bazı seçmenler bunu siyasetin doğal akışına müdahale şeklinde değerlendirebilir. Bu da zamanla çok daha tehlikeli bir psikoloji üretir: ‘Sandıkta karar versek bile sonuç değişmiyor’ düşüncesi. Demokrasi açısından en riskli kırılmalar bazen baskıyla değil, insanların siyasetin anlamını kaybettiğini düşünmesiyle oluşur. İnsanlar yalnızca kızdıkları için değil, artık siyasetin bir sonuç doğurduğuna inanmadıkları için de uzaklaşır. Bugün yaşanan tartışmanın bir başka boyutu da şu: Bir kesim ‘irademize müdahale ediliyor’ derken, diğer kesim ‘parti hukuku ihlal edildi’ görüşünü savunuyor. Bu tablo, muhalefetin kendi içindeki psikolojiyi de değiştiriyor. Çünkü artık mücadele yalnızca iktidara karşı değil, muhalefetin kendi meşruiyet anlatısı üzerinden yürümeye başladı. Ben bu sürecin CHP açısından tarihsel ölçekte önemli kırılmalardan biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü yaşananlar sadece partinin iç dengelerini değil, Türkiye’de muhalefetin gelecekte nasıl şekilleneceğini de belirleyecek. Belki de Türkiye ilk kez şu soruyu bu kadar güçlü biçimde tartışıyor: Bir siyasi partinin gerçek sahibi kimdir? Delegeler mi, seçmen mi, yoksa partinin kurumsal hafızası mı? Bu sorunun kesin bir cevabı olmayabilir. Ancak süreç içerisinde köklü siyasi yapıların krizlerden güçlenerek çıkabildiği de unutulmamalı. Verilecek cevap sadece CHP’nin geleceğini değil, Türkiye’de muhalefetin nasıl bir yol izleyeceğini ve iktidar hedefindeki konumunu da doğrudan etkileyecek. Temennim, alınan kararların ülke adına sağduyulu ve demokratik bir zeminde değerlendirilmesidir” diye konuştu.

SEÇİM TARİHİNİ SÜREÇ BELİRLEYECEK

Kararın açıklanmasında birçok etkenin hesaba katıldığını belirten Sönmez, araya giren bayram tatilinin sürecin kontrolü açısından önemli olduğunu vurguladı. Karar sonrasında erken seçimin kesinleştiğini ancak tarihini sürecin belirleyeceğini belirten Dr. Sönmez, “Erken seçim olacağı belli. Baskın seçim olma ihtimali de var ancak bunu birazcık süreç şekillendirecek. Piyasaların tepkisi, kamuoyu tepkisi vs görülmek istenecektir. Araya da bayram tatili giriyor. Tatil dönüşü daha net konuşmak mümkün olabilir. Kararın açıklanmasında siyasi tartışmaların kontrollü gitmesini istiyorlar. Açıklanma sürecinde psikolojik üstünlük etkilerini de hesaba katılmıştır diye düşünüyorum. gün erkene çekildi şeklinde tartışmalar olacaktır programlarda doğal olarak. Hukukta adalet mekanizması yürüyor ama yargı siyaset ilişkisinin yoğun bir şekilde tartışıldı bir dönemdeyiz. Bu yüzden bu karar meşru mu değil mi tartışması olacak. Bu kararın etkileri siyasette, ekonomide, sosyal hayatta hissedilecek. Milletin kararı ne olacak hep birlikte göreceğiz” ifadelerini aktardı.